Harita Bilgisi

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

Harita Bilgisi

Harita, Plan, Kroki

Dünya üzerindeki bir yerin kuşbakışı görünümü, kroki, plan ya da harita olarak düzleme aktarılır.

Harita: Dünya’nın bütününün ya da bir bölümünün kuşbakışı görünümünün belli bir oranda küçültülerek düzleme aktarılmış şekline harita denir.

Bir çizimin harita özelliği taşıyabilmesi için;
-   Kuşbakışı görünüme göre çizilmesi,
-   Arazi üzerindeki uzunlukların belli bir oranda küçültülmesi gerekir.

UYARI: Kuşbakışı görünüm temel alınarak yapılan çizimlerin harita özelliği taşıyabilmesi için küçültme oranının (ölçek) bulunması gerekir.

Plan: Bir yerin kuşbakışı görünümünün belli bir oranda küçültülerek düzleme aktarılmasıdır. Plan bir tür büyük ölçekli haritadır.

Kroki: Bir yerin kuşbakışı görünümünün ölçeksiz olarak düzleme aktarılmasıdır.

Haritalarda Bozulmalar

Dünya’nın küreselliği harita çizimini güçleştirmektedir. Dünya’nın tümü ya da bir bölümü düzleme aktarırken şekillerde, alanlarda, uzunluk ve açılarda bozulmalar olur. Bu nedenle küresel yüzeyi düzleme aktarmak için çeşitli çizim yöntemleri geliştirilmiştir.

Özellikle yeryüzü şekillerini gösteren haritalar tam olarak gerçeği yansıtmazlar. Engebesi fazla, geniş alanların gösterildiği haritalarda hata payı artar. Az engebeli, küçük alanların gösteriminde hata payı azalır.

UYARI: Dünya’nın küreselliği harita çizimini zorlaştırır.
-   Engebeli ve geniş alanların gösterildiği haritalarda bozulmalar fazladır.
-   Engebesiz ve küçük alanların gösterildiği haritalarda bozulmalar azdır.

Projeksiyon

Dünya’nin küreselliği nedeniyle, haritalarda ortaya çıkan hataları en aza indirmek için çeşitli yöntemler kullanılır. Bunun için yerkürenin paralel ve meridyen ağının belirli kurallara göre düz bir kağıda geçirilmesi gerekir. Bu sisteme projeksiyon denir.

Projeksiyon Sistemleri
-   Alan Koruyan Projeksiyon
Alan koruyan projeksiyon ile çizilen haritalarda, sekil, açı ve uzunluk oranları bozulur. Ancak, paralel daireleri ile meridyenler arasındaki alanlar bozulmadan, orantılı olarak düzleme geçirilir. Böylece gerçek alan korunmuş olur.

-   Açı Koruyan Projeksiyon
Açı koruyan projeksiyon ile çizilen haritalarda, meridyenler ile paraleller arasındaki 90°’lik açık iler kara ve denizlerin şekilleri korunur. Ancak, bunların alanları bozulur. Bu tip haritalarda kutup bölgelerine doğru gidildikçe, kara ve denizlerin alanı büyür.

-   Uzunluk Koruyan Projeksiyon
Uzunluk koruyan projeksiyon ile çizilen haritalarda, merkezden çevreye doğru tüm yönlerdeki uzunlukların oranı korunur. Açı ve alan korunmaz.

Harita Çizimi

Bir bölgenin haritası çizilirken öncelikle;
-   Bölgenin enlem ve boylamının,
-   Haritanın kullanım amacının,
-   Haritanin küçültme oranının belirlenmesi gerekir.

Harita yapımında kullanılacak çizim yöntemi, küçültme oranı ve harita işaretleri ise haritanın kullanım amacına göre belirlenir.

Harita Elemanları
Tüm haritalarda bulunması gereken 5 temel eleman vardır. Bunlar, enlem-boylam, ölçek, harita anahtarı (lejant), başlık ve çerçevedir.

a)   Enlem-boylam: Haritası yapılacak alanın öncelikle enlem ve boylamları belirlenir. Çünkü haritanın ölçeği, bu alanın genişliğine ve kullanım amacına göre belirlenir.
b)   Ölçek: Haritanın kullanım amacına göre belirlenmelidir.
c)   Harita Anahtarı (Lejant): Haritada kullanılan özel işaretlerin ne anlama geldiğini gösteren bölümdür. Her haritanın kullanım amacına göre farklı işaretler kullanılır.
d)   Başlık: Haritanın kullanım amacını belirtmeli, haritayı tanıtmaya yeterli, açık ve kısa olmalıdır.
e)   Çerçeve: Tüm haritalarda, haritası yapılacak alanı sınırlayan bir iç çerçeve ve diğer harita elemanlarını sınırlayan dış çerçeve çizilmelidir.

Harita Ölçeği
Harita üzerinde belli iki nokta arasındaki uzunluğun, yeryüzündeki ayni noktalar arasındaki uzunluğa oranıdır. Diğer bir deyişle, gerçek uzunlukları harita üzerine aktarırken kullanılan küçültme oranıdır.
Örneğin: Boğaz Köprüsü’nün gerçekte 1074 m olan iki ayağı arası uzaklık, ölçeği bilinmeyen bir haritada yaklaşık 0.5 cm gösterilmiştir. Haritanın ölçeğini bulmak için harita üzerindeki uzunluğunu gerçek uzunluğa oranlarız.
 
Buna göre haritanın ölçeği yaklaşık 1/200.000′dir.

Ölçek = Harita Üzerindeki Uzunluk / Arazi Üzerindeki Uzunluk (Gerçek Uzunluk)

Kesir Ölçek
Haritalardaki küçültme oranını basit kesirle ifade eden ölçek türüdür.
1 / 25.000 , 1 / 500.000, 1 / 1.000.000 birer kesir ölçektir.
Kesir ölçekte, pay ile paydanın birimleri aynidir. Uzunluk birimi olarak santimetre (cm) kullanılır.

Örneğin: 1 / 1.000.000 ölçeğinde, arazi üzerindeki 1.000.000 cm (10 km)’lik uzunluk harita üzerinde 1 cm gösterilmiştir.

Çizgi (grafik) Ölçek
Haritalardaki küçültme oranını çizgi grafiği üzerinde gösteren ölçek türüdür.
Kesir ölçeğe göre düzenlenir ve santimetre (cm)’nin üstündeki tüm uzunluk birimleri kullanılır.
Kesir Ölçeği Çizgi Ölçeğe Çevirme
Kesir ölçeği, çizgi ölçeğe çevirirken önce 1 cm’nin kaç km’yi gösterdiği bulunur.

Örnek: 1 / 2.500.000 ölçeğinde 1 cm 25 km’yi gösterdiğine göre çizgi ölçekte de 1 cm 25 km’yi göstermelidir.

Bir doğru parçası çizilerek eşit aralıklara bölünür. Üzerine, 1 cm 25 km’yi gösterecek şekilde değerler yazılır.

Sıfırın sol tarafındaki aralık 25 km’den daha kısa uzunlukların ölçülmesine yarayacak biçimde bölümlenir.

Çizgi Ölçeği Kesir Ölçeğe Çevirme
Çizgi ölçeği kesir ölçeğe çevirirken önce ölçeğin uzunluğunun, toplam kaç km’yi gösterdiği bulunur. 1 cm’nin kaç km’yi gösterdiğini bulmak için orantı kurulur.

Örneğin: Çizgi ölçeğin uzunluğu 5 cm’dir.
5 cm 20 km gösterdiğine göre
1 cm x km’yi gösterir.
—————————————-
x = 20 / 5 = 4 km
Bulunan deger cm’ye çevrilir.
Buna göre kesir ölçek 1 / 400.000′dir.
UYARI: Çizgi ölçeği kesir ölçege çevirirken, grafigin sonundaki uzunluk birimine dikkat etmemiz gerekir.
Harita Türleri

Harita yaşamın her alanında yardımcı araçlar olarak kullanılır.
Bir kentin imar planının çıkarılması, karayolu, demiryolu ya da köprü yapımı için en uygun yerin belirlenmesi, arkeoloji, coğrafya gibi birçok alanda araştırma yapılması sırasında haritalardan yararlanılır. Haritalar konularına ve ölçeklerine göre ikiye ayrılır.

A)   Konularına Göre Haritalar
Konularına göre haritalar, kullanım amaçlarına göre genel haritalar ve özel haritalar olarak ikiye ayrılır.

Genel Haritalar
Toplumun geniş kesimi tarafından kullanılabilen haritalardır.
-   Topografya Haritaları
İzohips (es yükselti) eğrisi yöntemi ile yapılır. Araziyi ölçekleri oranında ayrıntıları ile gösterirler. Ölçekleri 1 / 20.000 ile 1 / 500.000 arasında değişir. 1 / 20.000′den büyük ölçekli olanlar kadastro islerinde ve askeri amaçlarla kullanılır. Bu haritalardan ölçek, uzunluk alan ve eğim hesaplamada yararlanılır.

-   Fiziki Haritalar
Fiziki haritalar, yeryüzünün kabartı ve çukurluklarını gösteren orta ya da büyük ölçekli haritalardır. Fiziki haritalar hazırlanırken es yükselti ve es derinlik eğrileri geniş aralıklarla geçirilir. Bu aralıklar çeşitli renklerle boyanır. Yükseltiler genellikle yeşil, sari ve kahverenginin çeşitli tonları ile, derinlikler ise açıktan koyuya mavi rengin tonları ile gösterilir.

-   Siyasi ve İdari Haritalar
Yeryüzünde veya bir kıtada bulunan ülkeleri, bir ülkenin idari bölünüşünü, yerleşim merkezlerini gösteren haritalardır. Bu haritalardan uzunluk ve alan bulmada yararlanılır. Ancak yer şekilleri hakkında bilgi edinilemez.

-   Duvar ve Atlas Haritaları
Eğitim ve öğretim amacına yönelik haritalardır. Ölçekleri 1 / 1.100.000′dan daha küçüktür. Dünya’nın tümünü, kıtaları veya ülkeleri gösterirler.

Özel Haritalar
Belirli bir konu için hazırlanmış haritalardır. Bu haritalardan bazıları şunlardır:

-   Araziden Yararlanma Haritaları
Bir bölgede arazinin nasıl kullanıldığını gösteren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla ekili-dikili alanların, çayır ve mera alanlarının, orman alanlarının, bölünüşü ile kayalık, bataklık gibi kullanılmayan alanlar hakkında bilgi edinilir. Tarımın türü ve tarım ürünleri de bu haritalarda gösterilir.

-   Ekonomi Haritaları
Dünya’nın bütününün ya da bir bölümünün ekonomik özelliklerini gösteren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla endüstri kuruluşlarının türü, sayısı, dağılışı, çalışanların sayısı hakkında bilgi edinilir.

-   Hidrografya Haritaları
Bir bölgenin su potansiyeli (akarsular, göller, yeraltı suları, kaynaklar) hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla akarsuların drenaj tipi, akim miktarı, kanallar, göl sularının özellikleri, yeraltı sularının türü, kaynakların türü sayısı ve verimlilik derecesi hakkında bilgi edinilir.

-   İzoterm Haritaları
Bir bölgede, es sıcaklıktaki noktaları birleştiren eğriye izoterm denir. İzotermler yardımıyla çizilen izoterm Haritalarından, bir bölgedeki sıcaklık dağılışı hakkında bilgi edinilir. Sıcaklık dağılışını daha iyi gösterebilmek için, bu haritalar sıcaklık basamaklarına uygun olarak renklendirilir. Sıcak yerler için kırmızının tonları soğuk yerler için mavinin tonları kullanılır.

-   Jeomorfoloji Haritaları
Bir bölgedeki şekillenme süreci yani iç ve dış güçlerin etkisiyle oluşan yer şekilleri hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalarda faylar, yamaçlar, vadi türleri, birikinti konileri, sekiler, ovalar ve daha bir çok yer sekli taranarak gösterilir. Yer şekillerinin kolay ayırt edilmesi amacıyla bu haritalar renklendirilir.

-   Nüfus Haritaları
Dünya’nın bütününde ya da bir bölümündeki nüfusun dağılışı ve özellikleri hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalarda nüfus dağılışı noktalama ile gösterilir. Nüfus yoğunluğu Haritaları ise renklendirilir.

-   Toprak Haritaları
Bir bölgenin toprak özellikleri ve dağılışları hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalardan, yetiştirilecek ürünlerin belirlenmesi, buna bağlı olarak topraklardan daha iyi verim alınabilmesi gibi bir çok konuda yararlanılır.

B) Ölçeklerine Göre Haritalar

-   Büyük Ölçekli Haritalar
Ölçekleri 1 / 200.000′e kadar olan bu haritalarda :
•   Küçültme oranı azdır.
•   Ayrıntı fazladır.
•   Birim düzlemde gösterilen gerçek alan küçüktür.
•   Eşyükselti eğrileri arasındaki yükselti farkı azdır.
•   Planlar ve topografya Haritaları bu gruba girer.

-   Orta Ölçekli Haritalar
Ölçekleri 1 / 200.000 ile 1 / 1.000.000 arasında olan haritalardır.
Ayrıntılar, büyük ölçekli haritalar göre daha azdır.

-   Küçük Ölçekli Haritalar
Ölçekleri 1 / 1.000.000′dan daha küçük olan haritalarda;
•   Ayrıntı en azdır.
•   Küçültme oranı en fazladır.
•   Birim düzlemde gösterilen gerçek alan büyüktür.
•   Eşyükselti eğrileri arasındaki farkı fazladır.
•   Duvar ve atlas Haritaları bu gruba girer.

Haritalarda Yer Şekillerinin Gösterilmesi
Haritalarda Kullanılan Çizim Yöntemleri
Yeryüzü şekillerini harita üzerine aktarmak için kullanılan yöntemler;

-   Kabartma Yöntemi
Kabartma yöntemi ile yapılan haritalarda, yükseltiler belli oranda küçültülür.
Yer şekilleri kabartılarak gösterilir.

-   Gölgelendirme Yöntemi
Gölgelendirme yönteminde, Güneş ışınlarının yer şekilleri üzerine 45 derece açı ile geldiği kabul edilerek arazi yapısı gösterilir. Bu yöntemde gölgelerin açık veya koyu oluşu arazinin eğimi hakkında bilgi verir. Gölgelerin koyulaştığı yerlerde eğim azalır. Yer şekilleri ayrıntılı bir şekilde gösterilemediği için günümüzde yardımcı bir yöntem olarak kullanılır.

-   Tarama Yöntemi
Tarama yöntemi ile yapılan haritalarda, yer şekilleri kısa, kalın, sık ya da ince, uzun, seyrek çizgilerle taranmış olarak gösterilir. Eğim arttıkça taramaların boyları kısalır, sıklaşır ve kalınlığı artar. Eğimin az olduğu yerlerde ise taramalar uzar, seyrekleşir ve incelir. Taramanın yapılmadığı yerler ise düzlükleri göstermektedir. Tarama yöntemi ile harita yapımının zor olması, yükselti, eğim bulma gibi hesaplamaların yapılamaması gibi nedenlerden dolayı bu yöntem günümüzde kullanılmamaktadır.

-   Renklendirme Yöntemi
Eşyükselti eğrileriyle birlikte kullanılan bu yöntemde yükselti ve derinlik basamakları renklerle gösterilir. Fiziki haritalarda yükseltiler genellikle, yeşil, sari ve kahverenginin çeşitli tonları, derinlikler ise açıktan koyuya mavi rengin tonları ile gösterilir.
UYARI: Fiziki haritalarda kullanılan renkler, yer şekillerini göstermez. Yükselti ve derinlik basamaklarını göstermek için kullanılır.

-   İzohips (Es yükselti) Eğrisi Yöntemi
Bu yöntemle yapılan haritalarda yer şekilleri izohipsler yardımıyla gösterilir.
İzohips (Es yükselti) Eğrisi: Deniz seviyesinden ayni yükseklikteki noktaları birleştiren eğriye es yükselti (izohips) eğrisi, ayni derinlikteki noktaları birleştiren eğriye eş derinlik (izobath) eğrisi denir.
İzohips Aralığı (Es Aralık): İzohipsler haritaların ölçeğine uygun olarak belirlenen yükselti aralıkları ile çizilir. Bu aralığa izohips aralığı ya da eş aralık denir.

İzohipslerin Özellikleri
•   İzohipsler iç içe kapalı eğrilerdir.
•   Her izohips, kendisinden daha yüksek izohipslerin çevresini dolaşır.
•   Dik yamaçlarda izohipsler sik geçer
•   Eğimin azaldığı yerlerde izohipsler seyrek geçer
•   Doruk nokta ya da üçgen ile gösterilir.
•   Çevresine göre çukurda kalan yerler yani çanaklar, içe doğru çizilen oklarla gösterilir.

UYARI: Kıyı çizgisinden 0 m eğrisi geçer. Her eğri, kendisinden daha yüksek izohipslerin çevresini dolaşır. İzohipslerin sıklaştığı yerlerde eğim artar.

Haritalarda Yer şekillerinin Gösterilmesi
Yer şekillerinin gösteriminde en çok kullanılan yöntem izohips yöntemidir.
İzohips yöntemi ile yapılan haritalarda izohipslerin uzanışına göre, tepe, sırt, boyun, yamaç, vadi, delta gibi yer şekillerini harita üstünde tanımlamak mümkündür.
Tepe: Bir doruk noktası ve onu çevreleyen yamaçlardan oluşmaktadır.
Sırt: İki akarsu vadisini birbirinden ayıran ve birbirine ters yönde eğimli yüzeyleri birleştiren yeryüzü seklidir. Sırtların üzeri düz olabileceği gibi keskin de olabilir.
Boyun: Birbirine ters yönde açılmış iki akarsu vadisinin en yüksek, iki doruk arasındaki alanın en alçak yerine boyun denir. Buralara bel ya da geçit de denir.
Yamaç: Yeryüzündeki eğimli yüzeylerdir.
Vadi: Akarsuyun açtığı, sürekli inişi bulunan, uzun, doğal oluktur.
Delta: Akarsuyun taşıdığı maddeleri denize ya da göle ulaştığı yerde biriktirmesi ile oluşan yeryüzü şeklidir.

DÜNYANIN HAREKETLERİ

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

DÜNYANIN HAREKETLERİ

Dünyanın şekli ve sonuçları
1.   Ekvator yarıçapının kutuplar yarıçapından fazla olması
2.   Ekvator uzunluğunun ardışık iki meridyenden fazla olması
3.   Güneş ışınlarının geliş açısına bağlı olarak ısınma ekvatordan kutuplara doğru azalır.
4.   İki meridyen arası uzaklık ekvatordan kutuplara doğru azalır.
5.   Dünyanın bir tarafının aydınlık iken diğer tarfının karanlık olması
6.   Dünyanın dönüş hızının ekvatordan kutuplara doğru azalması
7.   Kutup yıldızının görünme açısı enlemlere göre değişim göstermesi
8.   Dünya küre olduğundan dolayı güneş ışınlarının yeryüzüne düşme açıları değişir.
9.   Dünya küre şeklinde olduğu için gölgesi daire biçimindedir.

Dünyanın günlük hareketi ve sonuçları
( Kendi ekseni etrafında dönmesinin sonucu )
1.   Gece ve gündüzün ard arda gelmesi
2.   Güneş ışınlarının geliş açısının gün içinde değişmesi
3.   Günlük sıcaklık farkının olması ( mekanik çözülme ve meltem rüzgarları )
4.   Okyanus akıntılarında sapmalar ve halkalar olması
5.   Yerel saat farkının olması
6.   Sürekli rüzgarların yönünde sapmalar olması
7.   Dinamik kökenli basınç kuşakları oluşur.
8.   Dünyanın çizgisel hızı ekvatordan kutuplara doğru azalır.

Dünyanın yıllık hareketi

Yörünge:Dünyanın güneş çevresinde izlediği yola yörünge denir.
Ekliptik eksen: yörünge düzlemi: Dünyanın yörüngesinden geçtiği varsayılan düzleme denir.
Yer ekseni: Dünyanın ortasından geçtiği varsayılan düzleme denir.
   Ekvator düzlemi ile yörünge düzlemi arasında 23 27 lik açı vardır.
   Yer ekseni ile yörünge düzlemi arasında 66 33 açı vardır.
   Yer ekseni ile ekvator düzlemi arasında 90 lik açı vardır.

Aydınlanma çizgisi

Aydınlanma çizgisi karanlık daire ile aydınlık daireyi birbirinden ayıran çizgiye denir.
NOT: Aydınlık çizgisi 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde kutup dairelerinden geçerler.

Yıllık hareketin sonuçları

1.   Mevsimler oluşur.( Temel sebep eksen eğikliğidir.)
2.   Güneş ışınlarının gelme açıları yıl boyunca değişir.
3.   Günün doğuş ve batış saatleri yıl boyunca değişir.
4.   Güneş ışınları yıl boyunca dönencelere bir kez dönenceler arasına iki kez dik gelir.
5.   Muson rüzgarlarının oluşması ( eksen eğikliğine bağlı)
6.   Aydınlanma çizgisi yıl boyunca yer değiştirir.
7.   Dünya yıl boyunca güneye yaklaşıp uzaklaşır.
( Temel sebep yörüngenin elips şeklinde olması )

ÖNEMLİ GÜNLER
21 Mart            23 Eylül

1.   Güneş ışınları ekvatora dik gelir. Ekvator üzerinde dikilen bir çubuğun saat 12 00 da gölge boyu 0 dır. 45 paraleline dikilen çubuğun gölge boyu kendine eşittir.
2.   Bütün dünya üzerinde gece gündüz eşitliği yaşanır. ( 12t 12=24 )
3.   Güneş ışınlarının atmosferde en az ekvatorda en fazla kutuplarda tutulduğu andır.
4.   Güneş ışınları her iki kutup noktalarında da görünür.
5.   Aydınlanma dairesi kutup noktalarından geçer.
6.   21 Martta kuzey yarımkürede ilkbahar, güney yarımkürede ise sonbahar başlangıcıdır.
7.   23 Eylülde kuzey yarımkürede sonbahar, güney yarımkürede ilkbahar başlangıç günleridir.
8.   Güneş tam doğudan doğar, tam batıdan batar.

21 Marttan sonra kuzey yarımkürede gündüzler gecelerden güney yarımkürede ise geceler gündüzlerden uzun olmaya başlar.

23 Eylülden sonra kuzey yarımkürede geceler gündüzlerden güney yarımkürede gündüzler gecelerden uzun olmaya başlar.

        21 Haziran durumu
                           

1.   Güneş ışınları yengeç dönencesine dik gelir.
2.   Yengeçdönencesine dikilen çubuğun saat 12 00 da gölge boyu  ‘’ 0’’ dır.
3.   Aydınlanma dairesi kutup dairesine teğet geçer.
4.   Kuzey yarımkürede yaz, güney yarımkürede kış başlar.
5.   Bu tarihten sonra kuzey yarımkürede gündüzler kısalmaya geceler uzamaya başlar.
6.   Güney yarımkürede geceler kısalmaya gündüzler uzamaya başlar.
7.   Kuzey kutup noktasına doğru gidildikçe gündüzler uzamaya güney kutup noktasına gidildikçe geceler uzamaya başlar.
8.   Güneş ışınları en az yengeç dönencesinde en fazla güney kutup dairesinde tutulur.

         21Aralık durumu

1.   Güneş ışınları oğlak dönencesine dik gelir.
2.   Oğlak dönencesi üzerine dikilen bir çubuğun saat 12 00 gölge boyu ‘’0’’ dır.
3.   Aydınlanma çizgisi GKD teğet geçer.
4.   Güney yarımkürede yaz kuzey yarımkürede kış yaşanır.
5.   21 Aralıktan sonra güney yarımkürede gündüzler kısalmaya geceler uzamaya başlar.
6.   Kuzey kutbuna gidildikçe geceler güney kutbuna gidildikçe gündüzler uzamaya başlar.
7.   Güneş ışınlarının atmosferde en az tutulduğu yer oğlak dönencesi en fazla kuzey kutup dairesine yakın alanlar.

Eksen eğikliği olmasaydı ?
Yani yörünge düzlemiyle ekvator düzlemi çakışsaydı
Yer ekseni ile yörünge düzlemi arasındaki açı 90 olsaydı
1.   Güneş ışınları devamlı dik gelirdi ve sıcaklık ekvatordan kutuplara doğru düşerdi.
2.   Aydınlanma çizgisi devamlı kutup noktalarından geçerdi. Devamlı gece gündüz eşitliği yaşanırdı.
   Dönence ve kutup daireleri ortadan kalkardı.
3.   Mevsimler oluşmazdı yani ekvatorda devamlı yaz, orta kuşakta devamlı bahar, kutuplarda devamlı kış olurdu.

Eksen eğikliği artsaydı 40 olsaydı !

1.   Dönenceler 40 paralellerinden geçerlerdi
2.   Güneş ışınları 40 paralellere dik açılarla gelir. Ülkemizde bunun içinde olduğu için ülkemiz güneş ışınlarını dik açılarla alırdı.
3.   Orta kuşak daralır, kutup kuşağı ve sıcak kuşak genişlerdi.
4.   Orta kuşak ve kutuplar yazın bugünkünden daha sıcak, kışın ise daha soğuk olurdu. Ekvatoral kuşakta ise ortalama sıcaklık azalırdı.
5.   Türkiye yazın daha sıcak kışın daha soğuk olurdu.

Eksen eğikliği 15 olsaydı !

1.   Dönenceler 15 paralellerden geçerlerdi.
2.   Güneş ışınları 15 paraleller arasına dik gelirdi.
3.   Sıcak kuşak ve kutup kuşağı daralır orta kuşak genişlerdi.
4.   Aydınlanma çizgisi kutup daireleri 75 den geçerlerdi.
5.   Sıcaklık kutuplarda azalır, orta kuşakta azalır, sıcak kuşakta artardı. Ülkemiz kışın daha sıcak yazın daha soğuk olurdu.

AKARSULARDA AŞINDIRMA

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

AKARSULARDA AŞINDIRMA

1)   Kimyasal aşındırma: Akarsuyun geçtiği yerlerdeki kolay eriyebilen kayaları eriterek beraberinde taşıması olayıdır.
2)   Mekanik aşındırma: Akarsuların aşındırması daha çok mekanik yolla gerçekleşir.

Mekanik Aşındırmada Etkili Olan Faktörler
a)   Akarsu yatak eğimi,
b)   Akarsuyun akımı,
c)   Akarsuyun akış hızı,
d)   Akarsuyun yük miktarı,
e)   Akarsuyu yatağı çevresindeki bitki örtüsü,
f)   Akarsu yatağındaki kayaların özelliği,

•   Akarsular aşındırma faaliyetini  daha çok ağızdan kaynağa doğru geri aşındırma  şeklinde gerçekleştirir.
•   Denize dökülen bir akarsu yatağını en son deniz seviyesine kadar aşındırır. Buna taban seviyesi (genel kaide seviyesi) denir. Göle dökülen akarsu da yatağını en son göl seviyesine kadar yapar. Buna da yerel kaide seviyesi denir.   

Denge Profili: Akarsuların yatağını ağızdan kaynağa doğru geri aşındırarak düzleştirmesiyle oluşan iç bükey eğriye denir. Türkiye akarsuları denge profiline ulaşmamışlardır.
Sebebi: Türkiye’nin bugünkü yer şekillerinin yakın bir dönemde oluşmuş olmasıdır.
   

AKARSU AŞINIM ŞEKİLLERİ

1)   VADİ: Akarsuların aşındırarak içinde aktığı, sürekli inişi olan yatağına denir.
 
Vadi Tipleri:
a)   Çentik (“v” biçimli ) vadi: Akarsu yatak eğiminin fazla olduğu alanlarda derine aşındırmanın etkisiyle oluşurlar. 

 

b)   Boğaz (yarma ) vadi: Akarsular tarafından dağların enine yarılması sonucu oluşan ve profilleri “u” harfine benzeyen vadilerdir. Türkiye’de en fazla Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri’nde görülür. Kıyı ile iç kesim arasında önemli geçit yollarıdır.
c)   Kanyon Vadi: Oluşumu boğaz vadilere benzer. Fakat kalkerli arazi üzerinde oluştukları için yamaçları basamak basamak düzlüktür. Ör: Göksu vadisi ve Köprülü kanyonu. Dünyanın en büyük kanyonu A.B.D’de Colorado kanyonudur.
d)   Tabanlı vadi: Akarsu yatak eğiminin az olduğu alanlarda yana aşındırmanın etkisiyle oluşur.

Ör: Ege Bölgesi akarsu vadilerinde olduğu gibi.   
 

2)   MENDERES (BÜKLÜM): Akarsu yatak eğiminin az olduğu alanlarda, akarsuyun büklümler yaparak akması sonucu oluşurlar.

Menderesler oluşturan bir akarsuyun özellikleri
a)   Yatak eğimi azdır.
b)   Akış hızı azdır.
c)   Aşındırma gücü azalmıştır.
d)   Boyu uzamıştır.
e)   Sık sık yatak değiştirir.
f)   Hem aşındırma hem de biriktirme yapar.
 
 

•   Akarsularda menderes olayı en fazla Ege Bölgesinde görülür.
 
3)   DEV KAZANI: Akarsuların şelale şeklinde aktığı yerlerde, suların düşme alanında aşındırma ile oluşan çukurluklara denir. Ör: Manavgat, Kurşunlu, Düden şelalelerinde olduğu gibi.

 

4)   PENEPLEN (Yontuk düz): Yer şekillerinin deniz seviyesine kadar aşındırılarak düzleştirilmesidir. Türkiye’de ova ve platoların yüksekte kalmasının sebebi: III. zaman  sonlarında peneplen haline gelen yerlerin tekrar yükselmiş olmasıdır.

5)   PERİBACALARI: Volkanik arazilerde ( kalın tüflü arazilerde) sel aşındırması sonucu oluşur. Tüfler içindeki lavlar yüzeyi kaplayarak akan sel sularının aşındırıcı etkisine karşı altlarındaki tabakaları korurlar. Zamanla çevresine göre aşınmamış yer şekilleri oluşur. Bunlara peribacaları denir. Ör: Ürgüp, Göreme, Avanos, ıhlara Vadisi çevresinde (Nevşehir)  görülür.

 

6)   KIRGIBAYIR (Badlands: Kötü arazi): Eğimin fazla, bitki örtüsünün seyrek olduğu milli, tüflü arazilerde sel sularının araziyi çok sık bir şekilde yarması ile oluşan yer şekilleridir. En fazla İç Anadolu ve G.Doğu Anadolu Bölgelerinde görülür.

 

7)   PLATO: Akarsular tarafından derince yarılmış yüksek düzlüklere denir. En fazla İç Anadolu Bölgesinde görülür.
 
İç Anadolu Bölgesi: Haymana, Cihanbeyli, Obruk, Bozok, Uzun yayla.
Akdeniz Bölgesi: Taşeli ve Teke platoları.
G.Doğu Anadolu Bölgesi: G. Antep ve Ş.Urfa platoları
Doğu Anadolu Bölgesi: Erzurum-Kars platoları.
Ege Bölgesi: Bayat (Yazılı kaya ) platosu

TOPRAK TİPLERİ:

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

             TOPRAK TİPLERİ:
1)YERLİ TOPRAKLAR:  Ülkemizde yerli topraklar ikiye ayrılır.
                              a)İklimin etkili olduğu yerli topraklar: iklimin etkisine bağlı olarak oluşan bu topraklara aynı zamanda zonal veya klimatik topraklar da denir.Buralardaki toprakların A ve B katları bulunan yerinde oluşmuş topraklar;İç Anadolu, Güneydoğu  ve Doğu Anadolu’nun ovaları ile Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde gür orman altında görülür.
A-TERRA –ROSSALAR-(KIRMIZI-TOPRAKLAR):
Bu topraklar, Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerimizde görülür.Her türlü kaya üzerinde gelişmişlerdir.Ancak bu topraklar; çoğunlukla kireç taşlarının olduğu alanlarda daha yaygındır. Toprak düz sahalarda kireç taşlarının üzerinde eğimli sahalarda kireç taşlarının çatlakları ve tabaka yüzeyleri boyunca oluşmuştur.Kırmızı Akdeniz toprakları Toroslardaki karstik ovaların tabanlarında görülür.Güney Doğu Anadolu da kırmızı topraklar görülür. Kırmızı Akdeniz toprakları her türlü tarım ürünün yetişmesine uygundur. Toprağın verimi gübre verildiği takdirde  artar.
                                             B-ORMAN TOPRAKLARI:
Bu topraklar Karadeniz in büyük bir bölümünde, İç Anadolu’nun yüksek kesimlerinde, Yıldız dağlarında, İç batı Ege’de, Güneydoğu Toroslar da yaygındır. Organik madde yönünden çok zengindir ve koyudur. İkiye ayrılır.
   1-Kireçsiz Orman Toprakları: Kuzey Anadolu ve Yıldız Dağlarının fazla yağış alan kuzey yamaçları ile dağların yüksek kesimlerinde fazla yıkanmadan dolayı topraktaki maddeler uzaklaşır, verimsizleşir.
   2-Kireçli Orman Toprakları: Kuzey Anadolu Dağ kuşağının güneye bakan yamaçlarında ve iç bölgelerdeki meşe ormanlarının altında görülür. Bu sahalarda yağış az olduğu için üst kattan taşınan karbonatlar altta birikmiştir.   Genel olarak orman toprakları tarım yapmaya uygun olmayıp, ormanların yetişmesine elverişlidir. Bu topraklar üzerinde açılan tarlalardan ancak bir kaç yıl iyi verim alınır. Daha sonra toprağın verimi düşer. Orman tahrip olmuştur.
                               C-BOZKIR VE ÇAYIR TOPRAKLARI:
 İç Anadolu, Güney Doğu ve Doğu Anadolu ovalarında bozkırların altında kahverengi topraklar bulunur.Buna karşılık Doğu Anadolu’nun yüksek kesimlerinde humus yönünden zengin toprak vardır
                                           .Bu topraklar:
1-Kahverengi bozkır toprakları: Bunlar İç Anadolu ve Doğu Anadolu’nun alçak kesimlerinde bozkır altında gelişmiştir. Yağış az olduğundan toprağın altında kireç birikimi vardır. Bu topraklarda tahıl tarımı yapılır.
2-Kestane renkli topraklar: Yağışın fazla olduğu İç Anadolu, İç Batı An.ve D.Anadolu’nun platolarında yaygındır.  Bu toprakların üzerinde uzun otlar ve meşeler bulunur.Üst toprak verimlidir.Bu topraklarda da tahıl tarımı yapılır.
3-Çernozyomlar(Kara topraklar):Erzurum-Kars platosunda bazalt ve killi araziler üzerinde gelişmiştir.Özellikle Sarıkamış,Kars ve Göle  dolaylarında. Buradaki uzun boylu otlar yeterince ayrışmadığından üst toprakta birikerek toprağın koyu renk almasına neden olur. Çernezyom üzerinde yetişen otların verimi yüksektir.Hayvancılık gelişmiştir.Tahıl tarımı yapılır.Bununla beraber tarlalar otlak olarak kullanılmaya daha elverişlidir.
4-Yüksek Dağlardaki çayır toprakları: Bu topraklar D.Karadeniz dağları ile D.Anadolu’nun Yüksek platolarında ve Hakkari dağlarında yaygındır. Organik madde bakımından zengindir.
                      b-Ana Materyalin Etkili Olduğu  Yerli  Topraklar:
   Bitki örtüsünün zayıf olduğu eğimli yamaçlarda toprak aşınır, geriye sığ bir toprak tabakası kalır. Bu toprakların özelliğini ana madde etkiler. Ana materyalin etkisini yansıtan bu topraklara intrazonal topraklar denir.             Bu toprak;
                      1-Kumlu Topraklar: Karadeniz de kumtaşlarının bulunduğu araziler üzerinde bulunan bu topraklar, özellikle Bolu, Samsun ve Bartın arasında görülür.Ayrıca Isparta(Gölcük) İç An. Ürgüp-Nevşehir arasında Doğu An. Sarıkamış, İzmir(Foça) ve Kızılcahamam dolaylarında görülür. Su geçirgenliği fazla,
havalanması iyi,verimsizdir. Tahıl tarımı alışındaki bazı bitkilerin yetişmesi  için gereklidir. Örnek: İç Anadolu’da. üzüm ve patates, Isparta da gül,kumlu topraklarda iyi yetişir. Granit, gnays, mikaşist, trakit ve kuvarsit, kayalarının çözünmesiyle kumlu topraklar oluşmuştur .Ör: D.Karadeniz dağ, G.D.Toroslarda,Yıldız da.
                       2- Killi ve Kireçli Topraklar: Genellikle İç Anadolu, İç batı An ve D.Anadolu çöküntü havzalarında kireç taşının ayrışmasıyla oluşur. İki gruba ayrılır.
   a)Vertisoller: Muş, Altınbaşak ovalarında, Ergene havzasında, Bursa – Karacabey arasında,Menemen ovasında ve Konya da görülür. Killi topraklardır. Bu yüzden, yazın kuruduğunda çatlaklar oluşur. Kışın suya doygun hale gelince çatlakların altında oluşan topraklar yüzeye çıkar. Bu topraklara dönen toprak anlamına gelen vertisol denmiştir. Anadolu da bu topraklara taş doğuran topraklar denir. Toprağın üst kısmı organik madde bakımdan zengindir.Altta kireç birikimi vardır. Sürülmesi  zordur.
   b)Rendzinalar:  Bu topraklar killi ve kireçli göl tortuları veya yumuşak kireç taşlarının bulunduğu sahalarda oluşmuştur. Koyu renkli rendzinaların içinde kireç taşları da bulunur. Toprak, besin maddeleri yönünden zengindir. Bu topraklarda tahıl yetiştiren eğimli sahalarda yer yer ormanlar yetişir. İç Anadolu Trakya Ege ve D.Anadolu da yaygındır.
   3-Çorak (tuzlu ve Alkali)Topraklar:  Deniz suyu ile tuzlu  taban suyu etkisinde kalan sahalarda ve içinde tuzlu veya alkollü madde bulunduran tortul arazilerde görülür. Konya havzasında Ak göl ve Çumra’nın kuzeyinde çorak topraklar vardır. Taban suyunda bulunan sülfat ve klorürler yüzeye çıkarak birikir. Toprak yüzeyinde kümeler oluşur. Bu topraklar havanın nemini alarak yazın bile ıslak yüzey oluşturur. Erzurum ovasında, Küçük Menderes deltasında ince tuz tabakası ile kaplı topraklar oluşur. Oltu, Kağızman-Iğdır arasında,ispir ve Şebinkarahisar civarında da çorak topraklar bulunur. Bu tür toprakların tarımsal değeri yoktur.
      TAŞINMIŞ TOPRAKLAR: 
Akarsu,rüzgar,buzul gibi dış kuvvetleri aşındırarak taşıdığı materyallerin birikmesiyle oluşan topraklara denir. Bu gruba giren topraklar şunlardır.
1-Alüvyal topraklar: Bu tür topraklar; delta ovalarında ve akarsuların oluşturduğu çöküntü ovalarında yaygındır. Akarsular taşıdığı malzemeleri geniş sahalara yayar ve biriktirir.Malzemelerin boyutuna göre alüvyon topraklarda; kumlu, killi bazende kumlu- killi katlar bulunur. Sürekli birikmenin olduğu alüvyon topraklarda horizonlaşma görülmez. Buna karşılık taşkınların olduğu kenar kısımlarda sığ topraklar vardır.Örnek:Bafra ve Çarşamba ovalarının güneyinde alüvyon üzerinde gelişmiş topraklar vardır.
Muş ve Erzurum ovalarında özellikle taban suyunun yüksek olduğu yerlerde ve delta ovalarının altında uzun süre su altında kalan sulu alüvyal topraklara rastlanır. Alüvyal topraklar; mil ve kumdan oluştuğu için kolay işlenir. Verimli topraklardır. Karadeniz delta ovalarında sebze, meyve ve akarsu kenarlarında çeltik, Ege ve Akdeniz deltalarında sebzecilik, meyvecilik ve seracılık yapılır. Çukurova da iklimin etkisinden dolayı yılda birden fazla ürün alınır.
2-Yamaç Toprakları: Dağ yamaçlarından taşınan maddeler yamaçların eteklerinde birikir. Bu biriken toprakta yamaç deposu, bu depoların üzerindeki topraklara yamaç toprakları denir.Bu toprakların fiziksel ve kimyasal özelliklerini yamaçtan gelen malzemenin özelliklerini etkilemektedir. Yamaç depolarındaki kaba malzemeler yamaçta sellerin oluştuğunu, ince malzemeler doğal dengenin bozulmadığını gösterir. Yamaç toprakların dağ kuşaklarımızın etekleri boyunca yer yer görülür. Bunlar, Toros  Dağ., Akdeniz eteklerinde, Ege’ de Bozdağlar ve Aydın Dağlarının eteklerinde depolar ve yamaç toprakları bulunur.Bu topraklar üzerinde;ormanlar,üzüm bağları ve meyve bahçeleri görülmektedirEge’ deki zeytin, incir ağaçları ve tütün tarlaları ile Toroslardaki turunçgillerin bir bölümü bu topraklar üzerinde yetişmektedir.   

ZAMAN ETKİSİ:

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

5)ZAMAN ETKİSİ:
   Toprağın oluşması için binlerce yıllık bir zaman geçmesi gerekir.Zaman etkisi ile toprak oluşumu arasındaki ilişkileri genç volkan sahaları ile delta alanları açıkça gösterir. Örnek: Kula da yaşlı bazalt lavları üzerinde 50 cm’lik toprak oluşmuşken, genç bazaltlar üzerinde toprak oluşmamıştır. Deltalarda eski alüvyonlarda 5-10 cm toprak oluşmuşken sürekli alüvyon birikmesinin olduğu alanlarda toprak oluşmamıştır. Sürekli aşınmanın olduğu sahalarda toprak oluşmamaktadır. Çünkü aşınma zaman faktörünü ortadan kaldırır. Bu yüzden dağlık alanlarda ana materyalin etkisini yansıtan sığ,taşlı ve çakıllı topraklar yaygındır.

ANA MATERYALİN ETKİLERİ:

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

4)ANA MATERYALİN ETKİLERİ:
   Toprağın altında bulunan her türlü kayaya veya depoya ana materyal denir.Toprağın rengini fiziksel ve kimyasal özelliklerini büyük ölçüde ana materyal etkiler. Örnek: Granit,gnays ve volkanik kumlar ayrıştığında kumlu killi tortullar ayrıştığında kumlu, killi tortullar ayrıştığında killi topraklar oluşur.Örnek Ege de genç bazalt lavlarının bulunduğu sahalarda koyu renkli topraklar görülür. Buna karşılık düz alanlarda kırmızı renkli topraklar görülür.Killi ve kireçli arazilerin yaygın olduğu İç Anadolu Ege ve Doğu Anadolu’nun çöküntü sahalarında kireç miktarı fazla koyu renkli rendzina toprakları yer alır.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

33) YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: Eğim, yükselti, bakı gibi faktörler aynı bölge ve yörede farklı toprak tiplerinin oluşmasına neden olmaktadır.
   Eğim: Eğimli araziler suyun tutulmasını ve bitkilerin yetişmesini güçleştirir ve toprakların aşınmasını kolaylaştırır. Aşmanın şiddetli olduğu kesimler toprak örtüsü yönünden yoksundur.
   Yükselti: Kuzey ve Güneyde uzanan dağların yükseklerinde sıcaklık yavaş yavaş azalır.Yağış artar.Dikey yönde farklı özellikte olan topraklar görülür. Örnek:Torosların güney yamaçlarında 1000 m’ye kadar kırmızı topraklar, daha yükseklerde kırmızımsı kahverengi topraklar ve orman sınırının üstünde koyu renkli çayır toprakları görülür. Kuzeyde ise, alt katta kestane renkli bozkır toprakları üst üste ise kahverengi orman top yer alır.İç Anadolu da alçaklarda boz renkli bozkır toprakların yükseklerde kahverengi ve kestane renkli topraklara geçilir. Doğu Anadolu kara topraklar görülür.
   Bakı: Dağların kuzey ve güney  yamaçlarında yağış ve sıcaklık şartları farklıdır.Bu yüzden topraklarda farklıdır. Torosların güney yamaçlarında kırmızı topraklar yer alırken kuzeyde, kireçli kahverengi ormanların toprakları yer alır.
              Suyun sızma durumu:   
   Toprak oluşumu için suyun topraktan sızması gerekir.Su toprakta sızmaz,birikirse toprak doygun hale gelir.Böylece toprak havalanamaz ve bitki kökleri solunum yapamaz Atta tuzlu ve alkollü bileşikler çözünerek dışarı çıkar, suyun buharlaşması ile tuzlu ve alkollü maddeler toprak yüzeyinde birikir. Örnek Konya, Iğdır ve Erzurum da bu yolla çorak topraklar oluşmuştur. Deltaların denize uzak kesimlerinde göl kenarlarında su uzun zaman toprakta kalır. Bataklıklarda sarıkamış gibi bitkiler suyun tabanında birikerek organik topraklar oluşturur.

: Eğim, yükselti, bakı gibi faktörler aynı bölge ve yörede farklı toprak tiplerinin oluşmasına neden olmaktadır.
   Eğim: Eğimli araziler suyun tutulmasını ve bitkilerin yetişmesini güçleştirir ve toprakların aşınmasını kolaylaştırır. Aşmanın şiddetli olduğu kesimler toprak örtüsü yönünden yoksundur.
   Yükselti: Kuzey ve Güneyde uzanan dağların yükseklerinde sıcaklık yavaş yavaş azalır.Yağış artar.Dikey yönde farklı özellikte olan topraklar görülür. Örnek:Torosların güney yamaçlarında 1000 m’ye kadar kırmızı topraklar, daha yükseklerde kırmızımsı kahverengi topraklar ve orman sınırının üstünde koyu renkli çayır toprakları görülür. Kuzeyde ise, alt katta kestane renkli bozkır toprakları üst üste ise kahverengi orman top yer alır.İç Anadolu da alçaklarda boz renkli bozkır toprakların yükseklerde kahverengi ve kestane renkli topraklara geçilir. Doğu Anadolu kara topraklar görülür.
   Bakı: Dağların kuzey ve güney  yamaçlarında yağış ve sıcaklık şartları farklıdır.Bu yüzden topraklarda farklıdır. Torosların güney yamaçlarında kırmızı topraklar yer alırken kuzeyde, kireçli kahverengi ormanların toprakları yer alır.
              Suyun sızma durumu:   
   Toprak oluşumu için suyun topraktan sızması gerekir.Su toprakta sızmaz,birikirse toprak doygun hale gelir.Böylece toprak havalanamaz ve bitki kökleri solunum yapamaz Atta tuzlu ve alkollü bileşikler çözünerek dışarı çıkar, suyun buharlaşması ile tuzlu ve alkollü maddeler toprak yüzeyinde birikir. Örnek Konya, Iğdır ve Erzurum da bu yolla çorak topraklar oluşmuştur. Deltaların denize uzak kesimlerinde göl kenarlarında su uzun zaman toprakta kalır. Bataklıklarda sarıkamış gibi bitkiler suyun tabanında birikerek organik topraklar oluşturur.

BİTKİ ÖRTÜSÜ:

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

2- BİTKİ ÖRTÜSÜ:
                     Bitki Örtüsü;
a-   Eğitim sahalardaki toprakları tüter.
b-   Topraktaki besin maddesini artırır.
c-   Ana materyalinin ayrışmasını iletir.
ÜLKEMİZDEKİ BELLİ BAŞLI BİTKİ TOPLULUKLARININ ETKİSİ ŞÖYLEDİR;
1- Yıldız dağ ve Kuzey Anadolu Dağı kuzeyindeki ormanlar ham toprakları tutar.hane topraktaki organik madde miktarını artırır.
2- Güney Marmara Ege ve Akdeniz bölgelerinin alt kısımlarında sıcaklığın fazlalığından ayrışma kısa sürede olduğundan toprak organik madde yönünden fakirdir. Üst kanunlarda biraz daha fazladır.
3- İç Güney Doğu Anadolu alçak kesimlerinde organik madde az olduğu için topraklar nüfus yönünden fakirdir.
4- Sıcaklığın düşük olduğu kuzey Doğu Anadolu platolarında ve Karadeniz dağlarının yüksek kesimlerinde uzun boylu otların bulunması, toprağın zenginleşmesini sağlar.
   Bitki örtüsünün olmadığı yerlerde toprak oluşumu çok zordur. Hem organik madde azdır,hem de organizmalar yoktur. Toprak oluşumunun sürekli devam etmesi ve besin maddeleri dolaşımının sağlanması için toprağın devamlı bitki örtüsü ile kaplı olması gerekmektedir

TOPRAKLARIN OLUŞUMU:

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

A-   TOPRAKLARIN OLUŞUMU: 
1-İKLİM: Toprakların oluşumunda etkili olan iklim faktörleri yağış ve sıcaklıktır.Sıcaklık ve yağış toprak oluşumunu etkileyen en önemli faktörlerdir.
   a)Karadeniz İklimi: Bu iklimde yağışın bol olması toprağın yıkanmasında etkili olmaktadır.Topraktaki humus gibi bitkileri besleyen maddeler yıkanmayla taşınır. Onların yerini hidrojen katyonu alır. Yaz yağışına bağlı olarak kimyasal ayrışma devam eder. Bu nedenle Karadeniz bölgesindeki toprakların kalınlığı fazladır.Karadeniz bölgesinde yaprağını döken orman ve ağaçlardan düşen maddeler ayrışarak topraktaki organik maddelerin artmasına neden olur. Hem de koyu renk almasını sağlar.
   b)Akdeniz iklimi:
Sıcaklığın yüksek ve yağışın yeterli olması toprağın oksitlenmesini artırmaktadır.Demirin fazla oksitlenmesi, toprağın kırmızı renk almasına yol açar. Kireç taşlarının bulunduğu sahalarda toprak daha çabuk kızıllaşır. Bu yüzden Akdeniz ikliminin etkili olduğu yerlerde Terra Rossa’ lar olmuştur. Akdeniz bölgesi sıcak olduğundan organik maddeler çabuk ayrışır.bir kısmı yağış suları ile taşınır. Bu nedenle Karadeniz göre humus yönünden zengin değildir.
c)Karasal iklim : Bu  tür bölgelerde yazın kuraklık, kışın da don olayı ayrışmayı engeller. Toprak oluşumunu sağlayan ayrışma ilkbahar ve son baharda oluşurYağış azlığından dolayı kireçli maddeler altta birikir. İç Anadolu da kahverengi ve kestane renklik topraklar oluşmuştur. Güney Doğu Anadolu sıcaklık fazla olduğundan kurtlanma artmıştır.ve topraklar kırmızı renk almıştır. Doğu Anadolu da  yüksek çayırları toprağın organik madde yönünden zengin olmasını sağlamış ve kara toprakları oluşturmuştur

TÜRKİYE TOPARAKLARININ OLUŞUMU:

Posted by: myfrom  :  Category: Coğrafya ve Illerimiz

TÜRKİYE TOPARAKLARININ OLUŞUMU:
TOPRAK: Çeşitli kayaların fiziksel ve kimyasal ayrışma olayları sonucunda meydana gelir.Toprak bitkilerin besin kaynağıdır.
HORİZONLAŞMA: Kayaların üzerinde ayrışma ile bir kat oluşur. Bu katta, kayalardaki besinler bitkiler tarafından alınır. Böylece bu katta mantarlar, bakteriler yavaş yavaş çoğalır. Bitki artıklarının ayrışmasıyla toprak besin maddeleri yönünden zenginleşir. Daha sonra çözülmüş üst kattan alta doğru yağış suları besin maddelerini taşımaya başlar. Bu olaya horizonlaşma denir.
-Toprağın üst katı (A Horizonu), organik madde yüzünden zengin ve genellikle koyu renklidir.
-Alt katta (B Horizonu), üstten gelen karbonatlı bileşikler ve kil birikir. Bu nedenle alt kat kil, karbonatlar ve kireç yönünden zenginleşir. Ancak bol yağış olan bölgelerde fazla yıkanmadan dolayı bu tür maddeler birikmez. Böylece renk, fiziksel ve kimyasal özellikleri farklı toprak katları oluşur.
Ülkemiz toprak çeşitleri yönünden dünyanın en zengin ülkeleri arasındadır.Türkiye topraklarının oluşumunu etkileyen faktörler çok çeşitlidir. Bunlar iklim, bitki örtüsü, ana materyal, zaman, yeryüzü şekilleridir. Türkiye de görülen iklim çeşitlerine bağlı olarak çok çeşitli toprak türleri oluşmuştur.Eğimli arazilerdeki aşınma ve taşınma da delta ovalarında ve yamaçlarda alüvyal ovaların oluşmasını sağlamıştır. Türkiye de çöl, laterit ve tundra  toprakları dışında hemen bütün toprak çeşitleri bulunur.

Film Izle

Turkce mIRC

Site Chat

Sohbet Site

My From

Head My

Magazin

Msn Bilgisayar