Dini Erkek İsimleri ve Anlamları

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek
Erkek isimleri

Sual: Kıymetli isimlerden bazılarını ve anlamlarını bildirir misiniz?
CEVAP
Haklı olarak çocuğuna koyacağı ismin anlamını öğrenmek isteyenler oluyor, isimlerin anlamını soruyorlar. Biz burada daha çok merak edilen isimleri bildiriyoruz.

Âbidin
: İbadet edenler kulluk yapanlar.
Adnan : Üstün insan.
Affan : Çirkin şeylerden kaçınan, iffetli, namuslu.
Âgah : Bilgili, basiretli, haberdar, uyanık.
Âhi : Arkadaş, dost, cömert, yiğit.
Ahmed : Çok övülmüş, beğenilmiş.
Alican : Cana yakın, kanı sıcak, candan.
Âlişan : Şan ve şerefi yüce olan.
Alişir : Aslan Ali.
Alpaslan : Korkusuz, yiğit, güçlü, kuvvetli.
Alper : Cesur asker, yiğit asker.
Alperen : Hem din adamı hem komutan olan yiğit.
Altemur : Demirin korlaşmış kırmızı hali.
Âmir : İmâr eden.
Ammâr : Bir yeri bakımlı hale getiren.
Aşkın : Aşmış, ileri, üstün, seçkin.
Ata : Baba, dede, yaşlı, tecrübeli, bilgili.
Atalay : Tanınmış, ünlü.
Atâullah : Allah’ın hediyesi, ihsanı, lütfu.
Avşar : İşi hemen yapan.
Aykan : Kanı parlak ve canlı.
Aykut : Armağan, mükafat, ödül.
Aytekin : Ay gibi tek ve biricik olan, çok değerli.
Ayvaz : Koca, eş.

Babacan
: Cana yakın, güvenilir, anlayışlı.
Baha : Değer, kıymet, zariflik, üstünlük.
Bahadır : Yiğit, cesur, kahraman.
Battal : Kahraman, cesur, çok büyük.
Batu : Güçlü, kudretli.
Bedir : Dolunay. Ayın ondördü gibi güzel.
Behcet : Sevinç, güler yüzlü, şirin.
Behlül : Çok gülen, hayır sahibi, cömert.
Behnan : İyi huylu, güler yüzlü, herkesçe sevilen.
Behram : Merih yıldızı.
Behzat : Soyu güzel, doğuştan asil.
Bekir : İlk çocuk. Genç, taze.
Bektaş : Akran, eş.
Bera : Fazilet, meziyet sahibi.
Berkan : Şakıyan, parıldayan.
Berkin : Güçlü, sağlam.
Beşer : İnsan.
Beşir : Müjdeleyen. Güler yüzlü.
Bilal : Su.
Bilgehan : Derin bilgi sahibi hakan.
Bişr : Güler yüzlü.
Buğra : Erkek deve, hindi, aslan.
Burak : Peygamber efendimizin Miracda bindiği at.
Burhan : Delil, sağlam delil, hakkı bâtıldan ayıran.
Bülent : Yüksek, yüce, uzun.

Cafer : Çay, dere, küçük akarsu.
Câbir : Cebreden, zorlayan, galip gelen.
Can: Ruh. Aziz, sevgili. Gönül.
Candar : Silahlı asker.
Caner : Can dostu.
Canib : Yan, taraf, yön.
Cârullah : Allah’a yakın olan, Allah dostu.
Celâl : Azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi.
Çelebi : Efendi, görgülü ve ince insan.
Cem : Hükümdar, şah.
Cemal : Yüz güzelliği
Cemaleddin : Dinin güzeli, dinin cemali.
Cemali : Yüzü güzel olan, güzellik sahibi.
Cenab : Büyük, şerefli
Cengiz : Sert ve haşin huylu, gönlü yumuşamaz.
Cerrah : Ameliyat yapan, operatör.
Cevat : Çok cömert, eli açık, çok ihsan eden.
Cevdet : Güzel, kusursuz, cömert, olgun.
Cevheri : Cevher sahibi.
Cezmi : Azimli, kararlı.
Cihad : Din uğrunda düşmanla ve nefsi ile savaşan.
Cihangir : Cihanın büyük bir bölümünü ele geçiren.
Civan : Genç, taze, delikanlı.
Cihanşah : Dünyanın padişahı.
Cübeyr : Küçük kahraman, küçük yiğit.
Cüneyt : Küçük asker, askercik.

Dâhi
: Üstün zekalı, son derece zeki, anlayışlı.
Dâi : Dua eden, duacı, hak dine çağıran.
Dânâ : Çok bilen, bilgili.
Daniş : Bilgi, bilme, biliş, ilim.
Danişmend : Bilgili, âlim.
Dâver : Doğru ve insaflı olan, âdil hükümdar.
Derviş : Allah için alçak gönüllüğü kabul eden.
Dilhan : İçten, gönülden söyleyen.
Dilaver : Yiğit, yürekli, erkek.
Doğan : Atılgan ve yiğit.
Dülger : Marangoz.

Ecehan : Hanların başı.
Ecmel : En güzel, en yakışıklı.
Ecvet : En cömert, varını yoğunu dağıtan. En iyi olan.
Ede : Ata, büyük kardeş, ağabey.
Edhem : Kara donlu, yağız at.
Efe : Batı anadolu yiğidi, zeybek.
Efken : Atıcı, yıkıcı.
Eflah : Tamamiyle kurtulan, en çok talihe kavuşan.
Ekmel : En olgun, mükemmel.
Ekrem : Çok cömert, iyiliksever, keremi lütfu çok olan.
Elvan : Renkli, renk renk.
Emced : Çok şerefli, ve haysiyet sahibi.
Emir : Bir kavmin, şehrin başı, reisi.
Emre : Aşık, dost, abi. Beylerbeyi.
Enes : İnsan.
Engin : Uçsuz bucaksız deniz.
Enver : Çok nurlu, çok ışıklı, çok parlak, çok güzel.
Ercümend : Muhterem, şerefli, itibarlı.
Erdem : Fazilet.
Ergün : Sert başlı, oynak ve hızlı giden at.
Erhan : Yiğit hakan.
Erkam : Rakamlar, isimler.
Erkan : Esaslar, direkler, reisler.
Erkin : Bağımsız hareket eden.
Erman : Arzusu, isteği olan.
Erol: Sözünde duran er.
Ertuğrul : Temiz, yürekli, doğru insan.
Esat : Çok uğurlu ve mutlu.
Esed : Aslan, gazanfer, cesur.
Esved : Siyah, esmer.
Eşref : En çok şerefli, itibarı en çok yüksek olan.
Etem : Kusursuz, noksansız.
Evran : Baht, büyük yılan.
Eyüp : Tevbe eden, hatalarına pişman olan.
Ezrak : Mavi, gök renkli. Su gibi saf ve temiz olan.

Fazlı : İyilik, fazilet, erdem, lütuf.
Fahreddin : Dinin büyüğü, dinde övülmeye layık.
Fâlih : İsteğine kavuşan, başaran. Çiftçi.
Faris : Yiğit, mert, binici, at yetiştiricisi.
Faruk : Hak ile bâtılı ayıran.
Fasih : Güzel, düzgün ve açık konuşan.
Fatih : Fetheden, zapteden, aşan.
Fatin: Zeki, anlayışlı.
Faysal : Kesin hüküm vereni. Keskin kılıç.
Fazlullah : Allahü teâlânın lütfu. Üstün ve değerli
Feda : Kurban olma, gözden çıkarma.
Fedai : Canını esirgemeyen, can vermeye hazır.
Feramuz : Şanlı, şerefli, ün kazanmış.
Feramuş : Hatırdan çıkan, unutulan.
Ferhan : Sevinçli, neşeli, ferahlı, şen, memnun.
Ferhat : Sevinç, neşe sahibi.
Feridüddin : Dinin en üstünü.
Feridun : Tek, eşi ve benzeri olmayan, kıymetli cevher.
Ferman : Emir. Padişahların tarafından verilen emir.
Ferruh : Uğurlu, mübarek, yüzü nurlu, aydın.
Fettah : Fetheden, her türlü müşkülleri kolaylaştıran.
Feyyâz : Feyz, bereket ve bolluk veren.
Feyzullah : Allahü teâlânın feyzi.
Fuat : Kalb, gönül.
Furkan : İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren.
Fuzuli : Fazla, anlamsız, yersiz.

Gazanfer : Yiğit, aslan gibi cesur.
Gazi : Savaştan sağ dönen.
Gevheri : Pırlanta gibi temiz insan.
Gıyas : Yardım eden.
Giray: Kırım hanı.
Gürbüz : Toplu, güçlü dinç erkek.

Habbab : Seven, sevgili, dost.
Habil : Yumuşak ve temiz huylu.
Hacib : Kapıcı, kapıcı başı.
Hafi : Güler yüzlü, çok ikramcı, gizli.
Hafid : Torun.
Hakan : Türk hükümdarı.
Hakem : Hüküm veren.
Haki : Hikaye eden, anlatan.
Hakkı : Doğru olan, irfan sahibi, insaflı.
Haldun : Devamlı yaşlanıp ihtiyarlamayan.
Halife : Birinin yerine geçen .
Halil : Dost, sevgili, samimi dost, içten arkadaş.
Haluk : İyi ve güzel huylu, geçim ehli, İslama yakışır.
Hamdullah : Allahü teâlâya hamd eden.
Hammâd : Çok hamd eden, çok dua eden.
Hamza : Aslan, heybetli, azametli.
Han : Hakan veya hakana bağlı hükümdar.
Hanefi : İstikamet üzere olan.
Hani : Yumuşaklık ve vakar sahibi.
Hasan : Güzel, iyi, hoş.
Haseki : Hükümdarların hizmetlerine tahsis edilen zat.
Hasibi : Cömert, hayırhah.
Hasin : Kuvvetli, sağlam, muhafaza eden.
Hâtem : Mühür, üstü mühürlü yüzük, en son.
Hattâb : Çok güzel konuşan ve nasihat eden.
Hatip : Hitabeden, güzel söz söyleyen.
Hayali : Hayal eden.
Haydar : Aslan, cesur, yiğit, kahraman.
Hayrani : Hayran olan.
Haşim : Ezen, parçalayan. Hürmet ve ikram eden.
Haşmet : Heybet ve ihtişam sahibi. Tevazu gösteren.
Hazım : ihtiyatlı, basiretli, gözü açık, hazımlı.
Hızır : Yeşil.
Hicabi : Mahcup, utangaç, hayalı, edepli, terbiyeli, iffetli.
Hilmi : Yumuşak huylu, sabırlı, vakarlı, sakin.
Himmet : Lütfeden, gayret eden.
Hişam : Haya eden, utanan.
Hud : Büyük, çok hürmet eden.
Hulusi : Halis, saf, samimi, candan, içi temiz.
Hurşid : Güneş.
Huzeyfe : Küçük testici, çömlekçi çırağı.
Hüccet : Senet, vesika, delil.
Hüdâvendigâr : Hükümdar, sultan, âmir, hâkim.
Hüdayi : Hüdânın kulu.
Hümayun : Mübarek, mutlu, padişaha olan.
Hüsameddin : Dinin keskin kılıcı.
Hüseyin : Küçük güzel.
Hüsrev : Padişah, hükümdar, sultan.

İhsan : Hakkından fazlasını veren.
İhvan : Sadık, samimi, candan dost.
İkrime : Kerem sahibi, cömert.
İlhami : İlham sahibi.
İlker: İlk erkek çocuk.
İmadeddin : Din direği, devleti ayakta tutan.
İmam : Nümune, rehber, önder, başkan.
İnayetullah : Allah’ın lütfu, ihsanı.
İslam : Müslüman, Hakka teslim olan.
İsmâil (İb): Allahü teâlâya çok ibadet eden.
İzzet : Değer, şeref, kudret, hürmet ve ikram sahibi.

Kaan:
Kağan. Hanların hanı, şahinşah.
Kabil : Kabul eden, önde olan.
Kadem : Ayak, adım.
Kâdir : Tükenmez güç ve kudret sahibi.
Kadı : Hüküm, karar ve hakimlik.
Kalender : Dünyadan el etek çekip boş dolaşan derviş.
Kamran : İsteğine kavuşmuş, mutlu, bahtiyar.
Kasım: Taksim eden, bahşeden.
Kâzım : Öfkesini, gazabını yenen.
Keleş: Güzel yakışıklı, bahadır.
Kemal : Olgunluk, bilgi ve fazilet sahibi.
Keramet : Kerem, ihsan, evliyada görülen harika.
Kerami : Soylu, şerefli.
Kerem : Asalet, izzet ve şeref sahibi. Cömert, eli açık.
Keremşah : Çok cömert, çok eli açık, çok soylu.
Key : Büyük hükümdar, padişah.
Keşşaf : Keşfeden, sırları çözen, gizlileri açığa çıkaran.
Kılıç: İki yüzü keskin eski bir silah.
Kıymet : Değer, baha, bedel, onur, itibar, makbul oluş.
Kiram
: Soyu temiz olanlar, şerefli ve cömert olanlar.
Korkut: Büyük dolu tanesi.
Kuddusi : Mukaddes, ulvi, pak.

Levent : Bahriyeli. Boylu poslu, yakışıklı.
Levni : Renkli, boyalı.

Mahdum : Hizmet edilen, evlat.
Mahmud : Övülmüş, medhedilmiş, sena edilmiş.
Mahmur : Sarhoş, uykulu, baygın gözlü.
Murat
: İstek, arzu, maksat. Seçilen
Mazhar : Nail olan, şereflenen, bir iyiliğe kavuşan.
Memun : Korkusuz, tehlikesiz, sağlam, emin.
Mecdeddin : Dinin büyüğü.
Mecnun : Deli, divâne, delice seven.
Medeni: Şehirli, bilgili ve görgülü.
Mert : Sözünün eri, yiğit, bahadır.
Mestan : Mest olmuş, bayılmış..
Metin : Sağlam, dayanıklı.
Mir
: Amir, kumandan, bey, vali, hükümdar.
Miraç : Merdiven, yükselen, yükseklere çıkan .
Mirkelam : Kibar konuşan, hoş sohbet, sohbet adamı.
Mirza : Hükümdar soyundan gelen, beyzade.
Misbah : Lamba.
Mithat : Methetme, övme.
Muammer : Uzun ömürlü, ömür süren, yaşayan, talihli.
Muaz : Sığınan, korunan, sarılan.
Muhammed : Yerde ve gökte çok övülen.
Muharrem : Haram kılınmış, dinen yasak edilmiş.
Muhtar : Seçilmiş, seçkin.
Muhterem : Saygıdeğer, sayın, kıymetli, şerefli.
Muhteşem : Göz kamaştıracak büyüklükte veya güzellikte olan.
Muhyiddin : Dini ihya eden.
Muktedi : İktida eden, tâbi olan, uyan.
Muktedir
: iktidarlı, gücü yeten.
Muktefi : İktifa eden, izinden takip eden, örnek tutan, birine uyan.
Muslih : Islah eden, düzelten.
Mustafa : Saf hale getirilmiş, süzülmüş, güzide.
Mutahhar : Temizlenmiş, mübarek.
Mutasım : Günahtan çekinen, eliyle tutan, yapışan.
Muteber : Kadri bilinen, kıymeti takdir edilen.
Mutemed : Kendisine itimat edilen, güvenilen.
Mutlu: Halinden, memnun, mesut, bahtiyar.
Muttalib
: Talep eden, isteyen.
Mübarek : Bereketli, feyizli, uğurlu, hayırlı.
Mübeşşir : Müjdeci, hayırlı haber verip sevindiren.
Müjdat
: İyi haber, müjdeli haber.
Mükerrem : Şerefli, muhterem, hürmete erişmiş.
Mülayim : Yumuşak huylu, medenice hareket eden.
Mümtaz
: İmtiyazlı, üstün tutulmuş, seçkin, seçilmiş.
Müren : Akarsu, nehir, ırmak.
Mürsel : Gönderilmiş, yollanmış, nebi.
Müşir
: İşaret eden, yol gösteren, mareşal.
Müzdad : Artmış, çoğalmış, uzun.

Nabi : Haberci, haber veren.
Namdar
: Meşhur namlı, ünlü, tanınmış.
Nasreddin : Dine yardım eden.
Nebi : Haberci, haber getiren, peygamber.
Necat : Kurtuluşa, selamete eren.
Necati : Kurtulan, felah bulan.
Neccar : Dülger, marangoz, doğramacı.
Necdet : Kahraman, yiğit, efe.
Necih : Başarılı, galip, muzaffer.
Necmi : Yıldız
Nefi : Kazançlı, kârlı.
Nejat : Soy nesil, nesep, tabiat.
Nesimi : Hoş ve mülayim.
Nevzat : Yeni doğmuş çocuk.
Neşet Yetişen, ileri gelen, doğan.
Neşat : Sevinç, neşe, keyif.
Nihat
: Tabiat, huy, yaratılış, bünye, karakter.
Nijad : Soy.
Niyazi : Yalvaran, yakaran, dua eden.
Nizam
: Düzen, usul, tertip, yol,kaide, sıra, dizi.
Numan : Refah, konfor.
Nuaym : Hayat güzelliği, refah.
Nusret
: Yardım, başarı, üstünlük, zafer, galebe, fetih.
Nüzhet : Neşe, sevinç, eğlence, temizlik, ferahlık.

Oğuz : Doğru, sağlam, güçlü, genç.
Oğuzhan : Oğuzların hükümdarı.
Okan : Anlayışlı, kavrayışlı.
Oktay : Hiddetli, kızgın, sinirli.
Orhan : Şehrin hakimi.
Ozan : Halk şairi, geveze.

Öktem : Gösterişli, korkusuz, güçlü.
Ömer
: Diri, canlı, yaşayan hayat süren
Önder : Lider, şef, reis.

Peyami : Haberci.

Raci : Rica eden, yalvaran, ümitli, dileyen.
Racih : Üstün, kıymetli, faziletli ve itibarı fazla olan. Tercihli.
Rafet : Merhamet etme, acıma, esirgeme.
Ramazan : Çok sıcak olan, günahları yakan.
Ramiz : İşaret koyan, işaretle konuşan.
Rauf : Pek esirgeyen, çok merhamet eden.
Recai : Rica eden, dua eden, Allahü teâlâya yalvaran.
Recep : Mübarek, muazzam, muhterem; kıymetli.
Refah : Bolluk, rahatlık, her türlü sıkıntıdan kurtulma.
Re’fet : Acıyan, merhamet eden.
Reha : Kurtuluş, halas.
Reis : Baş, başkan.
Resül
: Yeni bir kitap ile gönderilen peygamber.
Reşat : Hak yolunda yürüme, doğru yol.
Reşid : Akıllı, iyi ve olgun.
Rifat
: Yükseklik, yücelik, büyük rütbe.
Rüçhan : Üstün olan.
Rıdvan : Razı, memnun. Cennetin kapısındaki melek.
Rıza
: Kadere razı olan. Tasavvufta iradenin yok edilmesiyle elde edilen makam.

Sadeddin : Dinin mübarek kişisi.
Sadullah : Allahü teâlânın saadeti.
Sadun : Uğurlu olan, uğur getiren.
Safa : Saf, berrak, temiz, kedersiz, gönlü şen.
Saffet : Saf, halis, temiz. Hile ve dubaradan uzak olan.
Saffan : Saf, halis.
Salahaddin : Dine bağlı, dini düzgün.
Sâman : Servet sahibi, zengin, rahat, dinç, düzenli.
Sedat : Doğru ve haklı
Selami : Barış, huzur ve selamet sahibi.
Selçuk: Sel gibi akan.
Selman
: Barışçı, sulhçu.
Serdar : Asker başı, kumandan, komutan, reis.
Serhat : Sınır boyundaki asker.
Sertaç : Başa konan taç.
Server : Baş, reis, seyyid, bir topluluğun ileri geleni.
Sevban : Elbiseli, giyinmiş, kuşanmış.
Seyfi
: Kılıç kuşanmış, asker.
Seyfullah : Allah’ın kılıcı, askeri.
Seymen : Çiftlik bekçisi.
Seyyid : Efendi, bey, Peygamber efendimizin torunu Hazret-i Hüseyin’in soyundan gelenler.
Sezgin : Sezen sezici, duygulu, hassas.
Sinan : Mızrak, süngü.
Sirac
: Lamba, ışık, güneş, ay.
Siraceddin : Dinin kandili.
Siyami : Oruçlu, kendini kötülüklerden men eden.
Soner : Bir işte son yardımı yapan. Son olması istenen.
Sunullah : Allah’ın kudreti, meydana getirdiği varlığı.

Şaban : Aralık, fasıla.
Şabi
: Cemaat ehli.
Şadan : Sevinçli, keyifli, neşeli, bahtiyar.
Şahap : Alev, ateş parçası, akan yıldız.
Şahinalp: Şahin gibi yiğit.
Şahsüvar : Usta binici, çok iyi ata binen.
Şâfi : Şefaat eden, şifa veren.
Şarani : Saçı gür
Şecaeddin : Dinin kahramanı, dinin yiğidi.
Şehlevent : Uzun boylu, yakışıklı genç.
Şemseddin : Dinin güneşi.
Şemsi : Güneş gibi parlayan.
Şerafeddin : Dinin şereflisi.
Şeref
: Asil, yüksek, şanlı, şöhretli atalara sahip olmak.
Şevket : Büyüklük, kudret ve kuvvetten doğan haşmet.
Şevki : Şevkli, neşeli, istekli.
Şeyban : Saçlarına ak düşmüş, ihtiyar, yaşlı.
Şihab : Cesur, parlak yıldız, kıvılcım.
Şihabeddin : Dinin parlak yaldızı.
Şinasi : Tanıyan, tanıyıcı, bilen, anlayan.
Şir : Aslan.

Taceddin : Dinin tacı.
Taci : Taçlı.
Tahsin : Kale gibi sağlamlaştırma.
Taki : Günahtan kaçınan, dinine bağlı.
Talat : Yüz, çehre, dindar.
Talha : Bir zamk ağacı.
Tamer : Tam erkek.
Taner : Şafak gibi canlı erkek.
Tanju : Türk hükümdarı [Çinlilerce]
Tarkan : Dağınık, perişan.
Tarık : Sabah yıldızı, parlak yıldız.
Tayfur : Uçan, yükselen.
Taylan : Uzun boylu.
Tayyar : Uçan, uçucu uçma kabiliyeti olan.
Tekin : Uğurlu, hayırlı.
Temel : Asıl, esas.
Tevfik
: Uygun getirme, Allah’ın yardımına kavuşma.
Timur : Demir gibi sağlam.
Timurtaş : Demir ve taş gibi sağlam.
Tufan
: Afet, felaket, çok şiddetli yağmur.
Turan : Cesur atılgan, yiğit.
Turanşah : Cesur Türk hükümdarı.
Turgay : Küçük kuş, sığırcık.
Turgut : Belde, yerleşme merkezi, mesken.

Ubeydullah : Kulcağız, kölecik.

Üsame
: Bir aslan cinsi.

Vakkas : Savaşçı, okçu.
Vakur : Ağırbaşlı, temkinli.
Vakıf
: Duran, ayakta duran.
Vâlâ : Yüksek, yüce.
Vecdi : İlahi aşka dalan, vecde gelen, kendinden geçen.
Vecit
: Vecde gelen, İlahi cezbe ile bayılan.
Vecihi : Bir kavmin büyüğü.
Vedat : Sevgi ve dostluk gösteren.
Vefa : Sözünde duran, dostluğunu devam ettiren.
Veli : Ermiş.

Yahya : Canlı, hayat süren.
Yaver : Yardım edici, imdada koşan.
Yavuz : Yaman, korkusuz.
Yekta : Tek, eşsiz, benzersiz.

Zafer
: Maksada ulaşma, barışma, düşmanı yenme.
Zâfir : Zafer kazanan, üstün gelen.
Zamir : Yürek, iç, vicdan.
Zekai : Çabuk anlayışlı, keskin zekalı.
Zekeriyya : Erkek zat.
Zeyd : Artan, çoğalan.
Zeynel
: Süslü.
Ziver : Süs, ziynet ehli.
Ziya : Işık, aydınlık, nur.
Ziyad
: Fazlalık, çokluk, bolluk.
Zübeyr : Akıllı.

Erkek İsimleri Adları

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

A

ACAR  : Becerikli,atılgan
ACUN : Dünya,varlık 
AKAY : Beyaz ay, dolunay 
AKEL : Dürüst, güvenilir 
AKGÜN : Mutlu,sevinçli gün 
AKIN : 1.Arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olmak. 2.Baskın.
AKTAÇ : Beyaz taç,gelin tacı 
AKTAN : Aydınlık gece 
ALİ : Yüce,ulu 
ALİCAN : Candan,cana yakın 
ALİŞAN : Şanı şerefi en yüksek olan 
ALKAN : Kızıl kan 
ALKIN : Sevdalı,aşık 
ALP : Kahraman,cesur,savaşçı 
ALPAR  :Yiğit,cesur 
ALPASLAN : Aslan gibi cesur,savaşçı beyi 
ALPTUĞ : Yiğitlik simgesi.
ALPER : Yiğit insan, yiğit erkek.
ALPEREN : Yiğit ve ermiş kişi.
ALPHAN : Yiğit,hükümdar 
ALPTEKİN : Tek yiğit,prens 
ALTAN : Sabah güneş doğarkenki zaman 
ALTAY : Orta Asya’da Tanrı dağı,bir Türk boyu 
ALTUĞ : Kızıl tuğ, al renkli.
ANIL : Amaç, erek, hatırlanmak.
ANDAÇ : Armağan,hediye 
ARAL : Takımada,sıradağlar. 
ARCAN : Saf,temiz 
AREL : Temiz,dürüst
ARDA : 1.İşaret olarak yere dikilen çubuk. 2.Ardıl.
ARGUN : Zayıf,güçsüz,dermansız
ARGÜN : Temiz,aydınlık gün 
ARIKAN : Temiz soy 
ARIN : Temiz,saf - Alın 
ARİF : Anlayışlı,tanınmış,meşhur,bilgi sahibi 
ARKAN : Temiz kandan gelen - Üstün,galip 
ARKUT : Temiz ve kutlu.
ARMAN : Hasret,özlem - Sıkıntı 
ARSLAN : Yırtıcı,güçlü,yiğit 
ARTUN : Kendine güvenen, onurlu.
ATABERK : Şehzade eğitmeni - Devlet yetkilisi 
ATACAN : Hoşgörülü,babacan 
ATAK : Canlı,girişken-Cömert-Nişancı 
ATAKAN : Düşünmeden cesurca işe girişen 
ATALAY : Ünlü,şöhretli 
ATAMAN : Ata kişi,önder 
ATASOY : Ataların soyundan gelen 
ATİLLA : Savaşçı,fatih - Büyük,ünlü   
AYBERK : Ay gibi güzel ve sağlam.
AYDIN : Işıklı-Aylı gece-Açık,belli-Uğurlu 
AYHAN  : Ay hakimi  
AYKUT : Ay gibi uğurlu.
AYTAÇ : Ay biçiminde taç 
AYTEK : Ay gibi 
AYTEKİN : Ay şehzadesi, prensi 
AYTUNÇ : Ay gibi güzel,tunç kadar sağlam 
AZİZ : Sevgili - Az bulunur- Muhterem 
AZMİ : Kararlılık - Güçlü,kuvvetli

B
BAHA : Kıymet, değer, para.
BAHADIR: Kahraman
BAHİR : Deniz-Belli, açık-Işıklı,parlak 
BALER : Tatlı dilli, cana yakın 
BALKI : Şimşek, ışık, parlayış.
BARAN : Direnci kıran güç, ulu, yüksek.
BARAY : Sonsuzluk.
BARBAROS : Kızıl sakal
BARIN : Güç ve kuvvet.
BARIŞ : Sulh.
BARKIN : Gezmek, görmek, gezgin.
BARKAN : Çölde oluşan küçük kum kitlesi 
BARLAS : Kahraman 
BARS : Kaplan benzeri yırtıcı hayvan 
BARTU : En eski Türk hanlarından biri.
BAŞER : Başta gelen 
BATI : Güneşin battığı yön 
BATIHAN : Batı’nın hükümdarı, hanı 
BATURALP : Yiğitler yiğidi 
BATIRAY : Ay gibi yiğit 
BATUĞ : Üstün olan, yiğit. Az.
BATUHAN : Yiğit hükümdar.
BATUR : Yiğit, yürekli, bahadır.
BAYAR : Ulu, yüce 
BAYBARS : Eski Türklerin beslediği kaplan 
BAYBORA : Fırtına 
BAYCAN : Zengin 
BAYHAN : Zengin ve güçlü 
BAYKAL : Yaban kısrağı - Sibirya’da bir göl 
BAYSAL : Soylu, ünlü 
BAYÜLKEN : Göğün 16.katında oturan barış tanrısı 
BEDİR : Dolunay.
BEDİRHAN : İleri görüşlü lider 
BERK : 1.Sert, sağlam, katı. 2.Yıldırım.
BERKAY : Güçlü ve ay gibi.
BERKE : Kamçı, kırbaç.
BERKAN : Parlama - Kıvırcık kuzu postu 
BERKANT : Bozulmaz yemin 
BERKAY : Ay gibi güçlü 
BERKE : Kamçı 
BİLGEHAN : Göktürk hakanı 
BİLGİN : Alim, bilgili kişi 
BİRANT : Tek yemin. Özelliği olan yemin 
BOĞAÇ : Bir Dedekorkut kahramanı 
BORA : Şiddetli rüzgar 
BORAN : Rüzgar şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı.
BUĞRA : Erkek deve 
BURAK : Hz.Muhammed’in Miraç gecesi bindiği efsanevi at 
BURÇ : Kale, hisar çıkıntısı - Güneş sistemi - sarp yamaç 
BÜLENT : Yüce, yüksek

C
CABBAR Kuvvet,kudret sahibi-Becerikli 
CAFER:Küçük akarsu 
CAHİT Çaba gösteren, çalışkan 
CAN: İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağladığınave ölümle vücuttan ayrıldığına inanılan madde dışı varlık.
CANALP : Özünde yiğitlik, güç olan 
CANBERK  : Güçlü, sağlam 
CANDAŞ  : Dost, yoldaş 
CANDEMİR : Özü demir gibi sağlam 
CANDOĞAN : Cana doğan 
CANEL : Dostluk eli 
CANER: Çok içten, sevilen.
CANKUT: Neşe, mutluluk, talih, baht.
CANTEKİN : Tek, eşsiz can 
CAVİT : Sonsuz, ebedi 
CELAL : Büyüklük, yücelik - Öfke, kıgınlık 
CELAYİR : Moğolların kollarından 
CELİL : Büyük, yüce 
CEM : Hükümdar - Toplanma,biraraya gelme 
CEMAL : Güzel yüz - Yüz güzelliği 
CEMİL : Güzel yakışıklı erkek - İyilikle anma 
CEMRE : Ateş,kor-Suda,havada,toprakta oluştuğuna inanılan sıcaklık 
CENAP : Şeref, onur 
CENGİZ : Güçlü, gözüpek 
CENGİZHAN : Moğol İmparatorluğunu kuran hükümdar 
CENK : Savaş 
CEVAHİR : Mücevher,değerli süs taşı
CEYHUN : Orta Asya’da bir akarsu - Cennet’in 4 nehrinden biri 
CİHAN : Dünya 
CİHANGİR : Dünyaya egemen olan 
CİHAT : Din uğruna savaşan 
COŞKUN : Heyecanlı, kabına sığmayan 
CUMHUR : Halk, topluluk 
CÜNEYT : Küçük asker

Ç
ÇAĞAN : Bayram, şenlik 
ÇAĞATAY : Tay-Doğu Türklerine verilen ad 
ÇAĞDAŞ : Çağın koşullarına uygun.
ÇAĞIN : Yıldırım, şimşek 
ÇAĞKAN : Canlı, dinamik, çalışkan.
ÇAĞLAR : Şelale, çağlayan 
ÇAĞMAN : Çağdaş insan 
ÇAĞRI : Çakır gözlü 
ÇAKAR : Parlayan, ışık veren 
ÇAKIN : Şimşek, parıltı 
ÇAKIR : Mavi renkli, gri benekli gözü olan 
ÇELİK : Su verilip sertleştirilmiş demir - Çok güçlü 
ÇELİKER : Çelik gibi güçlü 
ÇETİN : Sert-Çözümü zor, sarp-İnatçı,azimli 
ÇEVİK : Çabuk davranan, hareketli 
ÇIĞIR : Çığın açtığı iz, yol - Yenilikçilik 
ÇINAR : Uzun ömürlü,uzun boylu, kalın gövdeli bir ağaç türü

 

D
DALAN : Biçim - İnce, zarif   
DEMİR : Kolay işlenen dayanıklı bir maden 
DEMİRALP : Demir gibi güçlü, yiğit 
DEMİRCAN : Özü demir gibi sağlam 
DEMİREL : Demir gibi güçlü eli olan 
DEMİRHAN : Demir gibi güçlü hükümdar 
DEMİRKAN : Güçlü soydan gelen 
DENİZ : Deniz, su kütlesi, derya 
DENKTAŞ  : Akran, aynı yaşta 
DERVİŞ : Tarikata girmiş - Hoşgörülü,alçakgönüllü 
DERYA :  Deniz - Engin bilgili - Çok 
DEVRAN : Felek, kader 
DEVRİM : Olumlu yönde değişiklik yaratan hareket  
DİNÇ : Güçlü, sağlıklı 
DİNÇER : Güçlü, sağlıklı 
DOĞA : Tabiat 
DOĞAN : Yırtıcı bir kuş 
DOĞU : Güneşin doğduğu yön
DOĞUHAN  : Doğunun hükümdarı 
DOĞUKAN : Doğulu, doğu soyundan 
DOĞUŞ : Yaradılış 
DORUK  : En yüksek yer, zirve - Üstün başarı   
DURAN : Varlığını sürdüren-Dağ yolu-Dingin,sakin
DURUKAN  : Kanı saf, berrak. 
DÜNDAR  : Artçı asker, birliği koruyan asker

E
ECEVİT : Çevik,çalışkan,açık fikirli- Yaramaz,sinirli   
EFE : Batı Anadolu’da köy yiğidi, zeybek.
EFGAN  : Ağlayıp inleme - feryat 
EGE : Bir çocuğu koruyan,ona bakan - Büyük ulu 
EGEHAN : Engin denizlerin hükümdarı.
EGEMEN : Hakim , hüküm süren 
ENES : Secereli Arap atı.
ENİS : Dost, arkadaş.
EMİR : Bir kavmin başı -Peygamber soyundan - Kumandan 
EMİRHAN : Emirlerin başı, hükümdarı 
EMRAH : Bir halk ozanımız 
EMRE : Aşık, vurgun 
ENDER :  Çok az, nadir bulunan 
ERTUĞ : Yiğit başlığı. 
ENGİN : Uçsuz bucaksız - Yüksekte olmayan yer 
ENGİNSU : Açık deniz 
ENVER : En nurlu, en parlak 
ERALP : Yiğit
ERAY : İlk ay  
ERBERK : Şimşek gibi yiğit
ERCAN : Canlı, sağlıklı 
ERCÜMENT : İtibarlı, haysiyetli, değerli 
ERDAL : Tek erkek 
ERDEM : Namus, fazilet - Hüner - Ruhsal yetkinlik 
ERDEN : El değmemiş
ERDİNÇ : Duru, güçlü erkek 
EREN : Yetişmiş - Cesur,yiğit - Ermiş kişi 
ERDOĞAN : Yiğit doğmuş 
ERGİN : Olmuş, yetişmiş - Reşit 
ERGUN : Oynak, hızlı giden at 
ERGÜN : Yumuşak huylu, uysal 
ERHAN : Adaletli hükümdar

F
FADIL : Fazietli, ahlaklı - Fazıl  
FAHİR : İftihar edilecek, övülecek
FAHRETTİN  : Diniyle övünen 
FAHRİ : Şeref ve itibar için yapılan iş  
FAİK : Üstün, yüksek   
FARUK : Haklıyı haksızı ayırabilen - Keskin
FATİH : Fetheden - Hüküm veren 
FAZIL : Faziletli, ahlaklı
FERDİ : Kişiye özgü  
FERHAT : Güçlükleri yenip bir yeri ele geçiren  
FERHAN : Sevinç, mutlu 
FERİD : Eşsiz, tek, benzeri olmayan
FERİDUN : Eşsiz, tek 
FERİT : Avcı kuş   
FERRUH : Uğurlu - Kutsal 
FETHİ : Fetih ile ilgili 
FEVZİ : kurtuluşla,zaferle ilgili - galip üstün gelen  
FEYYAZ : Faydalı, verimli, bereketli 
FIRAT : Tatlı su - Türkiye’nin en uzun akarsuyu 
FİKRET : Düşünce - Akıl, anlayış 
FUAT : Kalp, gönül 
FURKAN : Doğruyu yanlıştan ayırma

G

GALİP : Üstün gelen, kazanan 
GAZANFER : Aslan - Yiğit, yürekli 
GEDİZ : Su birikintisi, gölcük - Ege’de bir akarsu 
GENCAL : Genç, taze 
GENCALP : Genç yiğit, kahraman 
GENCAY : Ayın bir haftalık hali, hilal 
GENCER : Genç yiğit 
GİRAY : Uygun, laik.
GİRGİN : Kolay yakınlık kuran 
GÖKALP : Mavi gözlü yiğit - Göklerin yiğidi 
GÖKAY : Mavi ay 
GÖKBERK : Mavi gözlü, sert kişi 
GÖKCAN : Mavi gözlü dost, candan kişi 
GÖKÇE : Güzel, gösterişli - Yiğit, cesur - Mavi gözlü 
GÖKÇEN : Güzel, hoş 
GÖKHAN : Eski Türklerde gök tanrısı - Göklerin hakimi 
GÖKMEN : Sarışın, mavi gözlü 
GÖKSEL : Gökle ilgili 
GÖKTAN  : Mavi şafak 
GÖKTUĞ : Mavi tuğ.
GÜÇHAN : Çetin, güçlü han 
GÜÇLÜ : Kuvvetli, gücü yerinde - Önemli, etkili - Şiddetli 
GÜLTEKİN : Genç, nazik delikanlı 
GÜNALP : Güneş gibi yiğit 
GÜNEY : Dört yönden biri - Her zaman güneşli yer 
GÜNKUT : Günün uğuru
GÜNTAN : Güneşin doğuşundan az önceki zaman 
GÜNTEKİN : Güneş gibi tek 
GÜRAL : Hakkını bol bol, çok al 
GÜRALP : Güçlü yiğit 
GÜRAY: Çok ışıklı, aydınlık.
GÜRCAN : Güçlü, coşkulu can 
GÜRKAN : Gürbüz, kanı bol 
GÜROL : Hayat boyu herşeyin bol olsun 
GÜVEN : Kuşku duymadan bağlanma, inanma - Cesaret 
GÜVENÇ : Güven - Sevinçli - Dayanak, yardım 

H
HAFIZ : Koruyan, saklayan - Kur’an ı ezberlemiş kişi 
HAKAN : Eski Türk ve Moğol hükümdarı 
HALDUN : Sonsuz, ebedi olan 
HALİT : Sonsuz, sürekli - Bir yıldan çok yaşayan 
HALİL : Yakın dost 
HALİM : Sessiz, sakin - Yumuşak huylu, yavaş 
HALİS : Katıksız - Saf, temiz, hilesiz - Yalnız 
HALUK : İyi huylu, geçimli 
HAMDİ : Allah’ı övmek, şükretmek 
HAMİ : Himaye eden, koruyan 
HAMİT : Övgüye değer
HARUN : İnat eden, huysuz 
HASAN : Güzellik, iyilik 
HASRET : Özlem 
HAZAR : Barış, güven 
HAZIM : Akıllı, işbilir 
HEPER : Her zaman yiğit.
HINCAL : Öc al
HİDAYET : Doğru yola girme - Müslüman olma
HİKMET : Bilgelik - Özlü söz, vecize 
HİRAM : Yürüme, gezinme 
HULKİ : Yaradılışla ilgili - İyi huylu, ahlaklı 
HULUSİ : Saf, içi temiz - Samimi, içten 
HURŞİT : Güneş 
HÜRAY : Ay gibi özgür 
HÜREL : Özgür ülke.
HÜRCAN : Özgür 
HÜRKAL : Özgür kal.
HÜRKAN : Özgürlüğüne düşkün bir soydan gelen.
HÜROL : Özgür ol.
HÜSEYİN : Küçük sevgili 
HÜSNÜ : Çok güzel

I
ILDIR : 1.Parıltı. 2.Alaca karanlık.
ILDIZ : Yıldız - Gündönümünden 10 gün öncesi 
ILGAR : Çabuk, hızlı - Hücüm, akın - Havanın açık olması - Öfke 
ILGAZ : 1.Dizginleri koyuverilmiş atın dört nala koşması.2.Atla ansızın yapılan doludizgin saldırı.
IRA : Öz yapı, karakter, kişilik.
IŞIKHAN : Işıklı han
IŞINER : Işık saçan yiğit.
 

İ
İBRAHİM : İnananların babası - Peygamber 
İDRİS : Hoş kokulu bir kiraz türü - Bilimde ileri düzeyde olan - Peygamber 
İHSAN : İyilik - Bağış, bağışlama 
İLAYDIN : Aydınlık, mutlu, demokratik ülke.
İLBAY : Bir yerin saygın kişisi sözü geçen.
İLBEY : Vali
İLCAN : Yurttaş, vatandaş.
İLGİN : Gurbette yaşayan, garip.
İLGÜ : Engel.
İLHAMİ : İçe doğanlarla, esinle ilgili
İLHAN : Hükümdar, İmparator, Yönetici 
İLKAN : Bir Türk hükümdarı.
İLKAY : Yeni ay, ayın ilk hali 
İLKCAN : İlk doğan erkek çocuklara verilen ad 
İLKE : Temel düşünce, prensip - Temel bilgi - Davranış kuralı 
İLKER : İlk doğan erkek çocuk 
İLKUT : Kutlu, mutlu ülke.
İLTEKİN : Tek eşsiz ülke 
İLTER : Yurdunu seven, koruyan 
İNAL : Kendisine inanılan 
İNAN : Dizgin - Yönetme - İman 
İNANÇ : Bir düşünceye bağlılık - İman - Doğru, emin 
İRFAN : Bilme, anlama - Sezme, kavrama gücü 
İSHAK : Bilgin olarak tanınan bir peygamer 
İSLAM : İslam diniden olan, müslüman 
İSKENDER : Bir Makedon kumandanı 
İSMAİL : İbrahim peygamberin oğlu 
İSMET : Masumluk, temizlik - Haramdan çekinme 
İŞÇAN : Çalışkan
İZZET : Değer, kıymet - Kuvvet, kudret - Hürmet, saygı

K
KAAN : 1.Hükümdar.2.Çin ve Moğol hükümdarlarına verilen ad.
KADEM : Uğur - Ayak adımı - Yarım arşın 
KADİR : Kuvvetli, güç sahibi - Değer, onur, şeref 
KADRİ : Değer, kıymetle ilgili 
KAĞAN : Kaan, hükümdar 
KAHRAMAN : Yiğit, cesur - Bir olayın baş kişisi 
KAMER : Ay - Sadık hizmetli 
KAMURAN : Arzusuna erişmiş 
KANDEMİR : Güçlü soydan gelen 
KANER : Yiğit soydan gelen.
KARABEY : Esmer, rengi karaya çalan Bey 
KARACAN : Esmer - Küçük ağaçcık 
KARAHAN : 1.Tarihte bazı hanlara verilen ad.2. Anadolu’da bir devlet.
KARATAY : Anadolu Selçuklu devlet adamı.
KARAN : Kahraman, yürekli - Karanlık 
KARANALP : Esmer, karayağız, yiğit 
KARTAL : Çok güçlü, iri yırtıcı kuş 
KARTAY : Yaşlı, pir 
KAYA : Büyük, sert taş kütlesi 
KAYAHAN : Güçlü, sert hükümdar 
KAYHAN : Güçlü hükümdar 
KEMAL : Olgunluk - En yüksek değer - Erdem 
KENAN : Hz.Yakup’un ülkesi. Cennet, Filistin 
KEREM : Soyluluk - Cömertlik, bağış 
KEREMŞAH : Asil, soylu şah, hükümdar 
KERİM : Cömert - Ulu, büyük 
KILIÇ : Sivri uçlu,keskin, çelikten silah 
KILIÇALP : Kılıç gibi keskin, yiğit 
KILIÇHAN : Kılıç gibi keskin, güçlü yiğit 
KIRCA : Dolu - Ufak taneli kar - Borayla gelen yağmur 
KIRDAR : Ölçülü davranış 
KIRHAN : Kırçıl han 
KIVANÇ : Övünç, iftihar 
KORAL : Sınır muhafızı 
KORALP : Yiğit sınır muhafızı 
KOLÇAK : Yiğit, mert, koçak 
KORAY : Kor renkli ay.
KORCAN : Ateşli, canlı 
KORÇAK : Heykel 
KOREL : Kor gibi etkili, yakıcı kişi 
KORHAN : Kor gibi kızgın hükümdar.
KORKUT : Büyük dolu tanesi - Hayali yaratık 
KORTAN : Kor renkli tanyeri - Yalçın kaya - Pelikan 
KÖKER : Köklü soydan gelen 
KÖKSAL : Kökünü derinlemesine sal, soyun genişlesin 
KUBAT : Kaba, şişman 
KUBİLAY : Ünlü Moğol hükümdarı 
KUDRET : Güç, kuvvet - Allah’ın gücü - Zenginlik - Yetenek 
KUNTAY : Ay gibi sağlam, güçlü 
KUNTER : Sağlam, kuvvetli 
KUTAY : Uğurlu ay.
KURTBEY : Kurt gibi atılgan, güçlü 
KUTAN : Dua, yalvarma - Saka kuşu 
KUTAY : Uğurlu ay 
KUTBAY : Uğurlu kişi 
KUTER : Kutlu uğurlu kişi.
KUTHAN : Kutlu hükümdar 
KUTLAY : Kutlu, uğurlu ay 
KUTLU : Uğurlu, kutsal 
KÜRŞAT : Göktürk prensi

L
LAÇİN : Bir cins şahin - Sarp, yalçın 
LAMİ : Sert, çatık kaşlı veya Aslan 
LATİF : Allah’ın kulu 
LEMA : Herşeye gücü yeten 
LEMİ : Becerikli,atılgan 
LEVENT : Dünya,varlık 
LOKMAN : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan 
LÜTFİ : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan 
 

M
MACİT : Şan, şeref sahibi - İyi ahlaklı 
MAHİR : Becerikli, hünerli 
MAHMUT : Övülmeye değer, hamdolunmuş 
MANÇO : Manda yavrusu 
MANSUR : Yardım edilmiş - Allah’ın yardımıyla galip gelmiş 
MAZHAR : Bir şeyin göründüğü, çıktığı yer - Onurlanma 
MECİT : Çok ulu, yüce 
MECNUN : Cin çarpmış - Delice seven 
MEHMET : Muhammed isminin Türkçe’de söylenişi 
MELİH : Güzel, şirin, sevimli.
MEMDUH : Övülmüş
MENDERES : Bir akarsu yatağının az eğimli ovalarda çizdiği kıvrım 
MENGÜ : Ölümsüz, ebedi 
MENSUR : Saçılmış, dağılmış - Ölçüsüz, uyaksız söz 
MERİÇ : Balkan yarımadasında bir akarsu 
MERİH : Bir gezegen 
MERT : 1.Yiğit. 2.Sözünün eri, güvenilir kimse.
MESUT : Mutlu, bahtiyar 
METE : Büyük Hun imparatoru.
METİN : Metanetli, sağlam - Özü, sözü doğru 
MİTHAT : Övme 
MİRKELAM : Güzel, nazik konuşan 
MİRZA : Hükümdar soyundan gelen 
MUHAMMED : Yüce Peygamberimizin ismi - Tekrar tekrar övülmüş - Güzel huylu 
MURAT : 1.İstek. 2.Amaç.
MURATHAN : Arzulu hükümdar 
MÜJDAT : Müjdeler, sevinçli haberler 
MÜŞFİK : Şefkatli, merhametli

N
NADİ : Haykıran, seslenen - Toplantı 
NADİR : Az bulunur 
NAFİ : Yararlı - Şifa, hayırlı 
NAFİZ : Becerikli,atılganDelen, içeri işleyen - Etkili, sözü geçen 
NAHİT : Venüs gezegeni, zühre - Ergen 
NAİL : Muradına ermiş 
NASUH : Öğüt veren - Temiz
NASUHİ : Bozulmaz biçimde tövbe eden 
NAŞİT : Şiir yazan, okuyan 
NAZIM : Düzenleyen - Manzume yazan 
NAZİF : Temiz - Zarif 
NECAT : Kurtulma 
NECDET : Kahramanlık, yiğitlik 
NEDİM : Tatlı , güzel konuşan 
NEDRET : Az bulunan, seyrek 
NEHAR : Gündüz 
NEJAT : Soy, nesil - Doğa, yaradılış 
NESİM : Yumuşak rüzgar - İyi, yumuşak huylu 
NEŞAT : Sevinç, neşe 
NEŞET : Meydana gelme, yetişme 
NEYZEN : Ney çalan 
NİDA : Bağırma,sesle çağırma, haykırma.
NİHAT : Huy, yaradılış 
NOYAN : Baş komutan, bey.
NUH : Üçüncü peygamber 
NURKAN : Aydınlık, temiz soydan gelen 
NÜZHET : Neşe - Ferahlık, sevinç

 

O
OGÜN : Belirli bir günde doğan 
OĞAN : Güçlü, kuvvetli 
OĞUL : Erkek evlat - Kovandan çıkan arı topluluğu 
OĞULCAN : Can dost.
OĞUR : Uğur - Samimi, içten 
OĞUZ : Saf, iyi yaradılışlı - Sağlam, güçlü 
OĞUZHAN : Yiğit han - Oğuzların efsane kahramanı 
OKAN : Anlama, öğrenme - Oğuz 
OKAY : Beğeni, ok gibi delici, ay gibi aydınlık.
OKBAY : Ok gibi delici, saygın ve zengin kimse.
OKCAN : Hareketli, canı tez 
OKER : Hızlı, hareketli 
OKTAR : Ok atan, okçu 
OKTAY : Öfkeli, sinirli 
OLCAY : Şanslı, talihli
OLGUN : Bilgili, görgülü, iyi yetişmiş 
OMAÇ : Hedef, amaç
OMAY : Seçkin, seçilmiş 
ONAT : İyi, güzel - Doğru ve dürüst nitelikli 
ONAY : Uygun bulma 
ONGAR : Kurtuluş 
ONGUN : Tam - Verimli, bayındır - Kutlu, uğurlu - Gelişmiş, gürbüz 
ONUR : Kişinin kendin saygısı, özsaygı 
ONURAL : Şan, şeref kazan 
ONURALP : Onuruyla tanınmış yiğit
ONURHAN : Onurlu hükümdar
ORÇUN : Ardıl, halef, oğul.
ORHAN : Şehrin hakimi 
ORHUN : Orta Asya Türklerinde eski yazı türü.
ORKAN : Hükümdar soyundan gelen.
ORKUN : Çoban beyi.
ORKUT : Kutsal şehir.
ORTAÇ : Tepe - Mirasçı - Veliaht 
ORTUN : Ortanca kardeş 
OSMAN : Bir tür kuş - Osmanlı’nın kurucusu 
ORTUNÇ : Ateş renginde tunç 
OYTUN : Beğenilen güzel yer, kutsal.
OZAN : 1.Halk şairi. 2.Şiir yazan kimse şair.
OZGAN : Öne geçen, kazanan
OZAN : 1.Halk şairi. 2.Şiir yazan kimse şair.

Ö
ÖCAL : Öcünü, intikamını al 
ÖDÜL : Bir başarı ya da iyilik karşılığında verilen armağan 
ÖĞDAY : Çok akıllı 
ÖĞÜN : Yücel, gurur duy - Zaman, vakit - Kez, defa Önde, ileride
ÖĞÜNÇ  : Övünülecek şey 
ÖĞÜT : Nasihat 
ÖKER : Akıllı 
ÖKMEN : Akıllı, zeki 
ÖKTEM : Güçlü, onurlu 
ÖKTEN : Akıllı, bilgili 
ÖMER : Yaşayış, hayat - İkinci Halife 
ÖMÜR : Yaşayış, hayat 
ÖNAL : Her işte lider olan.
ÖNAY : Ayın ilk günlerindeki durumu, hilal 
ÖNDER : Bir topluluğa başkanlık eden - Önde giden, yol gösteren 
ÖNEL : Bir şeyin tamamlanması için verilen süre, vade 
ÖNER : Başta gelen - Yön - Sıra 
ÖRSAN : Örs gibi sağlam adı olan 
ÖRSEL : Örs gibi sağlam el 
ÖVÜL : Kendini beğendir, övgü kazan 
ÖYMEN : Evcimen, evine bağlı 
ÖZAL : Özü kırmızı 
ÖZALP : Özünde yiğit olan 
ÖZAY : Özü ay gibi parıltılı olan.
ÖZCAN : Candan, samimi 
ÖZDEMİR : Özü demir gibi sağlam olan 
ÖZDEN : Soyca temiz - Özvarlıkla ilgili - Suların geçtiği yer 
ÖZEN : Bir işin iyi olması için gösterilen çaba - En içeride olan - Dere, ırmak 
ÖZER: Yiğit, doğru kişi 
ÖZGÜN : Benzerlerinden ayrı - Kendine özgü. 
ÖZGÜR : Hür - Bağımsız 
ÖZHAN : Hükümdar soyundan gelen 
ÖZKAN : Özü, kanı temiz 
ÖZMEN : Özü iyi, sağlam olan
ÖZTAN : Tan yeri gibi aydınlık.

P
PAKEL : Sezgi, anlayış, dikkat 
PAKER : Sert, çatık kaşlı veya Aslan 
PAKSOY : Allah’ın kulu 
PAMİR : Herşeye gücü yeten 
PARS : Becerikli,atılgan 
PAYDAŞ : Dünya,varlık
PAYİDAR : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan 
PEKAY : Çok aydınlık, ay gibi ışıklı.
PEKCAN : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan 
PEKEL : Sağlam, güçlü el.
PEKER : Güçlü yiğit, çok sağlam.
PEKİN : Doğruluğu kesinlikle bilinen.
PERKER : Güçlü ve yiğit kişi.
PERTEV : Dürüst,güvenilir 
PEYAM : Mutlu,sevinçli gün
PEYKAN : Beyaz taç,gelin tacı 
PEYMAN : Aydınlık gece 
POLAT : Din uğruna çalışan 
POYRAZ : Yüce,ulu 
POZAN : Candan,cana yakın

R
RAFET : Sert, çatık kaşlı veya Aslan 
RAUF : Dünya,varlık 
RAMAZAN : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan 
RABSİN : Beyaz ay,dolunay 
RAUF : Mutlu,sevinçli gün 
RECEP : Beyaz taç,gelin tacı 
REFİK : Din uğruna çalışan
REHA : Candan,cana yakın 
REKİN : Gururlu, ağırbaşlı.
RENAN : Kızıl kan 
RIDVAN : Aslan gibi cesur,savaşçı beyi 
RIZA : Yiğit,hükümdar 
RUHİ : Tek yiğit,prens 
RÜÇHAN : Orta Asya’da Tanrı dağı,bir Türk boyu 
RÜSTEM : Kızıl,al renkli Tuğ 
RÜŞTÜ : Armağan,hediye

S
SABRİ : Sabırla ilgili 
SACİT : Secde eden 
SADRİ : Göğüsle ilgili 
SAİT : Mübarek, kutlu - Sevap kazanmış 
SAİM : Oruçlu 
SAKIP : Delen, delik açan - Çok parlak 
SALİH : Elverişli, yararlı - Dinin emirlerine uyan 
SALİM : Sağlam - Kusursuz, eksiksiz 
SAMET : Çok yüksek, çok ulu - Hiç kimseye ihtiyacı olmayan 
SAMİ : Dinleyen, duyan - Yüksek, yüce 
SAMİH : Cömert, eli açık 
SAMİM : Bir şeyin merkezi, içi 
SANBERK : Gücüyle tanınmış.
SANCAR : Kısa kama - Saplar, batırır 
SANER : Ünlü tanınmış.
SARGIN : Candan, içten 
SARP : Çetin, sert 
SARPER : Zoru başaran kişi.
SAVAŞ : Uğraşma,mücadele,kavga - Silahlı mücadele, harp 
SEÇKİN : Niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, elit.
SEDAT : Doğru, haklı 
SELCAN : Coşkun, taşkın 
SELÇUK : Güzel konuşan - Türk hükümdarı 
SELİM : Sağlam, doğru, kusursuz - Temiz, içten 
SEMİH : Cömert, eli açık 
SEMİN  : Çok değerli.
SERCAN : Sevgili, sevilen 
SERDAR : Başkumandan, başbuğ 
SERGEN : Raf, vitrin - Tepelerdeki düzlük - Yorgun                       
SERHAN : Kurt, canavar - Şarkıcıların başı 
SERHAT : Sınır - İki devlet arasındaki sınır 
SERKAN : Soylu kan, başkan 
SERKUT : Mutlu, talihli 
SERMET : Ebediyet, sonsuzluk 
SERTAÇ : Çok sevilen, sayılan 
SERTUĞ : Baş tacı edilen.
SERVER : Başkan, reis 
SEZAİ : Uygun, yaraşan 
SEZER : Duyar, hisseder 
SEZGİN : Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı 
SITKI : İç temizliğiyle, doğrulukla ilgili 
SİMAVİ : Yüzle, çehreyle ilgili 
SİNAN : Mızrak, süngü gibi silahların sivri ucu 
SÖMER : Katışıksız güçlü 
SONER : Son doğan yiğit 
SONGUR : Şahin - Ağır, hantal 
SOYSAL : Uygar 
SÖKMEN : Yiğitlere veilen san 
SUAVİ : Değişmeyen - Kanıtlanmış 
SÜHEYL : Kutlu, uğurlu 
SÜLEYMAN : Saflık, temizlik 
SÜMER : Mübarek, kutlu - Sevap kazanmış

Ş
ŞAHAN : Padişahlar, hükümdarlar, tahtlar.
ŞAFAK : Güneş doğmadan önce ufukta beliren aydınlık 
ŞAHİN : Büyük, yırtıcı kuş
ŞANSAL : Niteliklerinle ünlen, tanın 
ŞANVER : İyi niteliklerin bilinsin, duyulsun 
ŞEHZADE : Hükümdar oğlu  
ŞENER : Mutlu, neşeli 
ŞENOL : Her zaman neşeli, mutlu ol 
ŞENSOY : Neşeli, mutlu soydan gelen 
ŞEREF : İyi ahlak ve fazilet sonucu oluşan manevi yücelik - İyi ün 
ŞERİF : Şerefli, kutsal - Soylu, temiz 
ŞEVKET : Büyüklük, heybet 
ŞÜKRÜ : Şükürle, minnettarlıkla ilgili

T
TAHA : Kuran’da bir sure adı.
TALAY : Gereğinden çok.
TALİP : Arayan, isteyen - Alıcı müşteri  
TAMER : Nitelikli, sayılan kişi 
TAN : Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, şafak zamanı 
TANAY : Şafaktaki ay.
TANBERK : Şafak çizgisi - Parlayan şimşek 
TANER : Şafak gibi aydınlık yiğit 
TANJU : Çinlilerin Türk hükümdarlarına verdiği ad 
TANKUT : Kutlu, uğurlu sabah 
TANSEL : Şafak seli, ışık seli 
TARCAN : Ayrıcalıklı dost.
TARHAN : Oğuzlarda demirci ustası - Tüccarlar - Han ve komutan ünvanı
TARIK : Sabah yıldızı, Zühre, Venüs 
TARKAN : İslam’dan önce Türklerin kullandığı vekil, vezir gibi san 
TAŞKIN : Coşmuş, taşmış halde bulunan - Akarsuların taşması 
TAYFUN : Okyanuslarda görülen fırtına 
TAYFUR : Küçük bir kuş türü 
TAYGÜN : Çocuk, torun 
TAYKUT : Kutlu, uğurlu çocuk.
TAYLAN : Yakışıklı ve sırım gibi genç.  
TEKİN : Tek, eşsiz - Uyanık, tetikte
TEOMAN : Hun İmparatoru Mete’nin babası 
TEVFİK : Uygun düşme, uyma - Başarma - Allah’ın yardımına ulaşma 
TEZCAN : Telaşlı, heyecanlı 
TİMUÇİN : Moğol İmparatoru Cengiz - Katı, sağlam demir 
TİMUR : Demir - Türk-Moğol İmparatoru 
TOLAY : 1.Cemaat. 2.Topluluk.
TOLGA : Savaşçıların giydikleri demir başlık
TOPRAK : Yer kabuğunun yüzey bölümü 
TOYGAR : Tarlakuşu, turgay 
TUFAN : Nuh Peygamber zamanındaki güçlü yağmur 
TUGAY : İki alaydan oluşan askeri birlik 
TUĞRUL : Ak doğan - Selçuklu’nun kurucusu 
TUNA : Çok bol - Yavru - Görkemli, gösterişli - Bir akarsu 
TUNCAY : Tunç renkli ay 
TUNCER : Tunç gibi kuvvetli 
TUNÇ : Bakır, çinko, kalay karışımı 
TURAN : Türklerin en eski yurtlarına verilen ad 
TURGAY : Boz renkli, tarlalarda bulunan bir tür serçe 
TURGUT :  Oturulacak yer, konut 
TURHAN :  Soylu, seçkin 
TÜRKER :  Yiğit Türk

U

UÇAR  : Sezgi, anlayış, dikkat  
UFUK   : Herşeye gücü yeten  
UĞUR  : Becerikli,atılgan  
UĞURALP   : Dünya,varlık  
UĞURCAN   : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan  
ULAÇ   : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan  
ULAŞ   : Çok övülmüş,methedilmiş  
ULUÇ   : Beyaz ay,dolunay   
UMUR  : 1.Aldırış etme. 2.Tecrübesi çok olan, deneyimli. 
UMUT   : Beyaz taç,gelin tacı  
URAL   : Aydınlık gece      
UYGUR   : Şanı şerefi en yüksek olan  
UZAY   : Kızıl kan 

Ü
ÜLKER   : Boğa burcunda yedi yıldızdan biri  
ÜLGEN   : Yüce, ulu - İyilik tanrısı  
ÜMİTCAN  : Umutlu, hayırlı dost. 
ÜMİT  : Umut  
ÜNAL   : Adın duyulsun, tanın        

V
VAHA  : Çöl ortasında sulak ve yeşil yer. 
VAROL  : Sağlıklı, uzun yaşa  
VASFİ   : Nitelikle ilgili  
VEDAT   : Sevgi, dostluk  
VEFA   : Sözünde durma, dostluğunu sürdürme    
VOLKAN   : Yanardağ  
VURAL  : Vurarak al 

Y
YAHYA  : Zekeriya’nın oğlu olan peygamber - Allah lütufkardır anlamında 
YAKUT  : Parlak kırmızı, değerli taş 
YAKUP  : Erkek keklik - Takip eden, izleyen 
YALÇIN  : Sarp - Düz, kaygan - Parlak 
YALMAN  : Kılıç, kama gibi şeylerin ucu - Sarp, dik 
YAMAN : 1.Gücü ve becerisi alışılmışın üzerinde olan.2.Korkulan.
YASİN  : Kur’an’ın 36.Suresi 
YAŞAR  : Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konan bir ad
YAVUZ  : İyi, güzel - Mert, cesur 
YEKTA  : Tek, eşsiz 
YENER  : Üstün gelen, kazanan 
YILDIRAY : Parlak, ışık veren ay
YILDIRIM : Buluttan yere elektrik boşalması 
YILMAZ  : Bıkmayan, azimli 
YİĞİT : Güçlü, yürekli, kahraman, alp.
YUSUF  : Yakup Peygamberin oğlu 
YÜCEL : Yüksel, yüce hale gel

Z
ZAFER   : Amaca ulaşma, başarı - Düşmanı yenme  
ZAHİT  : Parlak yıldız  
ZAHİR   : Zekeriya’nın oğlu olan peygamber - Allah lütufkardır anlamında  
ZEKAİ  : Zeka ile ilgili 
ZEKERİYA   : Erkek - Bir peygamber  
ZEKİ  : Çabuk anlayan, kavrayan  
ZEYNEL   : Zenelabidin’in kısaltılmışı   
ZİHNİ   : Akılla ilgili  
ZİYA  : Aydınlık, nur

Erkek için Sözler

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

♥ Erkekler dusman degildir, onlar da kurbandir. Gercek dusman kadinin kendini inkaridir. » ANONIM

  ♥ Cogu erkek, bir takim elbise bile secemeyecekleri kadar los isikta bir kiza asik olmuslardir. » MAURICE CHEVALIER

  ♥ Iki erkegin en cok birlestigi konu, kadinlar hakkinda sahip olduklari benzer konulardir. » HONORE DE BALZAC

  ♥ Bir erkek yasadigi yerde degil sevdigi yerdedir. » LATIN ATASOZU

  ♥ Derinlerdeki hazineler bile, bir kadinin askina tutsak olmus bir erkegin hissettigi rahat kadar degerli degildir. » THOMAS MIDDLETON

  ♥ Bir erkek sevdigi iste calisirsa, cok nadiren isi yuzunden sagligi bozulur. » HONORE DE BALZAC

  ♥ Asik bir erkek, evlenene kadar eksiktir. Evlendikten sonra ise bitmistir. » ZSA ZSA GABOR

  ♥ Daglar yaklastikca daha ulu gorunurler, ama buyuk erkekler bu yonden daglara benzemezler. » LADY BLESSINGTON

  ♥ Bir erkegin evi, disaridan onun kalesi gibi gorunebilir; oysa iceriden daha cok cocuk odasina benzer. » CLARE BOOTH LUGE

  ♥ Erkekler yattiklari her kadini sevmezler, sevdikleri kadinlarla yatmazlar. » DIDEROT

  ♥ Erkekler kalpleriyle degil, dusunceleriyle yasar. » CEHOV

  ♥ Butun erkekler koca bebeklerdir. » D. H. LAWRENCE

  ♥ Erkekler kahve gibidirler. En iyileri zengin ve sicaktir, sizi butun gece ayakta tutabilirler. » ANONIM

  ♥ Altin atesle, kadin altinla, erkek de kadinla erir. » PISAGOR

Kadınlar ile bu konular ile ilgili asla tartışmayın.

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Kadınlar ile bu konular ile ilgili asla tartışmayın.

1 - Stili
2 - Yemekleri
3 - Eski sevgilileri
4 - Cinsiyet genellemeleri
5 - Mali durumu
6 - Bulduğu çözümler
7 - Görünüşü
8 - Arkadaşları
9 - Ailesi
10 - Adet dönemi

Bir tartışmayı kayıp etmek istemiyorsanız bunlara uyun.

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Bir tartımayı kayıpetmek istemiyorsanız bunlara uyun.

1- Bırakın önce o konuşsun
2- Sesinizi yükseltmeyin
3- Konu dışına çıkmayın
4- Yanlış oldğunuzu kabul edin ve kazanın
5- Duygusallık kozunu kullanın
6- Gerekirse tartışmayı veya ilişkiyi bitirin

Kadınların evlenmek istemelerinin işte 9 nedeni.

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Kadınların evlenmek istemelerinin işte 9 nedeni.

1- Ev kurmak
2- Biyolojik saat
3- Aile baskısı
4- Kontrol manyaklığı
5- Mali güvence
6- Seks
7- Vitrine çıkmak
8- Hamilelik
9- Aşk

Erkekler Hakkında İlişikinin ilk yılında yapılan 10 hata

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

İlişikinin ilk yılında yapılan 10 hata

1- Onu hediyelere boğmak
2- Tüm zamanının onunla geçirmek
3- Tüm planları onun yapmasına izin vermek
4- Arkadaşları ve ailesiyle gereğinden erken tanışmak
5- Eski ilişkilerle karşılaştırmak
6- gerçeklerler yüzleşmekten kaçınmak
7- Onu ” çantada keklik ” görmek
8- Her zaman seksi başlatan olmak
9- Hatlarını çok kolay affetmek
10- Onu sevdiğini çok erken ve çok fazla söylemek

Kadın nasıl tavlanır

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Kadın nasıl tavlanır

Aşk bu, boru değil. Dikkatli olmalı, dikkatli davranmalı, taraflardan birisinin kadın olduğunu asla unutmamalı.

Yazının Devamını Mutlaka Okuyun..! Şaşıracaksınız..!

Kadın Nasıl Tavlanır.?

1. Bir kadın seni ilginç buldu, sen de bu durumu ilginç buldun. Durum ilginç olmadığı gibi ilişkiyi ilk onun başlatması olasılığı da çok zayıftır. Toplum, her durumda kadının kitabıdır ve toplum der ki; ilişkiyi başlatan bir kadınsa o kadının kötü şöhreti vardır. Kadın için toplum, ilginç bir adamdan daha önemlidir. Kadınlar hakkındaki bu bilgiyi atlamamak gerekir.

2. Kesinlikle ilişkiyi başlatan sen olmalısın. Çünkü onların hisleri ve düşünceleri bütünüyle safsatadır.

3. Eğer başka bir erkekle çıkıyorsa ona adamın işe yaramaz olduğunu, onun tipi olmadığını, mutlaka yanlış bir tercih yapmış olduğunu söyle.

4. Kadınların hisleri ve düşünceleri önemsizmiş gibi, hatta yokmuş gibi davranmak en iyisidir. Onlar bu tutumunu “Bana kadın gibi davranıyor” diye yorumlayacaklardır.

5. Derin düşün. Bir kadına, kendi tarzınla onun ne kadar harika gözüktüğünü söyle, ama öyle ki, gözlerinle onun düşüncesini ve vücudunu yiyip bitirmek istediğini söyle. Bu onu etkileyecek ve ne kadar derin biri olduğunu düşünecektir. Kadınlar her türlü yalanın derin bir düşünce olduğunu sanırlar.

6. Zerre kadar gururun yokmuş gibi davran. Spor yap, iyi giyin, popüler ol. Bütün bunlar bir kadın için senin ne kadar ahlaksız, kadın meraklısı, yenir yutulur bir lokma olmadığının göstergesi olacaktır.

7. Başlangıçta seksten başka bir şey düşünme ve müşkülpesent olma. İyisine ulaşmak için yığınla kadını elden geçirmen lazım. Gururundan başka kaybedecek birşeyin yok. Gurur ise sadece kaybedenlerindir.

8. Kendini kaliteli, düzgün biri olarak gösterirsen bu kadınları soğutur. Çünkü, diğer bütün kadınların da bundan feci şekilde soğuyacağını kalplerinin ta derinlerinde bilirler.

9. Birsürü kadını seviyor olsan bile, kadınların herbiri, sadece kendilerini sevdiğini sanırlar.

10. Bütün kadınları çekici buluyormuşsun gibi davranırsan bütün kadınlar da seni çekici bulur. Çünkü, kadınlar kendi başlarına düşünemezler (toplum kadının kitabıdır, hatırlarsanız). Eğer diğer kadınlar sizi önemsemiyorsa, ancak o zaman o da sizi önemsemez.

11. Kadınlarla birlikte olduğun o değerli zamanlarda onları aşağıla, küçük düşür ve ne yaptığını biliyormuşsun gibi davran. Elbisesinin basit ama saçlarının şahane olduğunu söyle ona. Ona zamanla doğru dürüst giyinmeyi ve öpüşmeyi öğreteceğini söyle.

12. Şüphede misin, hemen davran; onu biryere götür, öp onu, dokun ona, nazikçe elinden tutup yatak odana götür onu. Kadınlar, senin onları harekete geçirmeni bekleyip dururlar. Eğer ne yapacağına kararsız kalırsan, öyle bir değişirler ki, neden hala birşey yapmıyor diye şaşırıp kalırlar. Bu, bir kadının bir erkeği ciddiye alması için neredeyse her kadının başvurduğu, erkeklerden istediği, bir kendine güven testidir. Kadınların da kendilerine ait bir zekası vardır diye düşünürsen, senin aptal olduğunu düşüneceklerdir.

13. Artık farkına var ki reddedilmek öyle çok da mühim bir şey değildir. Bir kadın sana hayır dediğinde, bunun, tam da o anda esen rüzgarın doğru yöne değil de ters yöne esmesinden hiç te farkı yoktur. Bütün kadınların birbirine benzemesi gibi okyanusta daha bir sürü balık vardır.

14. Reddedilmekten korkarsan, kadınların gerçekten bir karar verecekmiş gibi hissetmelerine neden olursun! Bundan ötürü seni küçümserler. Olası seçenekleri değerlendirip gerçekten bir sonuca ulaşabilecek duruma sokulmayı hiç bir kadın istemez elbette.

15. Kadınları sıraya diz. Üç kadına sevişme teklif et, biri kabul edecektir. Onlara böyle basit metodlarla yaklaşırsan gururları okşanacaktır.

16. Kadınların bildiği kadarıyla kelimeler, aşk ve ihanet içindir. Bundan dolayı ASLA ve ASLA bir kadına öpebilir miyim diye sorma. Onu dikkatle dinle ama sakın söylediği herhangi birşeye inanayım deme. Daha ziyade onu tanıdığın kadarıyla, onun sözlerini yorumla.

17. Kadınlar beyinli değil fizikli yaratıklardır. Yani onlara aşık olduğunu söylemektense elini doğruca kasıklarına götür.

18. Feminizmin bütün hedefleriyle - özellikle (her ne ise) ana fikriyle - bütünüyle hemfikir ol. Aslında herhangi bir kadının herhangi bir konuda söylediği herhangi bir şeyle aynı fikirde olmalısın. Lakin ne yaparsan yap hiç bir zaman bir kadına gerçekte nasıl davranman gerektiğini unutma, yoksa aziz olma tehlikesiyle her an karşılaşabilirsin ve kadınların bildiği kadarıyla bir aziz kötü bir şakadan başka birşey değildir. Bütün bunlardan yola çıkarak kadına, ne kadar akıllı ve cesur olduğunu ve fakat tıpkı diğer bütün kadınlar gibi kendi başının çaresine bakamayan, düşüncelerinin ve inançlarını önemsiz olduğunu hissettir.

Aşk Uydurduğumuz En Güzel Yalan

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Aşk Uydurduğumuz En Güzel Yalan

Aşk, Uydurduğumuz En Güzel Yalan! / Baki Kara

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan… Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin… İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

“Bana kalan,
Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! bu şehir, yalan şehir”

demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin…

Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti… Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?

“Bir gün içimden gittin, anladım.”

Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.

İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.

İçimizdeki yasaklı kimliktir O:

Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır…

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan… Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin… İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

Kaynak : erkekadam.com

Erkeklerde Kellik sorunu

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Kellik sorunu

Kelliğe yol açan temel faktör
İsrailli bilim adamları, kelliğe yol açan temel faktörü belirledi. Journal of Investigative Dermatology dergisine göre, İsrail Teknoloji Enstitüsü bilim adamları, gelecekte uygulanabilecek bir terapiyle, vücudun savunma sistemini harekete geçirerek saç dökülmesini önleyebileceklerini açıkladı. Kafa derisinde bir veya daha fazla küçük yuvarlak ve yumuşak kelliklerin meydana gelmesiyle başlayan hastalığa etkili bir tedavi uygulanamadığı ve hastalığın vücuttaki bütün kılların yok olmasına neden olduğu belirtiliyor. Hastalığın, vücuttaki beyaz hücrelerin, deride saç büyümesini sağlayan hücrelerin bulunduğu küçük keseciklere saldırmasıyla başladığı biliniyor.

Araştırmacılar, insandan aldıkları hastalıklı deri parçasını, bağışıklık sistemi yok edilmiş farelere aşıladı. Bu şekilde farelerin bağışıklık sisteminin dokuyu reddetmesi önlendi ve hastalıklı deride tekrar saç büyümesinin başladığı gözlendi.

Daha sonra insan T hücrelerini, saça renk veren hücrelerden alınan protein parçalarıyla karıştırarak farelere enjekte eden uzmanlar, hastalıklı deride saç dökülmesinin tekrar başladığını saptadı.

Bilim adamları, protein parçalarının antijen gibi davranarak bağışıklık sistemini saldırıya geçirdiğini düşünüyor. Şimdiye kadar sadece steroitle tedavi yoluna gidilen hastalığın tamamen iyileştirilemediğini belirten uzmanlar, steroitin yan etkisinin de bulunduğuna işaret ediyor.

Saç dökülmesi herkesin sorunu
Kadınların yüzde 40′ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50’si yaşamlarının bir bölümünde saç dökülmesi sorunu yaşıyorlar.

Ankara Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cengizhan Erdem, kadın ve erkeklerde saç dökülmelerinin en sık rastlanan nedeninin, androjen (erkeklik) hormonları, yaş ve genetik özellikler sonucu ortaya çıkan (Androgenetik) saç dökülmeleri olduğuna dikkati çekti.

“Kadınların yüzde 40′ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50’si, yaşamlarının bir bölümünde bu tür saç dökülmesi ile karşı karşıya kalırlar” diyen Prof. Dr. Cengizhan Erdem, 40-50 yaşları arasında her 10 erkekten 4′ünde belirgin bir saç kaybı bulunduğunu, androgenetik saç dökülmesinin 10′lu, 20′li ya da 30′lu yaşlarda da başlayabildiğini kaydetti.

Kadınlarda ve erkeklerde saç kaybının farklı şekillerde ortaya çıkabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Erdem, erkeklerde alın köşeleri ve tepe bölgelerinde saç dökülmesi görülürken, kadınlarda tepe bölgesinde kısmi bir saç dökülmesi ile karşılaşıldığını belirtti.

Saç dökülmesinin tedavisi
Prof. Dr. Erdem, erkeklerde saç dökülmesinin tedavisinde çeşitli losyonlar, ilaçlar kullanıldığını ifade ederek, şöyle konuştu: “Kullandığımız ilaçlar, saç dökülmesini yavaşlatarak hastaların önemli bölümünde saçların gürleşmesine yol açmaktadır. İlaçlar, kıl köklerinde aktif erkeklik hormonu oluşumunu engellemektedir. Kadınlardaki saç dökülmesinde de bir solüsyon kullanılmaktadır.”

Türkiye’de çok çeşitli saç tedavi şekilleri uygulandığını vurgulayan Prof. Dr. Erdem, tıbbi olmayan bu yöntemlerin büyük bölümünün para kaybına yol açtığını ve etkili olmadığını söyledi. Prof. Dr. Cengizhan Erdem, saç ekimine de değinerek, özellikle saçlı derinin ön bölümünde saç dökülmesi olan erkek ve kadınların bu yöntemden yararlanabildiğini, saçlı derinin arka bölümündeki sağlıklı kıl köklerinin alınarak saçların dökük olduğu bölgelere ekildiğini bildirdi.

Doğal yöntemlerle saçlarınızı canlandırın

Sıcak Yağ Tedavisi
Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.

Hintyağı Tedavisi
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.

Zeytinyağı ve Bal Tedavisi
Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.

Protein Tedavisi
Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.

Kakao Yağı Tedavisi
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.

Mayonez Tedavisi
Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder, kuru saçın yağla beslenmesini sağlar.

Kellik icin en eski recete
Bilinen en eski tıp belgesi olan 1862 yılında gün ışığına çıkarılan ve M.Ö 1500`lü yıllarda yazıldığı belirtilen Ebers Papirüsü`nde, saç dökülmesini önlemek için reçete bulunuyor. Saç dökülmesini önlemek için demir, kırmızı kurşun, soğan, kaymak taşı ve bal karışımında hazırlanan ilacın yutulması ve Güneş Tanrısı`na yakarmak gerektiği yer alıyor.

Film Izle

Turkce mIRC

Site Chat

Sohbet Site

My From

Head My

Magazin

Msn Bilgisayar