MyFroM.Com Video Paylasım Sitesi » Güncel Haberler

‘Güncel Haberler’ Kategorisi için Arşiv

Bugün gençlerin

Yazan: PearL   
19 Mayıs
2009

Türk ulusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919 tarihinde milli mücadele meşalesinin ateşlenmesinin 90’ıncı yıldönümünü bugün gururla kutlamaya hazırlanıyor. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, bugün, başta başkent Ankara olmak üzere tüm Türkiye’de ve dış temsilciliklerle KKTC’de törenlerle kutlanacak.

BAŞKENT Ankara’daki kutlamalar, saat 07.00’de başlayacak ve 24.00’de sona erecek. Bu saatler arasında tüm resmi daireler, özel kuruluşlar ve askeri birlik kurum ve karargáhlar Türk Bayrağı ve Atatürk portreleri ile donatılacak ve gece ışıklandırılacak. Anıtkabir’de saat 09.00’da başlayacak törende, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığındaki kortej Ata’ya saygı duruşunda bulunacak. Tören Gül’ün özel defteri imzalamasıyla son bulacak. 19 Mayıs Stadyumunda saat 10.00’da yapılacak olan geçit töreninde ise beden eğitimi ve spor gösterileri Gül’ün huzurunda icra edilecek.

19 Mayıs mesajları

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: “Türkiye, Cumhuriyet’in ilanının ardından çağını aşan bir vizyonla, ufkun ötesini gören bir anlayışla her alanda büyük hamleler gerçekleştirmiştir. Bugün bu reformist yaklaşımın, toplumsal hayatın bütün alanlarında devam ettiğini görmekten de ayrıca büyük memnuniyet duyuyorum.”

TBMM Başkanı Köksal Toptan: “Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde tarih sahnesinde bir defa daha şaha kalkışının başlangıcı 19 Mayıs 1919 tarihidir. Milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun sembolü olan bu tarihten sonra bağımsızlık mücadelesi vatan topraklarının her köşesine dalga dalga yayılmıştır.”

Başbakan Tayyip Erdoğan: “Gençlerimize güveniyor, onların yüzlerindeki ışıkta, gözlerindeki pırıltıda her geçen gün daha da güçlenen Türkiye’mizin aydınlık geleceğini görüyoruz. Bütün çabamız, geleceğimizin güvencesi gençlerimizin yarınlara en iyi şekilde hazırlanmasına imkan sağlamak ve onlara müreffeh bir ülke bırakmaktır.”

CHP Lideri Deniz Baykal: “Günümüzde laik cumhuriyetimize, demokrasimize, birliğimize, dirliğimize ve bağımsız yargımıza yönelik saldırılar, özünde Mustafa Kemal’in açtığı bu tarih sayfasına karşıdır. Başta gençlerimiz olmak üzere herkesi bu günün anlamını, önemini kavramaya, Cumhuriyetin kazanımlarını kararlılıkla sahiplenmeye ve savunmaya çağırıyorum.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

Aradan geçen 90 yıldan sonra bin yıllık milli kaynaşmaya zarar verecek ve devletimizin temel niteliklerini sarsacak boyuttaki tartışmaların açıldığı bu günlerde, 90 yıl önceki muhteşem hareketin anlamı daha da önem kazanmıştır. Bu yönüyle 19 Mayıs ruhu, zedelenen, aşağılanan milli onurun dirilişi, teslimiyetçi, tavizkar yönetimlere karşı milli devletin doğuşu; çağın stratejik dengelerini ve zafiyetini gözeten akıl, sağduyu ve vizyonun adıdır. ANKARA

Askerden 19 Mayıs afişi

GENELKURMAY Başkanlığı 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı için afiş hazırlattı. Afişlerde Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” sözleri yer aldı.

alıntıdır

Çağdaşlık hocasını kaybetti

Yazan: PearL   
19 Mayıs
2009

Hayatını Türkiye’nin çağdaşlaşmasına, eğitimli genç kızlar yetiştirmeye ve hastalarına adayan Prof. Türkan Saylan, dün sabaha karşı son nefesini verdi. Acı haberi alan sevenleri, ÇYDD Genel Merkezi ve Saylan’ın Arnavutköy’deki evine akın ettiler. Kapıya “Türkan Hoca sen rahat uyu! Onurunla temsil ettiğin çağdaş yaşama, çağdaş eğitime, okuttuğun çocuklar sahip çıkacağız! Atatürk kadınları” yazısı asıldı.

ÇAĞDAŞ Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, dün sabaha karşı İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Onkoloji Servisi’nde yaşama veda etti. Saylan’ın ölümünün ardından açıklama yapan ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Aysel Çelikel, derneğin internet sayfasında da yer alan şu metni okudu: “ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, bugün saat 04.30’da vefat etmiştir. Çok sevdiği ülkesinin çocuklarında, gençlerinde ve yol arkadaşlarının yüreğinde hayalleri, düşünceleri, ilke ve değerleri ile yaşamaya devam edecektir. Ülkemizin başı sağ olsun.”

Gücünü sevgiden alıyordu

Çelikel, ÇYDD ya da başka sivil toplum örgütlerinde yaptığı hizmetlerin sürmesinin Saylan’ın en büyük vasiyeti olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Öğrenci ve kız yurtları yaptırmak en büyük idealiydi. Bunu büyük ölçüde başardı. Dernek onun yokluğunu hissettirmeyecek. Eskiden olduğu gibi aynı değerler aynı ilkeler içerisinde Türk toplumuna, Türk insanına hizmet edecektir. İnsan sevgisi, toplum sevgisi ve yurt sevgisiyle dolu bir insandı. Bütün yaptıklarında gücünü işte bu sevgiden alıyordu.”

Savcı, son arzusunu yerine getirdi

Saylan’ın hayatını kaybetmesinin ardından yakınları ve sevenleri, derneğin Şişhane’deki Genel Merkez ve Arnavutköy’deki evine akın etti. Dernek merkezi ve evinin önüne açılan taziye defterlerine sevenleri duygularını yazdı. Saylan’ın oğulları Çınar ve Çağlayan Örge, oldukça üzgün oldukları için gazetecilerin görüşme taleplerini reddetti. Yazar Ayşe Kulin ise, taziye defterine “Değerli Hocam, başöğretmenim, bana ülkemin en muhtaç olduğu eğitime işaret ederek, misyon veren ışığın, huzur içinde nurlar içinde uyu” diye yazarken gazetecilere “Türkan Saylan’ın hayatını yazıyorum. Bu kitabı yayınlamak benim için misyon oldu” dedi.

Prof. 10 gün önce avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, Ergenekon soruşturması kapsamında el konulan notlarını ve evraklarını istedi. Türkan Saylan’ın son arzusu olduğu belirtilen talebi savcılık tarafından uygun görüldü ve bir hafta önce kişisel evraklar iade edildi.

Son sözünü cuma günü söyledi: Görevim bitti hazırım

DOKTORLARINA göre, son 24 saate kadar Türkan Saylan’ın bilinci açıktı. Cuma günü dernek yöneticilerinden kız öğrenci sayısının 36 binden 100 bine çıkarılmasını, her köye okul, her kasabaya kız öğrenci yurdu yapılmasını istedi, sanki vasiyetini dillendirdi. Cumartesi günü dondurma yedi, su içti. Son mesajı, “Bütün randevularımı tamamladım, bana düşen bütün görevlerimi yerine getirdim. Ölüme hazırım” oldu.

Mücadeleyle geçen koca bir hayat

TÜRKAN Saylan cüzzamla (lepra) savaş başlattığında 41 yaşında bir hekimdi. Hastalığın kökünü kurutmak için Türkiye’nin gezilmedik yerini bırakmadı. Bazen doktorların bile uzak durduğu cüzamlılara neler yapacaklarını anlattı. Bu savaşı kazandı. Sırada cinsel yolla bulaşan Behçet Hastalığı vardı. Kendisi gibi idealist arkadaşlarının da yardımıyla bu savaştan da galip çıktı. Profesör olduğunda 42 yaşındaydı. Artık tıp çevresinde tanınan bir hekimdi.

Kızların umudu oldu

Bir yandan bilimsel çalışmalarını sürdürürken, bir yandan da kadınların toplumdaki yerini güçlendirmeye çalışıyordu. Bu sırada Prof.Dr.Aysel Ekşi’nin öncülüğünde Prof. Dr. Aysel Çelikel ve Prof. Dr. Necla Arat’la birlikte “laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla” yürütülen ÇYDD’nin kuruluş çalışmalarına katıldı. Saylan Prof. Dr. Aysel Ekşi’nin “Kurucu Başkan” olarak bir yıl sorumluluk taşıdığı ÇYDD’nin Başkanlığına talip olunca Aysel Ekşi, “bilimsel çalışmalara yoğunlaşma amacıyla” görevi Saylan’a bıraktı. Dernek, özellikle Anadolu’nun katı kurallarını yıkmayı, kızları okutmayı ön plana aldı. Saylan, sürekli çalışarak geçirdiği yaşamına iki çocuk, iki de torun sığdırdı.

Cenaze programı

14.00: Türkan Saylan’ın naaşının Zincirlikuyu Mezarlığı’ndan alınması

14.30: Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’na varış (Buradaki toplanma 13.30)

14.30-15.30: Tören, konuşmalar ve saygı geçişi

15.30-16.00: Teşvikiye Camii’ne varış

16.00-17.00: Teşvikiye Camii’nde ikindi namazını müteakip cenaze namazı

17.30-18.30: Camiden hareket, Rumeli Caddesi, Haláskárgazi Caddesi, Büyükdere Caddesinden kortej eşliğinde Zincirlikuyu Mezarlığı’na varış

18.30-19.00: Türkan Saylan’ı ebedi istirahatgáhına uğurlama.

alıntıdır

Hayrünnisa Gül: Çok Üzüldüm

Yazan: PearL   
18 Mayıs
2009

Abdullah Gül’ün Eşi Hayrünnisa Gül, Prof. Dr. Türkan Saylan’ın Vefatıyla İlgili Olarak, ‘Gerçekten Çok Üzüldüm.’ Dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’ın vefatıyla ilgili olarak, ”Gerçekten çok üzüldüm. Halk sağlığı, cüzzam, eğitim gibi konularda gerçekten takdire şayan çalışmaları oldu” dedi.

Hayrünnisa Gül, ”81 İlden 81 Yıldız Eğitim Projesi”nin tanıtımı için Çankaya Köşkü’nde düzenlenen toplantının ardından, basın mensuplarının Saylan’ın vefatına ilişkin sorusuna, ”Gerçekten çok üzüldüm. Halk sağlığı, cüzam, eğitim gibi konularda gerçekten takdire şayan çalışmaları oldu, ülkeye hizmetleri oldu. Ailesine baş sağlığı diliyorum. Herkesin başı sağolsun” karşılığını verdi.

alıntıd

Bilim adamları bu çocuğun peşinde

Yazan: PearL   
28 Nisan
2009

Dünyayı saran domuz gribi salgını için alarm dudurmu verilirken, bilim adamları bu çocuğun peşinde düştü

Adı Edgar Hernandez Hernandez. henüz 4 yaşında ve küresel bir tehdit haline gelen domuz gribinin çıkış noktası, kaynağı sayılan Meksika’daki dev domuz çiftliğinin yanında yaşıyor. Meksika’nın doğu kesimindeki La Gloria kasabasındaki bu dev çiftlikte ailesi çalıştığından onun da günleri, çiftlikte annesinin yanında geçiriyor.

Nisan ayının başında, aniden ateşlendi, baş ağrıları çekti, boğazı sızladı ve ishal oldu. Edgar’la birlikte 450 kadar kişi daha aynı şikayetlerle doktora başvurmuştu. Bu yüzden bir salgından süphelenildi ve eşitli testler yapıldı. Domuz gribi virüsü için test yaptılar ve küçük Edgar pozitif çıktı.

Ona uygulanan geleneksel tedaviye hemen cevap veren Edgar kısa sürede iyileşti. Şimdi turp gibi ve asıl önemlisi testleri, bu hastalığa hiçbir zaman yakalanmamış kadar temiz çıktı. İşte bu ndenle, Edgar’ın gösterdiği gelişmeden, başkent Meksiko City’deki Salgınla Mücadele Merkezi de, ABD’deki sağlık kurumları da haberdar edildi.

Şimdi ABD’den bir grup uzman, küçük Edgar’ı incelemek üzere Meksika’ya gitti. Karantina altına alınan La Gloria’ya girbilmek için özel kıyafet ve techizatlarını da yanlarında götürdüler.

Dünyayı tehdit eden salgının ilacının Edgar’ın kanında olabileceği, herkesi kurtarabilecek bir ilacın geliştirilmesine yardımcı olabilecek antikorun onda olabileceğini düşünen uzmanlar, heyecanla La Goria’daki domuz çiftliğinin yakınında yaşayan bu çocuğun peşine düşerken Edgar, olanlardan habersiz oynamaya devam ediyor.

Uluslararası AP haber ajansının muhabirleri de ona dün ulaştılar ve bol bol fotoğraflarını çekip hikayesini öğrendiler. Birçok gazete ve televizyonun muhabirleri de ona ulaşmak için uğraşıyor.

Bölge halkı ise ilk kez seslerini duyurabilme fırsatını yakaladıkları için memnun. Çünkü onlar, yıllardır etrafa mikrop saçan, kokusundan müthiş rahatsızlık çektikleri ve pek çok hastalığın kaynağı olarak gördükleri Amerikan şirketlerinin işlettiği bu domuz çiftliklerine karşı seslerini duymaya başladılar. Oysa bugüne kadar hiçbir şikayetlerine kulak asan olmamıştı.

alıntıdır

Delirmişler

Yazan: PearL   
28 Nisan
2009

9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Özel Gürçağ Okulları’nın Ümitköy’deki yeni yerleşkesinin açılış töreninde soruları yanıtladı.

Demirel, Ergenekon’un ’1 Numarası’ olduğu söylentilerini hatırlatan gazetecilere, gülümseyerek “Delirmişler” dedi. Demirel, Ergenekon kapsamında tutuklanan Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal’ı havalimanına kadar uğurlamasının hatırlatılması üzarine de, “Kafi derecede konuşuldu” yanıtını verdi. İzmir’de tanık olarak ifadesine başvurulan eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’le ilgili olarak da Demirel, “Soruşturma safhasında. ’Ne söylediğimi söylemem’ diyor. O doğrudur” dedi.

alıntıdır

Savcılardan Uğur Dündar hakkında suç duyurusu

Yazan: PearL   
13 Nisan
2009

ERGENEKON soruşturmasını yürüten özel yetkili cumhuriyet savcılarının, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) sunulan şikayet dilekçesinde kendilerine ‘’hakaret edildiği’’ gerekçesiyle gazeteci Uğur Dündar ve avukatı Vural Ergül hakkında suç duyurusunda bulundukları belirtildi. Savcıların, Dündar’ın ikinci iddianamede yer almasına ilişkin canlı yayında söylediği sözler nedeniyle değil, avukatı aracılığıyla HSYK’ya sunduğu şikayet dilekçesinde ‘’hakaret’’ sözcükleri kullanıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundukları öğrenildi. Savcılar, Dündar’ın HSYK’ya sunulan dilekçesindeki iddialara haberlerinde yer veren 3 gazete hakkında da suç duyurusunda bulundu.

alıntıdır

Tunceli’de operasyonlar genişliyor

Yazan: PearL   
12 Nisan
2009

Tunceli kırsal alanında güvenlik güçlerince başlatılan Bahar Operasyonu, genişletiliyor.

Operasyon nedeniyle bulundukları sığınakları terk ederek kaçan PKK’lıların geride bıraktıkları bombalı tuzakların, güvenlik güçleri tarafından tek tek açığa çıkarılarak imha edildiği bildirildi. PKK’lıların uzaktan kumandalı bombalı saldırılarına karşı kritik yollarda sürekli sinyal bozucu Jammer cihazı taşıyan araçlmar bekletiliyor. Tunceli kırsalında dün gece ve bugün sabah saatlerinde 3 ayrı noktada tahrip gücü çok yüksek 3 ayrı bomba bulunarak etkisiz hale getirildi. PKK’lıların bırakıp kaçtığı bir çok sığınak ve barınakta ise yüzlerce kilo gıda malzemesi bulundu.

Tunceli’nin Çemişkezek ve Hozat İlçesi arasında yer alan Aliboğazı vadisi, Hozat ilçesine bağlı Karaoğlan ve Kavuktepe bölgeleri, Munzur vadisi, Geyiksuyu, Çiçekli, Demirkapı köyleri, Bali deresi Nazimiye ilçesi Kıl deresi, Dallıbahçe köyü kırsal alanı, Dokuzkaya köyü içindeki derin vadiler, Nazimiye ve Pülümür İlçesi’nin Bingöl ile sınır olan bölgeleri ve Tunceli- Erzincan sınırında yer alan Munzur dağlarının stratejik bölgelerinde devam eden geniş kapsamlı operasyonlara yaklaşık 5 bin asker katılıyor. Kıl deresi ile Dokuzkaya bölgelerinde ve Hozat ilçesi Aliboğazı vadisi çevresinde dün gece bir çok defa çatışma yaşandığı ancak, örgüt mensuplarının gece karanlığından yararlanarak arkalarında bombalı tuzaklar kurup daha sarp ve ormanlık alanlara doğru kaçtıkları belirtildi.

80 KİŞİLİK PKK’LI GRUP BÖLGEDE
Bu arada, Aliboğazı vadisi içinde kış mevsimini geçiren yaklaşık 80 kişilik PKK’lı grubun, hala bu bölge çevresindeki derin vadiler içinde saklandığı yapılan teknik çalışmalar sonucu tespit edilince, bu bölgede operasyonlar yoğunlaştırıldı. Erzincan ve Tunceli arasında sınır oluşturan Munzur dağlarındaki operasyona havadan helikopterler de destek veriyor.

Tunceli’nin Nazimiye İlçesi kırsal alanında iki ayrı bölgeye döşenen yan yana tuzaklanmış basma düzenekli bombalar son anda bulunarak etkisiz hale getirilirken, Hozat İlçesi kırsal alanında da tahrip güçü yüksek uzaktan kumandalı ve basma düzenekli olarak hazırlanan bomba askerlerin geçiş güzergahı üzerinde bulunarak imha edildi. Tunceli- Elazığ sınırında yer alan Karakoçan İlçesi’nde kırsal alanında bulunan bir örgüt sığınağında ise, bol miktarda yaşam malzemesi ile bomba yapımında kullanılan çok sayıda patlayıcı madde bulunarak imha edildi. Tunceli genelinde İç güvenlik harekatı kapsamında sürdürülen operasyonlarda yüzlerce kilo da gıda maddesi ele geçirildi.

HELİKOPTERLE ASKER İNDİRİLDİ
Operasyonlar kapsamında 2 Kobra helikopteri sabah saatlerinden itibaren operasyon bölgelerini havadan bombalarken, söz konusu bölgelere Skorski helikoptorlerin ise sürekli komandoları indirdiği kaydedildi. Helikopterlerin operasyon noktalarına asker indermeden önce bu noktaların güvenliğinin sağlanması için öncelikle Kobra Helikopterlerince bombalandığı belirtildi. Helikopterlerin operasyon kapsamındaki hızlı ve tehlikeli manevraları göz doldurdu…

alıntıdır

Kıbrıs’ta Ergenekon depremi

Yazan: PearL   
08 Nisan
2009

KKTC Başbakanı Ferdi Soyer’in, Rauf Denktaş ve Derviş Eroğlu hakkında soruşturma talep etmesi Kuzey Kıbrıs’ı sarstı. Dün başsavcılığa başvuran Soyer, Türkiye’de yürütülen Ergenekon soruşturmasının ikinci iddianamesindeki ağır iddiaların araştırılmasını istedi. Yavru vatana uzanan soruşturmanın, 19 Nisan’daki Kıbrıs seçimlerinde dengeleri değiştireceği yorumları yapılıyor.

Ergenekon terör örgütüyle ilgili soruşturma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de etkilemeye başladı. KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve eski başbakanlardan Derviş Eroğlu hakkında soruşturma yapılması talebinde bulundu. KKTC Hukuk Dairesi’ne (başsavcılık) başvuran Soyer, Türkiye’deki Ergenekon iddianamesinde yer alan iddialara dikkat çekti. Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: “Türkiye’de ‘Ergenekon’ adı ile bilinen bir soruşturma yapılmaktadır. Dava iddianamesinin bir bölümünde Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Derviş Eroğlu ve eski Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş hakkında iddialar bulunmaktadır. Bu iddiaların çok ciddi olması ve kamu yararı gereği KKTC yasal mevzuatı uyarınca da soruşturma yapılması kaçınılmaz bir sonuçtur.”

KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise, soruşturma isteğini ciddiye almadığını söyledi. Denktaş, “Çünkü yargı tarafından kanıtlanmamış, sızdırma bir belge var, basına sızdırılmış. Bu, seçimlere müdahale için yapılan bir tertip de olabilir. Onun için bekleyelim görelim.” dedi.

Tartışmaları değerlendiren KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, soruşturmanın Kıbrıs bağlantılarını gazetelerde görünce ‘irkildiğini’ söyledi. Talat, geçen hafta, Türkiye’den talep gelmesi halinde iddiaları araştırmaya hazır olduklarını dile getirmişti.

Ergenekon, KKTC seçimlerine de müdahale etmiş

Ergenekon terör örgütü soruşturmasıyla ilgili ikinci iddianamede, Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek’in talimatıyla KKTC’deki seçimlere müdahale edildiği belirtiliyor. Özbek’te ele geçirilen dokümanlarda, seçimleri Derviş Eroğlu’nun kazanması için Ergenekon’un ciddi gayret sarf ettiği anlaşılıyor. Yürütülen çalışmaların ayrıntılarıyla yer aldığı belgede, ‘Üst Kurul’ ve ‘Sivil Daire Başkanlığı’ndan bahsediliyor. Önemli isimlerin yönlendirilmesi için brifingler hazırlandığı, faaliyetlerin ‘haber alma, eğitim, operasyon ve kitleleri yönlendirme’ olarak şekillendiği ortaya çıktı. Rauf Denktaş’ın telefonlarının da illegal olarak dinlendiği belirlendi.

Mustafa Özbek’ten ele geçirilen ‘Üst Kurul’ imzalı ve 5 Ocak 1999 tarihli yazıda şu ifadelere yer veriliyor: “KKTC’de şu an 24 saat gibi bir zaman diliminde yapabileceğimiz ve ulaştığımız noktalar memnuniyet vericidir. Seçim arifesinde ve akabinde yaklaşım ve ilgilinin bu seviyeye indirgenmesi bizim varsayımlar içine soktuğumuz, Başbakan’ın seçim sonunu bekleyen bazı destek ve alakada olduğu odakların inkişafı olarak görmekteyiz. Ayrıca 1999 Türkiye genel seçimleri için organizasyona giren dairemizin buradan en üst başarı ile ayrılacağından üst kurulun en küçük bir şüphesi yoktur. Bu duygular içinde herkese başsağlığı dileriz gözlerinizden öpüyoruz…”

‘Gafur’ isimli bir şahıs tarafından Mustafa Özbek’e gönderilen 3 Kasım 1998 tarihli bir belgede ise 1 Kasım’da Kıbrıs’taki seçim ve gelişmeler ile ilgili geniş kapsamlı bir brifing verildiği anlatılıyor. Ardından şöyle deniliyor: “Burada Serdar Denktaş’a verilecek desteğin Türkiye’deki çete olayına destekten farksız olduğu vurgulandı. Bu konudaki birçok belge Başbakan’a verildi.” Yazıda Denktaş’ın brifinge ihtiyacı olduğu belirtilerek 3 Kasım 1998 Salı günü Denktaş ve Başbakan Mesut Yılmaz’ın baş başa görüşecekleri belirtiliyor.

Belgeler arasında Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Eroğlu’na sunulmak üzere hazırlanmış 3 sayfalık ‘6 Aralık 1998 KKTC Milletvekili Genel Seçimleri’ başlıklı metin dikkat çekiyor. Metni hazırlayan olarak Üst Kurul ibaresi yer alırken parantez içerisinde ‘BATIÇLM’ harfleriyle Batı Çalışma Grubu işaret ediliyor. Metinde Mustafa Özbek’in faaliyetleriyle ilgili çarpıcı bilgiler yer alıyor: “Özbek’in devreye girmesiyle 3 Kasım 1998′de öncü 4 ekip derhal gönderildi. Bu ekipler eski yerleşik elemanlarla irtibata geçerek alan araştırması, yoklaması yaptılar. İlk bilgilerin çok olumsuz gelmesi ile daha garanti araştırmalar için eski dönemde orada görev yapan eski ekiplerden bir ekip görevlendirilerek sevk edildi.”

Eroğlu’na sunulan 3 sayfalık metinde gizli bilgiler de aktarılıyor. Çalışmaların önemine binaen örtülü ödenekten 1 milyon dolar aktarıldığı belirtiliyor. Ayrıca yine bir alanda kullanılmak üzere seçimden iki gün önce acilen 17 milyar 500 milyon TL paranın getirtilerek dağıtıldığı anlatılıyor.Bülent Ceyhan, İstanbul

Mustafa Özbek, operasyon için 15 milyar göndermiş

UBP lideri Derviş Eroğlu’na sunumu yapılan metinde Mustafa Özbek Daire’yi yönlendiren ve maddi kaynak sağlayan değerli insan olarak tanıtılıyor: “Önceki seçimlerde Denktaş’lar tarafından maddi desteğe alıştırılan ada halkı bunu talep etmeye başlamışlar. Başlangıç için Daire’den talep olmadığı ve nihai karar çıkmadığı için sıkıntıya düşülmüş. Özay Bey’e bu konu açıldığında olumsuz cevap gelmesi ile tüm ekipler ivedi geri dönmeleri talimatı verilmek üzereyken, Başkan bu işe Daire’yi yönlendiren değerli insan Mustafa Özbek’e danışılmış, kendisi Azerbaycan dönüşü ne gerekirse yapacağını iletince çalışmaların devamı yönünde karar çıkmıştır. Sayın Özbek gelir gelmez ilk yerli alan başkanlarına verilecek 15 milyar TL’sini derhal vermiştir. Ve bu operasyonun şarteline Sayın Özbek basmıştır.”

KKTC’de Ergenekon soruşturması başlıyor

Ergenekon terör örgütüyle ilgili soruşturma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni etkilemeye başladı. KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve eski başbakanlardan Derviş Eroğlu hakkında soruşturma yapılması talebinde bulundu. KKTC Hukuk Dairesi’ne (Başsavcılık) başvuran Soyer, Türkiye’deki Ergenekon iddianamesinde yer alan iddialara dikkat çekti. KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise soruşturma isteğini ciddiye almadığını söyledi. Denktaş, “Çünkü yargı tarafından kanıtlanmamış, sızdırma bir belge var, basına sızdırılmış. Bu, seçimlere müdahale için yapılan bir tertip de olabilir. Onun için bekleyelim görelim.” dedi.

alıntıdır

1 Mayıs için tarihi karar

Yazan: PearL   
08 Nisan
2009

Başbakan Erdoğan’dan 1 Mayıs müjdesi

Başbakan Erdoğan, konutunda üç bakanla Sendikalar, Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt yasalarının AB ile uyumlu hale getirilmesini görüştü. Üç saatlik zirvede 1 Mayıs’ın tatil olması da kararlaştırıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üsküdar’daki konutunda dün Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’la çalışma yasalarının Avrupa Birliği ile uyumlu hale getirilmesi konusunu görüştü. Üç saatlik zirvede, 1 Mayıs’ın tatil olması kararlaştırıldı. Zirvede ayrıca Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt yasaları ile Sendikalar Yasası’nın da Avrupa Birliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) standarlarına getirilmesi için yapılacak değişiklikler de masaya yatırıldı.

Erdoğan dün konutunda yaptığı görüşmenin ardından AKP İstanbul İl Binası’nda İstanbul 3. bölgedeki ilçelerin belediye başkanlarıyla seçim değerlendirmesi yaptı. Erdoğan 6 saatlik bu toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Sabah saatlerinde konutunda üç bakanıyla birlikte yaptığı toplantıda AB sürecinde çalışma hayatına ilişkin düzenlemeleri değerlendirdiklerini belirten Erdoğan sendika ve toplu sözleşmelere yönelik hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığını ve bir an önce meclisten geçirmeyi planladıklarını açıkladı. Erdoğan gündemdeki konularla ilgili özetle şunları söyledi:

Sendikalarla 1 Mayıs zirvesi

“İşçi barışına yönelik bir adımı geçen yıl da açmıştık. 1 Mayıs’ın tatil ilan edilmesini müzakere etmek üzere bakanıma talimat verdim. Yarın (bugün) DİSK, Türk-İş ve Hak-İş temsilcileriyle bir araya gelecek. Ve konuyu görüşecekler.”

Sanayi 2’nci 6 ay düzelir

“Sanayi sektöründeki olumsuz gelişmeler ABD ve AB ülkelerinde yaklaşık 11 aydır yaşanıyor, bizde 6 aydır bir gidiş sözkonusu. Ümit ediyorum ki, şu ana kadar attığımız adımlar ve tedbirler neticesinde olumlu neticelerini özellikle ikinci altı ay içinde almaya başlayacağız.”

“Yeni önlem paketi yok”

“Yeni önlem paketi gündemimizde yok. Yalnız ekonomik koordinasyon Kurulu’muz, Başbakan Yardımcım başkanlığında bu toplantıları yapacak. Ama şu anda gündemimizde öyle bir şey yok.”

12 EYLÜL’DEN SONRA TATİL OLMAKTAN ÇIKTI

1981’DE tatil günü olmaktan çıkarılan 1 Mayıs tekrar bayram oluyor. Erdoğan, yıllardır tartışma konusu olan 1 Mayıs’ın “Emek ve Dayanışma Bayramı” olarak kutlanması ve resmi tatil ilan edilmesi yönündeki kararını dün üç bakanıyla yaptığı zirvede verdi.

1 Mayıs Türkiye’de ilk kez 1923 yılında resmi olarak kutlandı. 1923’te işçi bayramı ilan edildi. 1924’te kitlesel kutlamalar yasaklandı. 1935’te bahar ve çiçek bayramı oldu, ücretsiz tatil günü ilan edildi. 1977’de İstanbul Taksim Meydanı’ndaki kutlamalarda çıkan olaylarda 34 kişi öldü. 1981’de MGK, 1 Mayıs’ı tatil günü olmaktan çıkardı. 1996’da Taksim Meydanı’nda gösteri yasak olduğu için Kadıköy’de eylem yapıldı. 3 kişi hayatını kaybetti. Kadıköy 2005 yılına kadar 1 Mayıs kutlamalarına kapatıldı. 2007’de 1 Mayıs Taksim’de kutlandı ve bir kişi hayatını kaybetti. 2008 Nisan ayında ise “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanması kabul edildi. 2008 1 Mayıs’ında sendikaların Taksim’de kutlama yapma istekleri yüzünden arbede çıkmış ve çok sayıda kişi yaralanıp gözaltına alınmıştı.

alıntıdır

MHP Giresun İl Başkanı İsmail Yılmaz, Eurovision şarkı yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek olan Hadise’nin, Türk kültüründen uzak olduğunu belirterek, AKP’nin de bu şarkıcıyı tercih etmesiyle günaha girdiğini söyledi.

Hadise ve Kürtçe yayın konularıyla ilgili yazılı bir açıklama yapan MHP‘li İsmail Yılmaz, şu görüşlere yer verdi:

“Şarkıda Türk kültüründen hiçbir iz yoktur. Tamamen erotik figürler ile göbek şov hakimdir. Şarkı sonunda da şarkıyı söyleyen bayan kendini iki zenci erkeğin kollarına bırakmaktadır. AKP’ye oy vermiş mütedeyyin kardeşlerimize seslenmek istiyorum. Tamamen batı taklidi ve inanç kültürümüzle hiçbir alakası olmayan bu parça, nasıl olur da müslüman Türk milletini ve ülkemizi temsil edebilir? Türk kültürü bu mudur? Ülkemizi temsil edecek bu parçaya razı olan AKP’li dostlarım, bu parçanın ülkemizi temsil etmesine razı olmayın. Eğer oluyorsanız inancımıza göre günaha girmiş olursunuz. Sizleri bir kardeş olarak uyarmayı görev biliyorum.”
Yılmaz, TRT’nin Kürtçe yayına başlamasının da Türkiye’nin bölünmesine zemin hazırlayabileceğini savunarak şöyle dedi:
“Ülkemiz yeni yıla malesef olumsuz girmiştir. Başbakan oy avcılığı mı yapıyor bilinmez. Çünkü Kürtçe kanal açılışına vize verdi ve açılış konuşmasının bir bölümünde de Kürtçe konuştu. İktidara gelir gelmez tavizkar uygulamalarıyla tükenmek üzere olan terörü azdıran Başbakan Erdoğan, şimdide ucu bölünmeye kadar uzanabilecek bir uygulamaya imza atmıştır. Birilerine şirin gözükmek ve biraz fazla oy alabilmek uğruna ileride onarımı zor bir uygulamayla TRT’de Kürtçe yayını başlatmıştır. Sağduyu sahibi AKP’lilere bu yanlış uygulamadan dönülmesi için çağrı yapıyoruz.”

hürriyet
alıntıdır

« Önceki yazılar    |    




Online Saya