Çin Atasözleri

Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar

Ancak durgun su, yıldızları yansıtır.Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.
Akan su asla kokmaz, kapı menteşesi paslanmaz.
Akıllı bir adam yalnız kendi tecrübelerinden, çok akıllı bir adam başkalarının da tecrübelerinden yararlanır.
Aşırı kalabalık tavuk kümesi normalden az yumurta üretir.
Ata eyeri ile kıymet biçme.
Başarı belki insana çok şey öğretmez, fakat başarısızlık çok şey öğretir.
Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet.
Bilen konuşmaz, konuşan bilmez.
Bilen ve bildiğini bilen akıllıdır. Onu izleyin.
Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır. Onu uyandırın.
Bilmeyen ve bilmediğini bilen bir öğrencidir. Ona öğretin.
Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen bir aptaldır. Ondan sakının.
Bin kilometrelik bir yolculuk ilk adımla baslar.
Bir adamdan şüpheleniyorsan onu işe alma, işe alıyorsan ondan şüphelenme.
Bir evin çatısı ne kadar büyük olursa üstüne sıçan kuş okadar çok olur.
Bir iş açmak çok kolaydır; onu açık tutmak ise çok zordur.
Bir kere kaplanın sırtına bindin mi inmek zordur.
Bir köpek bir şeye havlar, diğerleri de ona.
Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde gelecek kuşaklar serinler.
Bir oyun oynayacaksan oyunun kurallarını, hisseleri ve bitiş zamanını önceden belirle;.
Bir sual soran beş dakika müddetle bilgisiz görünür, sual sormayan ilelebet bilgisiz kalır.
Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa o yerde güneş batıyor demektir.
Bir yıllık varlık istersen buğday, on yıllık varlık istersen ağaç, yüz yıllık varlık istersen insan yetiştir.
Bütün dünyada bir tek güzel çocuk vardır. Bütün anneler de ona sahiptir.
Büyük kişilerin iradeleri, zayıfların ümitleri vardır.
Çok neşeli anınızda kimseye bir şey vaadetmeyin. Çok öfkeli anınızda kimseye yanıt vermeyin.
Dağın tepesine hangi yoldan çıkarsan çık, manzara aynıdır.Ancak çıkarken gördüğün manzara farklıdır.
Dostunun alnındaki sineği baltayla kovalama.
Duvar yapıldıktan sonra duvarcı unutulur.
Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, yaptığımı anlarım.
Dünyada kusursuz iki insan vardır. Biri ölmüştür, öteki ise doğmamıştır.
Eğitim, her zaman sahibini peşinden takip eden bir servettir.
En fazla ileriye giden ok, en çok geriye çekilmiş yaydan çıkar.
Erken kalkmayan avrat, söz dinlemeyen evlat, mahbuzla gitmeyen at kapında varsa kaldır at.
Evlilik kale gibidir, dışındakiler girmeye, içindekiler çıkmaya uğraşır dururlar.
Fazilete giden kapıyı açmak güçtür.
Fısıldanan sözler, çok kere yüksek sesle söylenenden daha uzağa giderler.
Geleceğin tüm çiçekleri, bugünün tohumları içindedir.
Gelenler korkmayanlardır. Korkanlar gelmediler.
Göbeği sallanan adamdan kork
Gül sunan bir elde daima bir miktar gül kokusu kalır.
Güler yüzlü olmayan dükkan açmamalı.
Güneşin doğuşundan batışına kadar acele edenler uzun yaşamazlar.
Hançer gibi bir dile fakat pamuk gibi bir yüreğe sahip ol.
Hiçbir iğnenin iki sivri ucu yoktur.
İlginç zamanlarda yaşayasın. (beddua olarak söylenir)
İyi cins ata hafif bir darbe, akıllı insana da ufak bir söz ya da işmar yeterlidir.
İyimser insan, her felakette bir fırsat, kötümser insan da her fırsatta bir felaket görür.
Kadına inanan, kendini aldatır. İnanmayan da kadını aldatır.
Kalbinde yeşil bir dal bulundurursan şakıyan kuşlar gelir.
Karanlığı lanetlemektense bir mum yakmak daha iyidir.
Kızarmış ördeğin ağzına gelmesini bekleyen çok bekleyecektir.
Kızgınken asla mektup yazma.
Kızgınlıkta bir an sabırlı olursan, yüz günlük pişmanlıktan kurtulursun.
Kimse boğulma ihtimalinden dolayı yemek yemeyi bırakmaz.
Kişinin aklından geçeni öğrenmek istersen, söylediklerini dinle.
Köpeğin ağzında fildişi bulamazsın.
Köşeye sıkışınca bir tavşan bile ısırır.
Kötü bir şey yapmadıysan şeytanların kapını çalmasından korkma.
Neden birbirimizi öldürüyoruz ki biraz beklesek zaten kendiliğimizden öleceğiz.
Oturarak yapabileceğin hiçbir şeyi ayakta, yatarak yapabileceğin hiçbir şeyi oturarak yapma.
Ölüm sadece sonun başlangıcıdır.
Önünden gelen bir mızraktan korunmak kolaydır fakat arkandan atılan oktan korunamazsın.
Prensipleri amaçla, erdemli hareket et, yardımseverliğe göre hareket et, kendini sanata ver.
Rüzgar yoksa dalga da yoktur
Sakın bir kaplanın kuyruğundan tutmayın, tutarsınızda sakın ama sakın bırakmayın…!!!
Satın alırken kulaklarını değil, gözlerini kullan.
Sevinçli anında kimseye vaatte bulunma. Öfkeli anında kimseye cevap verme.
Sorun kuyunun derinliği değil hedefe ulaştırmayan ipin kısalığıdır.
Tanrım! Değiştirilebilecek şeyleri değiştirebilmem için bana güç ver, değişemeyecek şeyleri kabullenebilmem için sabır ver ve bu ikisini ayırt edebilmem için akıl ver
Uzağındaki dostların için yaşarsan onlar seni bir gün terk eder. Ama yakınındaki dostların için yaşarsan onlar hep yanında kalır.
Uzaktaki su, acil susuzluğu gideremez.
Verdiklerin aldıklarından daha değerli gelir.
Yakınındakileri mutlu et, uzaktakiler gelecektir.
Zenginlik gübredir. Yalnızca saçıldığında yararlı olur.

Fransız Atasözleri

Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar
  • Adalet topaldır.
  • Adalet yorumlarımız saatlerimize benzer.Çoğu başka başka yerler gösterir ve herkes kendininkine itimat eder.
  • Aşk eşeğe bile dans ettirir.
  • Aşk için dökülen gözyaşı ve savaşta akan kana bedel biçilmez.
  • Babalar,doğanın yarattığı bankerlerdir.
  • Başarının %5′i yapmayı bilmekten, %95′i yapabilmekten oluşur.
  • Başkalarının arzusuna göre değil, sırf kendiniz için düşünün.
  • Beklemeyi bilmek başarının sırrıdır.
  • Bir atı suya götürebilirsiniz ama ona zorla su içiremezsiniz.
  • Bir yanlışı haklı çıkarmaya çalışmak, onu iki kat büyütür.
  • Bütün servetini yitiren kişi önemli bir şey yitirmiştir, sağlığını yitiren çok şey yitirmiştir, onurunu yitiren pek çok şeyini yitirmiştir, umudunu yitiren kişi ise her şeyini yitirmiştir.
  • Büyük zekalar birlikte düşünürler.
  • En düzgün işleyen saat midedir.
  • Fırsatlar çıkmadıkça kabiliyetler pek az işe yarar.
  • Güzellik, bakan kimsenin gözündedir.
  • Her akılsıza hayran olacak, başka bir akılsız bulunur.
  • Her şey üstüne üstüne geliyorsa, belki de sen ters gidiyorsundur.
  • İdealler yıldızlar gibidir, onlar tutmak mümkün olmaz ama karanlık gecelerde yolumuza onlar rehberlik ederler.
  • Kurt dumanlı havayı sever.
  • Pırıl pırıl gökkuşağını görmek için önce yağmuru yaşamak gerekir.
  • Ses çıkarmayan ve gürültü yapmayanlar tehlikelidir.
  • Tembellik çoğu zaman sabırla karıştırılır.
  • Temiz bir vicdan kadar yumuşak bir yastık yoktur.
  • Unutulanlar hariç yeni bir şey yok.

Hint Atasözleri

Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar
  • Akıllı adam, akılsız adamın son yaptığını ilk önce yapar.
  • Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asıl önemli olan şey, dünkü halimizden üstün olmamızdır.
  • Dostunuzu sık sık ziyaret ediniz,çünkü üzerinde yürünmeyen yollar diken ve çalılarla kaplıdır.
  • Kuvvetine güvenerek zayıfları hor görenin kuvveti başına bela olur.

İngiliz Atasözleri

Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar
  • Ayağını yorganına göre uzat.
  • Bükemediğin eli öpeceksin.
  • Büyük seller küçük kaynaklardan meydana gelir.
  • Cahil kral taç giydirilmiş eşektir.
  • Cahiller, okumuşların cevaplayamayacağı soruları sorarlar.
  • Cesurlar bir kere ölür, korkaklar bin kere.
  • Cüret başarının başlangıcıdır.
  • Dereyi görmeden paçayı sıvama.
  • Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmeye benzer.
  • Erken kalkan yol alır, erken evlenen döl alır.
  • Her kuş kendi türüyle uçar.
  • İnsan,kuyusu kurumadıkça suyunu özlemez.
  • Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.
  • Kalem kılıçtan keskindir.
  • Kedilerin dokuz canı vardır, üçü oyun için, üçü çiftleşmek için ve üçü de yerleşmek için.
  • Kör ata ha göz kırpmışsın, ha başını sallamışsın
  • Körler ülkesinde tek gözlü adam kraldır.
  • Kusurlarını yüzüne söyledikleri için düşmanlarını sev.
  • Mutlu doğmak, zengin doğmaktan iyidir.
  • Nerde çokluk orda bokluk.
  • Sağır bir koca ile kör bir karı her zaman mutlu bir çifttir.
  • Sakla samanı gelir zamanı.
  • Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
  • Sırça köşkte oturan, taş atmaktan çekinmelidir.
  • Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
  • Şöhret kabiliyetin gölgesidir.
  • Ucuz şey alabilecek kadar zengin değilim.
  • Yarası olan gocunur.
  • Yaşlı köpeğe yeni numara öğretemezsin.

İtalyan Atasözleri

Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar
  • Arının yediği bala dönüşür,örümceğin yediği ise zehire.
  • Bir kadına yapmaması gerekenleri söylemek ona neler yapabileceğini göstermektir.
  • Budalalar pazara gitmeseydi, çürük mallar satılmazdı.
  • Don Kişot olmak için yola çıkan pek çok insan evine Sanco Panco olarak döndü.
  • Köpekle yatan pireyle kalkar.
  • Onurlu insana soyağacı sorulmaz.
  • Sahibi çok olan eşeği sonunda kurtlar yer.
  • Tehdit edilen onca insan sapasağlam yaşamaya devam ediyor.

Japon Atasözleri

Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar
  • Bir dostunuz, yemiş bahçesini geziyorsa, dalgın görünmeniz en büyük nezakettir.
  • Dürüstlük en iyi siyasettir.
  • Hızlı giden araba yana yuvarlanır.
  • İlk karını sana Allah, İkinci karını insanlar, üçüncüsünü ise şeytan gönderir.
  • Kitaplar ruhun gıdasıdır.
  • Kör bir dilenci de hiç olmazsa çiçeklerin kokusunu duyar.
  • Müzik değiştiğinde dans da değişir.
  • Pirincin içindeki siyah taşlardan korkma beyaz olanlardan kork.
  • Ruhun ilacı kitaptır.
  • Savaşı bilmeyen, barışı da bilmez.
  • Sis yelpaze ile dağıtılmaz.
  • Üç taşınma bir yangına bedeldir.
  • Yalan dört nala gider. Hakikat ise adım adım yürür, fakat yine de vaktinde yetişir.

Kızılderili Atasözleri

Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar
  • Allah’ ın kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez: çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır.
    Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (Ute Kabilesi)
    Aşkı tanıdığında, Yaratıcıyı da tanırsın. (Fox Kabilesi)
    Avlayacaksan en zayıf geyiği avla, çünkü sağlam olanlar yeni neslin devamını sağlayacaktır.
    Barış ve mutluluk her anda mevcuttur. Barış ve mutluluk her adımdadır. Ruhun meseleleri için siyasi çözümler yoktur.
    Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi makoseninin içine bak (Sauk Kabilesi)
    Bir düşman çok, yüz dost azdır. (Hopi Kabilesi)
    Bir kere “Al şunu” demek, iki kere “Ben vereceğim” demekten iyidir. (Kabilesi bilinmiyor)
    Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar.
    Bütün Kızılderililer her yerde durmadan dans etmelidir. Önümüzdeki ilkyaz Yüce Ruh gelecek. Bütün av hayvanlarını geri getirecek. Avdan geçilmeyecek bu topraklarda. Bütün ölü Kızılderililer geri gelecek ve yeniden yaşayacaklar. (Wovoka)
    Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatin dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır. (Mohawk Kabilesi)
    Dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır.
    Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. (Apache Kabilesi)
    Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz. Sadece bir kişiye yardım et! Şimdiki usul bu değil ama inanıyorum, insanlar bu yolu öğrenecekler.
    Eğer sorsanız: ‘Sessizlik nedir?’ Cevap veririz: O Büyük Ruh’ un sesidir. Yine sorsanız: ‘Sessizliğin meyveleri nelerdir?’ Cevap veririz: Kendi kendini kontrol, gerçek cesaret demek olan metanet, sabır, vakar ve saygı.’
    Fakir olmak, şerefsiz olmaktan daha küçük bir meseledir.
    Gözlerde yaş yoksa, ruh gökkuşağına sahip olamaz.
    Gözün ile değil, yüreğin ile hüküm ver.
    Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal (Lumbee Kabilesi)
    Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir.
    Her şey halkadır. Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir.
    Her birimizin farklı bir rüya gördüğünü hatırlatmakta fayda var.
    İhanet arkadaşlık zincirini karartır, fakat vefa onu her zamankinden parlak yapar.
    İlkbaharda usul usul yürü; toprak ona hamiledir…
    İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır.
    İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez.
    Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır. (Cherokee Kabilesi)
    Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü! (Cheyenne Kabilesi)
    Nimette külfette ‘Büyük Ruh’ un elindedir. Bazen onun külfeti bizi nimetinden daha fazla akıllandırır.
    Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder. (Hopi Kabilesi)
    Senin vicdanın senden başkasını temsil edemez.
    Sevgi ile yorulmadan ilerleriz. Sevgi ile, sadece onunla başkaları için fedakarlık yapabiliriz.
    Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak.
    Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. (Siyu Kabilesi)
    Şeytan hakkında konuşmayın.Gençlerin kalbinde merak uyandırır. (Siyu Kabilesi)
    Güneşin doğuşundan batışına kadar acele edenler uzun yaşamazlar.
    Hançer gibi bir dile fakat pamuk gibi bir yüreğe sahip ol.
    Hiçbir iğnenin iki sivri ucu yoktur.
    İlginç zamanlarda yaşayasın. (beddua olarak söylenir)
    İyi cins ata hafif bir darbe, akıllı insana da ufak bir söz ya da işmar yeterlidir.
    İyimser insan, her felakette bir fırsat, kötümser insan da her fırsatta bir felaket görür.
    Kadına inanan, kendini aldatır. İnanmayan da kadını aldatır.
    Kalbinde yeşil bir dal bulundurursan şakıyan kuşlar gelir.
    Karanlığı lanetlemektense bir mum yakmak daha iyidir.
    Kızarmış ördeğin ağzına gelmesini bekleyen çok bekleyecektir.
    Kızgınken asla mektup yazma.
    Kızgınlıkta bir an sabırlı olursan, yüz günlük pişmanlıktan kurtulursun.
    Kimse boğulma ihtimalinden dolayı yemek yemeyi bırakmaz.
    Kişinin aklından geçeni öğrenmek istersen, söylediklerini dinle.
    Köpeğin ağzında fildişi bulamazsın.
    Köşeye sıkışınca bir tavşan bile ısırır.
    Kötü bir şey yapmadıysan şeytanların kapını çalmasından korkma.
    Neden birbirimizi öldürüyoruz ki biraz beklesek zaten kendiliğimizden öleceğiz.
    Oturarak yapabileceğin hiçbir şeyi ayakta, yatarak yapabileceğin hiçbir şeyi oturarak yapma.
    Ölüm sadece sonun başlangıcıdır.
    Önünden gelen bir mızraktan korunmak kolaydır fakat arkandan atılan oktan korunamazsın.
    Prensipleri amaçla, erdemli hareket et, yardımseverliğe göre hareket et, kendini sanata ver.
    Rüzgar yoksa dalga da yoktur
    Sakın bir kaplanın kuyruğundan tutmayın, tutarsınızda sakın ama sakın bırakmayın…!!!
    Satın alırken kulaklarını değil, gözlerini kullan.
    Sevinçli anında kimseye vaatte bulunma. Öfkeli anında kimseye cevap verme.
    Sorun kuyunun derinliği değil hedefe ulaştırmayan ipin kısalığıdır.
    Tanrım! Değiştirilebilecek şeyleri değiştirebilmem için bana güç ver, değişemeyecek şeyleri kabullenebilmem için sabır ver ve bu ikisini ayırt edebilmem için akıl ver
    Uzağındaki dostların için yaşarsan onlar seni bir gün terk eder. Ama yakınındaki dostların için yaşarsan onlar hep yanında kalır.
    Uzaktaki su, acil susuzluğu gideremez.
    Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu Yaratıcıdan ödünç aldınız. (Mohawk Kabilesi)
    Üç barış vardır: Birinci barış, en önemli barıştır. İnsan ruhundadır o. İnsan, kainatla ve kainatın bütün güçleri ile olan ilişkisini, beraberliğini farkettiğinde, kainatın merkezinde Büyük Ruh’un durduğunu ve bu merkezin her yerde, her birimizin içinde olduğunu farkettiğinde birinci barış sağlanmıştır. Bu gerçek barıştır, diğerleri sadece bunun akisleridir. İkinci barış iki fert arasında olan barıştır. Üçüncü barış ise iki millet arasında yapılır. Fakat hepsinden önce, anlamalısınız ki ‘gerçek barış’ dediğim birinci barış, insanın ruhundaki barış yoksa ne fertler ne de milletler arasında barış olabilir.
    Verdiklerin aldıklarından daha değerli gelir.
    Yakınındakileri mutlu et, uzaktakiler gelecektir.
    Yağmur iyilerin üzerine de yağar, kötülerin de..
    Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan yanlışı yapan kadar suçludur.
    Yapmamız gereken: her şeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır.
    Yaşlılık ölüm kadar şerefli değildir. Yine de çok kimse onu ister.
    Yeryüzüne iyi muamele et! O babanızın malı değil, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız. Zenginlik gübredir. Yalnızca saçıldığında yararlı olur.
  • Rus Atasözleri

    Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar
  • Acele hareket yalnızca sinek yakalamaya yarar.
  • Bu kadar zeki olma, senden daha zekileri hapiste.
  • Çirkin kadın yoktur; az votka vardır.
  • Dikkatsiz insan,ormanda yürür de,yakılacak odun görmez.
  • Her ne kadar zaman zaman tavuklardan daha alçakta uçuyorsa da, tavuklar hiç bir zaman kartal yükseldiğinde uçamazlar.
  • Hiç kimse işsiz değil, fakat hiç kimse çalışmıyor. Hiç kimse çalışmıyor, fakat herkese ücret ödeniyor. Herkese ücret ödeniyor, fakat satın alacak bir şey yok. Satın alacak hiçbir şey yok, fakat herkes ihtiyacını karşılıyor. Herkes ihtiyacını karşılıyor, fakat herkes şikayet ediyor. Herkes şikayet ediyor, fakat ne zaman oy kullanma zamanı gelse herkes evet diyor.
  • İnsanı elbisesine göre karşılar,bilgisine göre uğurlarlar.
  • Kurtlarla arkadaş ol, yalnız elinden baltayı bırakma.
  • Onlar bize ödüyor gözüküyorlar, bizler de çalışıyor gözüküyoruz.
  • Savaşa giderken 1,denize girerken 2 ,evlenirken 3 defa düşün.
  • Uyuyan tilki rüyasında tavuk görür
  • Yunan Atasözleri

    Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar
    • Ağa kor gibidir, yakamazsa karalar.
    • Aynı nehirde iki defa yıkanılmaz.
    • Beyaz saç, aklın değil yaşın işaretidir.
    • Cehenneme giden yolda yürümek kolaydır.
    • Dilencinin torbası deliktir.
    • Hak yenir ama hazmedilmez.
    • Hamur yoğurmak istemeyen, beş gün un elermiş.
    • Korku mantıktan daha kuvvetlidir.
    • Seven kalp, daima gençtir.
    • Taş da yumurtanın üstüne düşse, yumurta da taşın üstüne düşse, olan yine yumurtaya olur.

    Ağıtlarımız

    Posted by: myfrom  :  Category: Söz Ve Mesajlar

    Öyle ağıtlarımız var ki; Edirne’de, Yemen’de, Kudüs’te kalanları anlatır. Yedi kardeşinden bazılarının şehit düşmesiyle yüreği yanan Ahmet Çavuş (Urfalı)’un yaktığı ağıt, işte böyle bir ağıttır:

    Yedi gardaşıdık gazada ünlü,
    Hep gara bıyıklı yüzleri benli,
    Zeybek şalvarlı da hep çuha donlu,

    Ben bu derdin hangisine yanayım,
    Zencirler zapdetmez benim gönlümü.

    Halil yoğun güder içi guzulu
    Ali haba geyer golu sızılı,
    Gadir’in çocuklar gara yazılı

    Ben bu derdin hangisine yanayım,
    Zencirler zapdetmez benim gönlümü.

    Ali ağam Edirne’de oldu şehit,
    Garabıyık Yemen’de ünlendi yiğit,
    İbik Ağam Kudüs’te kaldı bi büyük,

    Ben bu derdin hangisine yanayım,
    Zencirler zapdetmez benim gönlümü.

    Âşık olsam ağır ağır söylesem,
    El kaldırsam şu gönlümü eğlesem,
    Şu gönlümü gıl ipinen bağlasam,

    Ben bu derdin hangisine yanayım,
    Zencirler zapdetmez benim gönlüm. (Yaldızkaya 1992: 41)

    Birleşmiş Milletler Kararıyla; 1950 Yılında, Güney Kore’ye yardım amacıyla, General Tahsin Yazıcı komutasında 5.000 kişilik Türk Tugayı da Kore’ye gönderilmiştir.Kore’ye ulaşan Türk askeri kendini çatışmanın içinde buldu. Mançurya sınırına yakın bir yer olan Kunuri’de, süngü muharebesi ile, bölgenin yabancısı olmasına rağmen efsâneler yarattı. Şehitler verildi, yaralananlar oldu. Üç yıl süren Kore Savaşı sonunda evlerine dönemeyenlere ağıtlar yakılmıştır.

    Anadolu’nun birçok yöresinden olduğu gibi, Emirdağ’dan da Kore’ye gidip de dönemeyenlerden birisi de Balişoğlu Eyüp Can’dır. Eyüp Can’ın şehit olması üzerine bir yakını aşağıdaki ağıdı yakar. Ağıtta, Türk askerinin Kore’ye gitmesini anlâmsız bulan Anadolu kadını, bunu “Kore senin vatanın mı, yurdun mu?” şeklinde ifâde ederken, O’na “Kırk belikli gelin almaya” ve “Yerine kardeşi Abdil’i göndermeye râzı olacağını” belirtir.

    İzmir’den mi kalktı Kore’ye gemi,
    Gemi gurban olam getir Eyüb’ü,
    Çok ağlattın anan ile Baliş’i,
    Kore senin vatanın mı, yurdun mu?
    Gayıbıdın oğlum şehit oldun mu?

    Şubeye vardım da künyen okundu,
    Emirdağ’ı başımıza yıkıldı,
    Dostumuz ağladı, düşman bakındı,
    Dön gel oğlum dön gel kurban oluyum,
    Sana kırk belikli gelin alıyım.

    Köprüden ağrında gel bir görüyüm,
    Görüyüm de gadın oğlum ölüyüm,
    Apdil’i yerine vesek veriyim,
    Bir günüm doğar da bir günüm batar.
    Kore dağlarında aslanım yatar.

    Kardeşinin şehit olması üzerine bacısı Zehra’da uzunca bir ağıt yakar. Ancak, ağıdın aşağıdaki mısraları hâfızada kalmıştır. Ağıtta; günlerce süren Kore yolculuğu “çığra yola” yani bir kişinin ancak geçebileceği ve kısa mesafelerde kullanılan yola benzetilirken, Kore evlerinin ufaklığı ve insanının küçük boylu oluşu Anadolu kadınının ağzından şöyle dile getirilir.

    Kore’ye gidiyor bir uzun çığra,
    Allah’ın aşkına Eyüb’e uğra,

    Eyüp bize biz Eyüb’e doymadık,
    Gelin alıp çeyizini dökemedik,

    Ufacıktır şu Kore’nin evleri,
    Benim gardaşımdır küçük beyleri. (Yaldızkaya1996: 6)

    Millî Kahraman Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk’ün mezarının İstanbul- Dolmabahçe sarayından Ankara’ya nakledilmesi sırasında, Emirdağ yöresinin ünlü ağıtçı kadını Döne Öksüz (Halide’nin Döne) tarafından aşağıdaki ağıt yakılmıştır. Okuma - yazması olmayan ama ehl-i dil olan Anadolu kadını yaktığı ağıtta; “Anan kızı olsaydı yanarıdı derdine” mısrasında Atatürk’ün kız kardeşinin hayatta olmayışını, “Ne bir kızı kalmış ne de bir oğlu” mısrasında ise ulu önderin çocuksuz oluşunu etkileyici bir şekilde ortaya koymaktadır.

    Sana diyom sana Mustafa Kemâl,
    Riyakâr kulların yalandan yanar,
    Bu dünyada senin başına döner,

    Saraya gel Gâzi baba saraya,
    Sen düşürdün bir soğukluk araya.

    Işık dünya başımıza dar geldi,
    Gâzi baba hepisinden zor geldi,

    1947 Yılında, Emirdağ’ın Başkonak (Kolanşam) köyünün Arzılı mahallesine bir askerî uçak düşer. Hava Kuvvetleri tarihine geçen bu olayda iki pilot subay şehit olur. Şehit olan pilot subaylara, yörenin ünlü ağıtçı kadını Topakkız (Gülsüm Köse) uzun bir ağıt yakar. Konar-göçer Türkmen kültüründen motifler de taşıyan bu ağıdın derleyebildiğimiz mısralarında, ağıtçı kadının “yol (y)ıramış varamış köyüne” mısrasında söz ettiği “köy” “Hava üssü”, “Haber verin âşiretinin beyine” mısrasında kastedilen “âşiret bey”i ise “Filo komutanı, Paşa”dır.

    Duman durmuş Arzılı’nın dağına,
    Yol (y)ıramış varamamış köyüne,
    Haber verin âşiretinin beyine,
    Gurbanlar olurum yaralı beyim,
    Arzılı buraya aralı beyim.

    Yeni çıkmış subayın da birisi,
    Telde galmış saçların derisi,
    Duydum’ola anasıynan garısı,
    Gurbanlar olurum yaralı beyim,
    Tayyare buraya aralı beyim. (Yaldızkaya 1992: 88)

    Sonuç olarak; ağıtlar kişilerin özgeçmişleri olduğu gibi, bir bakıma toplumların da özgeçmişidir. Zira, bir milletin tarihi serüvenini ağıtlardan izleyebiliriz. Cephede, düşmana karşı verdikleri mücadelede çektikleri sıkıntıları, şehit ya da gâzi oluşlarını, cephe gerisindeki açlığı, kıtlığı, hastalığı ve içindeki ihaneti; bunlara karşı verilen mücadeleyi ağıtlarımızda görürüz. Şehit düşen ve gâzi olanların isimlerini belki tarih kitaplarında göremeyiz. Ama bunların analarının, bacılarının, yavukluları ve bu milletin hislerine tercüman olan âşıklarının söylemiş olduğu ağıtlarda isim isim bulabiliriz.Sözlerimi şâir Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dizeleriyle bitirmek istiyorum.

    Kitaplarda değil türkülerde ara Yemen’i,
    Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni.

    KAYNAKLAR:
    1. Elçin, Şükrü. Türkiye Türkçesinde Ağıtlar. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayını, 1990.
    2. Kaya, Doğan. Anonim Halk Şiiri. Ankara: Akçağ Yayını, 1999.
    3. Özkan, Nevzat; Osman Horata.Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi -12, Romanya ve Gagauz Edebiyatı. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayını,1999.
    4. Yaldızkaya, Ö. Faruk. Emirdağ Yöresi Türkmen Ağıtları. İzmir: Bayraklı Matbaası, 1992.
    5. Yaldızkaya, Ö. Faruk. “Bir Kore Ağıdı,” Erciyes Dergisi, Sayı: 221, Mayıs, 1996.

    cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Top Blogs TOPlist TOPlist iPhone Topsites Vote for Us on Top Sites of America Web Sites List! Dmegs Directory Myspace Topsites