Kadınlar ile bu konular ile ilgili asla tartışmayın.

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Kadınlar ile bu konular ile ilgili asla tartışmayın.

1 - Stili
2 - Yemekleri
3 - Eski sevgilileri
4 - Cinsiyet genellemeleri
5 - Mali durumu
6 - Bulduğu çözümler
7 - Görünüşü
8 - Arkadaşları
9 - Ailesi
10 - Adet dönemi

Bir tartışmayı kayıp etmek istemiyorsanız bunlara uyun.

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Bir tartımayı kayıpetmek istemiyorsanız bunlara uyun.

1- Bırakın önce o konuşsun
2- Sesinizi yükseltmeyin
3- Konu dışına çıkmayın
4- Yanlış oldğunuzu kabul edin ve kazanın
5- Duygusallık kozunu kullanın
6- Gerekirse tartışmayı veya ilişkiyi bitirin

Kadınların evlenmek istemelerinin işte 9 nedeni.

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Kadınların evlenmek istemelerinin işte 9 nedeni.

1- Ev kurmak
2- Biyolojik saat
3- Aile baskısı
4- Kontrol manyaklığı
5- Mali güvence
6- Seks
7- Vitrine çıkmak
8- Hamilelik
9- Aşk

Erkekler Hakkında İlişikinin ilk yılında yapılan 10 hata

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

İlişikinin ilk yılında yapılan 10 hata

1- Onu hediyelere boğmak
2- Tüm zamanının onunla geçirmek
3- Tüm planları onun yapmasına izin vermek
4- Arkadaşları ve ailesiyle gereğinden erken tanışmak
5- Eski ilişkilerle karşılaştırmak
6- gerçeklerler yüzleşmekten kaçınmak
7- Onu ” çantada keklik ” görmek
8- Her zaman seksi başlatan olmak
9- Hatlarını çok kolay affetmek
10- Onu sevdiğini çok erken ve çok fazla söylemek

Kadın nasıl tavlanır

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Kadın nasıl tavlanır

Aşk bu, boru değil. Dikkatli olmalı, dikkatli davranmalı, taraflardan birisinin kadın olduğunu asla unutmamalı.

Yazının Devamını Mutlaka Okuyun..! Şaşıracaksınız..!

Kadın Nasıl Tavlanır.?

1. Bir kadın seni ilginç buldu, sen de bu durumu ilginç buldun. Durum ilginç olmadığı gibi ilişkiyi ilk onun başlatması olasılığı da çok zayıftır. Toplum, her durumda kadının kitabıdır ve toplum der ki; ilişkiyi başlatan bir kadınsa o kadının kötü şöhreti vardır. Kadın için toplum, ilginç bir adamdan daha önemlidir. Kadınlar hakkındaki bu bilgiyi atlamamak gerekir.

2. Kesinlikle ilişkiyi başlatan sen olmalısın. Çünkü onların hisleri ve düşünceleri bütünüyle safsatadır.

3. Eğer başka bir erkekle çıkıyorsa ona adamın işe yaramaz olduğunu, onun tipi olmadığını, mutlaka yanlış bir tercih yapmış olduğunu söyle.

4. Kadınların hisleri ve düşünceleri önemsizmiş gibi, hatta yokmuş gibi davranmak en iyisidir. Onlar bu tutumunu “Bana kadın gibi davranıyor” diye yorumlayacaklardır.

5. Derin düşün. Bir kadına, kendi tarzınla onun ne kadar harika gözüktüğünü söyle, ama öyle ki, gözlerinle onun düşüncesini ve vücudunu yiyip bitirmek istediğini söyle. Bu onu etkileyecek ve ne kadar derin biri olduğunu düşünecektir. Kadınlar her türlü yalanın derin bir düşünce olduğunu sanırlar.

6. Zerre kadar gururun yokmuş gibi davran. Spor yap, iyi giyin, popüler ol. Bütün bunlar bir kadın için senin ne kadar ahlaksız, kadın meraklısı, yenir yutulur bir lokma olmadığının göstergesi olacaktır.

7. Başlangıçta seksten başka bir şey düşünme ve müşkülpesent olma. İyisine ulaşmak için yığınla kadını elden geçirmen lazım. Gururundan başka kaybedecek birşeyin yok. Gurur ise sadece kaybedenlerindir.

8. Kendini kaliteli, düzgün biri olarak gösterirsen bu kadınları soğutur. Çünkü, diğer bütün kadınların da bundan feci şekilde soğuyacağını kalplerinin ta derinlerinde bilirler.

9. Birsürü kadını seviyor olsan bile, kadınların herbiri, sadece kendilerini sevdiğini sanırlar.

10. Bütün kadınları çekici buluyormuşsun gibi davranırsan bütün kadınlar da seni çekici bulur. Çünkü, kadınlar kendi başlarına düşünemezler (toplum kadının kitabıdır, hatırlarsanız). Eğer diğer kadınlar sizi önemsemiyorsa, ancak o zaman o da sizi önemsemez.

11. Kadınlarla birlikte olduğun o değerli zamanlarda onları aşağıla, küçük düşür ve ne yaptığını biliyormuşsun gibi davran. Elbisesinin basit ama saçlarının şahane olduğunu söyle ona. Ona zamanla doğru dürüst giyinmeyi ve öpüşmeyi öğreteceğini söyle.

12. Şüphede misin, hemen davran; onu biryere götür, öp onu, dokun ona, nazikçe elinden tutup yatak odana götür onu. Kadınlar, senin onları harekete geçirmeni bekleyip dururlar. Eğer ne yapacağına kararsız kalırsan, öyle bir değişirler ki, neden hala birşey yapmıyor diye şaşırıp kalırlar. Bu, bir kadının bir erkeği ciddiye alması için neredeyse her kadının başvurduğu, erkeklerden istediği, bir kendine güven testidir. Kadınların da kendilerine ait bir zekası vardır diye düşünürsen, senin aptal olduğunu düşüneceklerdir.

13. Artık farkına var ki reddedilmek öyle çok da mühim bir şey değildir. Bir kadın sana hayır dediğinde, bunun, tam da o anda esen rüzgarın doğru yöne değil de ters yöne esmesinden hiç te farkı yoktur. Bütün kadınların birbirine benzemesi gibi okyanusta daha bir sürü balık vardır.

14. Reddedilmekten korkarsan, kadınların gerçekten bir karar verecekmiş gibi hissetmelerine neden olursun! Bundan ötürü seni küçümserler. Olası seçenekleri değerlendirip gerçekten bir sonuca ulaşabilecek duruma sokulmayı hiç bir kadın istemez elbette.

15. Kadınları sıraya diz. Üç kadına sevişme teklif et, biri kabul edecektir. Onlara böyle basit metodlarla yaklaşırsan gururları okşanacaktır.

16. Kadınların bildiği kadarıyla kelimeler, aşk ve ihanet içindir. Bundan dolayı ASLA ve ASLA bir kadına öpebilir miyim diye sorma. Onu dikkatle dinle ama sakın söylediği herhangi birşeye inanayım deme. Daha ziyade onu tanıdığın kadarıyla, onun sözlerini yorumla.

17. Kadınlar beyinli değil fizikli yaratıklardır. Yani onlara aşık olduğunu söylemektense elini doğruca kasıklarına götür.

18. Feminizmin bütün hedefleriyle - özellikle (her ne ise) ana fikriyle - bütünüyle hemfikir ol. Aslında herhangi bir kadının herhangi bir konuda söylediği herhangi bir şeyle aynı fikirde olmalısın. Lakin ne yaparsan yap hiç bir zaman bir kadına gerçekte nasıl davranman gerektiğini unutma, yoksa aziz olma tehlikesiyle her an karşılaşabilirsin ve kadınların bildiği kadarıyla bir aziz kötü bir şakadan başka birşey değildir. Bütün bunlardan yola çıkarak kadına, ne kadar akıllı ve cesur olduğunu ve fakat tıpkı diğer bütün kadınlar gibi kendi başının çaresine bakamayan, düşüncelerinin ve inançlarını önemsiz olduğunu hissettir.

Aşk Uydurduğumuz En Güzel Yalan

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Aşk Uydurduğumuz En Güzel Yalan

Aşk, Uydurduğumuz En Güzel Yalan! / Baki Kara

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan… Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin… İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

“Bana kalan,
Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! bu şehir, yalan şehir”

demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin…

Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti… Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?

“Bir gün içimden gittin, anladım.”

Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.

İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.

İçimizdeki yasaklı kimliktir O:

Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır…

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan… Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin… İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

Kaynak : erkekadam.com

Erkeklerde Kellik sorunu

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Kellik sorunu

Kelliğe yol açan temel faktör
İsrailli bilim adamları, kelliğe yol açan temel faktörü belirledi. Journal of Investigative Dermatology dergisine göre, İsrail Teknoloji Enstitüsü bilim adamları, gelecekte uygulanabilecek bir terapiyle, vücudun savunma sistemini harekete geçirerek saç dökülmesini önleyebileceklerini açıkladı. Kafa derisinde bir veya daha fazla küçük yuvarlak ve yumuşak kelliklerin meydana gelmesiyle başlayan hastalığa etkili bir tedavi uygulanamadığı ve hastalığın vücuttaki bütün kılların yok olmasına neden olduğu belirtiliyor. Hastalığın, vücuttaki beyaz hücrelerin, deride saç büyümesini sağlayan hücrelerin bulunduğu küçük keseciklere saldırmasıyla başladığı biliniyor.

Araştırmacılar, insandan aldıkları hastalıklı deri parçasını, bağışıklık sistemi yok edilmiş farelere aşıladı. Bu şekilde farelerin bağışıklık sisteminin dokuyu reddetmesi önlendi ve hastalıklı deride tekrar saç büyümesinin başladığı gözlendi.

Daha sonra insan T hücrelerini, saça renk veren hücrelerden alınan protein parçalarıyla karıştırarak farelere enjekte eden uzmanlar, hastalıklı deride saç dökülmesinin tekrar başladığını saptadı.

Bilim adamları, protein parçalarının antijen gibi davranarak bağışıklık sistemini saldırıya geçirdiğini düşünüyor. Şimdiye kadar sadece steroitle tedavi yoluna gidilen hastalığın tamamen iyileştirilemediğini belirten uzmanlar, steroitin yan etkisinin de bulunduğuna işaret ediyor.

Saç dökülmesi herkesin sorunu
Kadınların yüzde 40′ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50’si yaşamlarının bir bölümünde saç dökülmesi sorunu yaşıyorlar.

Ankara Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cengizhan Erdem, kadın ve erkeklerde saç dökülmelerinin en sık rastlanan nedeninin, androjen (erkeklik) hormonları, yaş ve genetik özellikler sonucu ortaya çıkan (Androgenetik) saç dökülmeleri olduğuna dikkati çekti.

“Kadınların yüzde 40′ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50’si, yaşamlarının bir bölümünde bu tür saç dökülmesi ile karşı karşıya kalırlar” diyen Prof. Dr. Cengizhan Erdem, 40-50 yaşları arasında her 10 erkekten 4′ünde belirgin bir saç kaybı bulunduğunu, androgenetik saç dökülmesinin 10′lu, 20′li ya da 30′lu yaşlarda da başlayabildiğini kaydetti.

Kadınlarda ve erkeklerde saç kaybının farklı şekillerde ortaya çıkabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Erdem, erkeklerde alın köşeleri ve tepe bölgelerinde saç dökülmesi görülürken, kadınlarda tepe bölgesinde kısmi bir saç dökülmesi ile karşılaşıldığını belirtti.

Saç dökülmesinin tedavisi
Prof. Dr. Erdem, erkeklerde saç dökülmesinin tedavisinde çeşitli losyonlar, ilaçlar kullanıldığını ifade ederek, şöyle konuştu: “Kullandığımız ilaçlar, saç dökülmesini yavaşlatarak hastaların önemli bölümünde saçların gürleşmesine yol açmaktadır. İlaçlar, kıl köklerinde aktif erkeklik hormonu oluşumunu engellemektedir. Kadınlardaki saç dökülmesinde de bir solüsyon kullanılmaktadır.”

Türkiye’de çok çeşitli saç tedavi şekilleri uygulandığını vurgulayan Prof. Dr. Erdem, tıbbi olmayan bu yöntemlerin büyük bölümünün para kaybına yol açtığını ve etkili olmadığını söyledi. Prof. Dr. Cengizhan Erdem, saç ekimine de değinerek, özellikle saçlı derinin ön bölümünde saç dökülmesi olan erkek ve kadınların bu yöntemden yararlanabildiğini, saçlı derinin arka bölümündeki sağlıklı kıl köklerinin alınarak saçların dökük olduğu bölgelere ekildiğini bildirdi.

Doğal yöntemlerle saçlarınızı canlandırın

Sıcak Yağ Tedavisi
Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.

Hintyağı Tedavisi
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.

Zeytinyağı ve Bal Tedavisi
Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.

Protein Tedavisi
Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.

Kakao Yağı Tedavisi
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.

Mayonez Tedavisi
Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder, kuru saçın yağla beslenmesini sağlar.

Kellik icin en eski recete
Bilinen en eski tıp belgesi olan 1862 yılında gün ışığına çıkarılan ve M.Ö 1500`lü yıllarda yazıldığı belirtilen Ebers Papirüsü`nde, saç dökülmesini önlemek için reçete bulunuyor. Saç dökülmesini önlemek için demir, kırmızı kurşun, soğan, kaymak taşı ve bal karışımında hazırlanan ilacın yutulması ve Güneş Tanrısı`na yakarmak gerektiği yer alıyor.

Erkekler nelerden hoşlanmaz

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Erkekler nelerden hoşlanmaz

* TV’DE MAÇ SEYREDERKEN SÜREKLİ EKRANIN ÖNÜNDEN GEÇİP DURUYOR.
* BENİ GEREKSİZ YERE UYANDIRIYOR.
* BENİM KAZAKLARIMI,GÖMLEK VE TİŞÖRTLERİMİ GİYMEYE BAYILIYOR.
* HER ŞEYİ PROGRAMLI OLARAK YAPIYOR.
* TAM BİR TİTİZLİK HASTASI.
* SÜREKLİ ALIŞVERİŞ YAPIYOR.
* SAÇLARIYLA ÇOK UĞRAŞIYOR.
* TAKMA KİRPİKTEN NEFRET EDİYORUM.
* PEMBE DİZİLERİ KAÇIRMIYOR.
* BENİ KÖTÜ BABALIK İLE SUÇLUYOR.
* ADET DÖNEMİNDE ÇEKİLMEZ OLUYOR.
* ARKADAŞLARI VE AİLESİYLE TELEFONDA ÇOK UZUN SÜRE KONUŞUYOR.
* ANNESİNE HER ŞEYİ ANLATIYOR.
* EVDEN ÇIKMASI 1 SAATİ BULUYOR.

Biraz şaka Biraz ciddi

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Biraz şaka Biraz ciddi

Erkekler bilgisayar gibidir….. sık sık kilitlenir ve hafızası asla yetmez…
Erkekler çikolata gibidir….. tatlıdır, keyif verir ama sonuçta gelir popona yapışır…
Erkekler kahve gibidir…. İyisi seni bütün gece uyutmaz…..
Erkekler yıldız falı gibidir……. sana ne yapman gerektiğini söyler, lakin her seferinde yanılır…
Erkekler park yeri gibidir….. iyilerin hepsi kapılmıştır…
Erkekler kar fırtınası gibidir…. ne zaman geleceğini, ne kadar süreceğini ve kar kalınlığını önceden tahmin etmene imkan yoktur..
Erkekler tatil gibidir…. hep kısa gelir..
Geleceğini planlayan erkeği nasıl anlarsın? iki şişe rakı alır….
Erkekler neden evlenmeyecekleri kadınların peşinde koşar? köpekler de kullanmayacakları otomobillerin peşinde koştuğu için..
Yeni bir koca ile evdeki köpek arasında ne fark vardır? köpek bir yıl sonra da sen eve geldiğinde kuyruğunu sallar….
Tuvalet kağıdını değiştirmek için kaç erkek gerekir? dünya tarihinde böyle bir $ey ya$anmadığı için bilinmiyor..
Erkek kredi kartının çalındığını neden polise haber vermez? hırsız karısından daha az harcar….
Erkek neden karisinin elini tutar? bıraktığı anda alışverişe gideceğini bildiği için…..
Evli çiftler su yatağına ne der? ölü deniz……

Doğal Davranmak

Posted by: myfrom  :  Category: Kadın ve Erkek

Doğal Davranmak

Doğal Davranmak / Derin Gezer

Bir buçuk sene önce nişanlımdan ayrıldım. Nişanlanmadan önce yalnız yaşamaktaydım ve evim, çok sevdiğim erkek veya kız arkadaşlarımla dolar taşardı. Nişanlımla da böyle bir toplantıda tanışmıştım zaten. O gece böyle kalabalık partilerden ve insanlarla birlikte olmaktan çok hoşlandığını söylemişti. Çok sevinmiştim. Ancak, biz birlikte olmaya başladıktan sonra, bizim eve gelip gitmeler seyrekleşti ve işte “-Çok yorgunum!”; ya da, “-Şimdi çağırma onları!” gibi seslerin telefon konuşmalarının arka planlarından duyulmaya başlaması ile, bu partilerin kısa bir süre sonra bıçak gibi kesilmesi bir oldu.

Bizim eve kendiliğinden gelen insanları, bu sefer ben arayıp davet eder olmuştum. Eski dostlarımla görüşmek için, balık alıyor, ızgara partileri düzenliyor, olmadı yüksek volümlü eski stil -elektro gitar, anfi ve vurmalı çalgıların da yer aldığı- partiler düzenliyor, fakat bir türlü sonuç alamıyordum. Bu tür geceler, nişanlımın “-Kusura bakmayın çok yorgunum ben yatıyorum” ya da benim “-Hayatım misafirlerle hiç ilgilenmiyorsun!”, şeklinde ki sessiz, ama o nispette tehlikeli mesajların, yarattığı sevimsiz bir hava ile bitiyordu. İşin büyüsü kaçmıştı, kimse gelmiyordu artık. Biraz cesaret gösteripte gelenler, nişanlımın doğallıktan uzak, patroniçe edalarına dayanamayıp bir daha gelmemek üzere çıkıp gidiyorlardı. Erkek arkadaşlarımı çok özlemeye başlamıştım. Nişanlım bunu farkettikçe, daha da hırçınlaşıyor ve sanırım diğer arkadaşlarımı kıskanıyor ve sadece kendisine ait olmamı istiyor, beni kaybetmekten korkuyordu.

Ben se, diğer arkadaşlarımla her konudan konuşabiliyor, gerektiğinde ulu orta küfür edebiliyor, hatta çekinmeden tartışmalı kavgalara giriyor, kavga edip hemen aynı gün bir iki saat sonra barışabiliyordum. Ama nişanlımla durum farklı idi. Her tartışma ya da kötü hadiseden sonra içimde o tanıdık derin burkulma. Pişman olup özür mü dilesem, haklı olduğum için dirensem mi, arasındaki o pis çelişki. Terkedilme ya da cezalandırılma korkusu. Basit bir tartışma, feci bir hale dönüşebiliyordu bu şekilde. Aradan iki sene geçti ve ayrıldık.

Ben nişanlımdan ayrılır ayrılmaz, eski arkadaşlarım da sanki bunu bekliyormuş gibi, hepsi bizim eve doluştular. Eski günler başladı. Bir arkadaşım Doçent ve yarışmacı mimar, diğer bir arkadaşım ise aynı fakültede Doktor. Bizim evde çok sıkı bir seviye tutturduk. Her hafta en az üç gün bizim evde toplanıyor, mantı pişiriyoruz. Muhabbet acayip güzel. Doçent olan arkadaşım’ın “GAAAK” diye bir geğirmesi varki, bayılırsınız. Diğeri ise başından geçen tüm zamparalık hikayelerini, bire bin katarak öyle rahat ve kendinden geçerek anlatıyor ki bütün gece onu dinleyebilirsiniz. Tiyatroya gitmeye gerek yok. Balık kızarttığımızda ise, soğanın üzerine bir yumruk, haşır huşur, soğanla ne güzel gidiyor kızarmış balıklar. Elle yiyoruz balıkları ve kılçıklarını da masanın üzerinde bırakıyoruz bir süre. Kİmden, ne kadar ve ne için hoşlandığımızı, rahatça paylaşabiliyoruz.

Şimdi, bazı hanım okurlarımızın “-Aaaa, pis herifler!” dediğini duyar gibi oluyorum. Ancak şunu belirtmeliyi ki, bu arkadaşlar toplumda çok önemli yerlere gelmiş, çok saygıdeğer insanlar. Siz Doçent olan arkadaşımı bir sempozyumda, ya da bir resim sergisinin açılışında görün. Ya da doktor olan arkadaşımızı, büyük bir holding de bir iş toplantısında görün. Kendinizi alamazsınız.

Şimdi bu farklılık nereden kaynaklanıyor diye düşündüğümde aklıma şunlar geliyor. Biliyorsunuz, insan doğal haliyle çıplaktır. Ancak doğa karşısında zayıftır ve zor şartlara karşı korunmak için giyinir. Yazın ince bir tişort yeterli iken, hava soğudukça, kendisini koruyacak daha kalın giysiler seçer. Davranışlarımız da giysilere benziyor bence. Kimi davranışları, giysilerimiz gibi, içinde bulunduğumuz sosyal ortamların sıcaklık derecelerine göre seçiyoruz.. Kendimize yakın bulduğumuz ortamlara, daha sıcak ortamlara, doğal halimize daha yakın, daha ince bir giysi ile çıkabiliyoruz. Sosyal olaylarda ise, dış etkenler bizim için ne kadar tehlike arzediyorsa, davranışlarımız da doğal halinden o kadar uzaklaşıyor ve böyle ortamlarda daha “kalın” ve doğallıktan uzak davranışlar seçiyoruz. Bir iş toplantısı, ya da mesleki açıdan hayati bir önem arzeden bir sempozyum bizim için sosyal tehlikeler arzedebilir. Bu tür ortamlarda niçin bu kadar formal ve doğallıktan uzak olduğumuzu da bu şekilde açıklayabiliriz.

Buna göre, bir insanın en doğal olduğu -ya da olması gerektiği- kişi hemen tahmin edileceği üzere, herhalde aslında eşi olmalıdır. İnsan sadece eşinin yanıda tamamen soyunur, çıplak kalır ve doğallığın en üst düzeyini yaşar. Yani, en güven duyulması gerken kişi, aslında kişinin eşidir. Ancak eşlerine bu derce güven duyamayanlar, birbirlerine bu doğal davranışları sergileyemezler, ve eşleriyle bir arkadaş toplantısını bile paylaşamazlar.

Tatlı ve örnek ilişki olarak hep dedemle anneannemin ilişkisi gözümün önüne gelir. Hatırlıyorum dedem, dükkanında erkek arkadaşları ile nasıl konuşuyorsa, eşinin yanında aile toplantılarında da öyle konuşurdu. Davranışları gerek dükkanda, gerek evde bir farklılık göstermezdi. Annanemin de, kadın arkadaşlarının yanında, dedemin yanında davrandığından farklı bir şekilde davrandığını görmedim. Her ikisi de insanlarla birlikte olduklarında, bu doğallıkları yüzünden sevilirler, etrafa sevgi ve güven yayarlardı. Hatırlıyorum, tüm sülale, yalovaya plaja gidildiğinde, açık saçık espriler, takılmalar, herkes pür neşe, sevgi yumağı halinde dönülürdü.

Ne zaman ki, insanlar, ilişkileri bir iş ve gelecek garantisi olarak görmeye başlıyorlar, işte o ilişkiler de doğallıklarını yitiriyor. Kaybedilmesinden korkulan sosyal statü, ya da kazanılan maddi değerleri yitirme korkusunun yarattığı tehlike hissi, insanların özellikle eşlerin bile, birbirlerine yabancılaşmasını sağlıyor. Doğal davranışları engelliyor, ve kişiler birbirlerine karşı kalın giysiler giyiyorlar. Örneğin hanımının parası ve sosyal statüsü için evlenmiş olan bir arkadaşımın, eşine, kendi doğal halinden ne kadar uzak ve temkinli davrandığını hep izlemişimdir. Yazıktır ki insanlar doğallıktan uzak bu davranışlar manzumesini “saygı” kavramı altında klişeleştirip, savunarak, aslında duydukları derin acıyı hafifletmeye çalışıyorlar.

Bizim evde ise, nişanlım gittiğinden beri doğallığın, dostluğun, sevginin, birlikteliğin hası yaşanıyor. Erkek erkeğe çok mutluyuz demek değil amacımız. Karşı cinsin karşısında doğal ve olduğumuz gibi görünebilme isteği bizimkisi. Bu doğallık hissine yakın hanımları aramıza alma çabalarımız sürmekte. Aramıza katılanlardan bazıları, başlangıçta bu samimiyet ve doğallıktan ürküyorlar, ancak zamanla bu doğallık onlara da yansıyor ve bu farklılığımız onları baştan çıkarıyor, bize bağlıyor, bizi daha çok seviyorlar ve mutlu oluyorlar. Ancak onlara daha hala elle balık yedirtemedik, itiraf etmeliyim.

Sonuç olarak, eşler ve karşı cinslerin birbirlerine gösterdikleri doğallıktan uzak davranışlar, ya bir güven, ya da doğal olmayan bir beklenti sorunu olarak karşımıza çıkmakta. Samimiyet ve çıplaklık düzeyinde bir paylaşımı olanaksız kılan bu durum, erkekleri mahalle kahvesine, ya da o malum iş toplantılarına, kadınları ise konken, ya da altın günlerine sürüklemekte…

Kaynak : erkekadam.com

cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Top Blogs TOPlist TOPlist iPhone Topsites Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Miscellaneous - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Hier gehts in Bunnys Topliste Vote fr uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:.