MyFroM.Com Video Paylasım Sitesi » Ekonomi

‘Ekonomi’ Kategorisi için Arşiv

En zengin adamdan tüyolar..

Yazan: PearL   
03 Kasım
2008

Dünyanın en zenginleri listesindeki Türk işadamlarından biri olan Hüsnü Özyeğin ‘den, yurt dışında çocuk okutan ailelere tavsiye: “Çocuklarınızı paraya boğmayın ki hesaplarını bilsinler.” 2006′daki Forbes en zenginler listesinde, 1.5 milyar dolarlık servetiyle 21 Türk arasında yer alan Hüsnü Özyeğin, geçtiğimiz günlerde Kandilli Kulübü‘nün davetlisi olarak katıldığı bir toplantıda zengin olmanın sırlarını detaylı biçimde anlattı.

‘TUTUMLU OLUN’

CNBC-e Business dergisinin mayıs sayısında yer alan “Hüsnü Özyeğin Modeli” başlıklı dosyada da yer alan önerilerinde Özyeğin, para kazanmanın en önemli koşullarından birinin tutumlu olmak ve hesap yapmak olduğunu söyledi. Başarılı işadamı, yurtdışında eğitim gören çocuklarına daima belirli miktarda para gönderdiğini ve bu yolla onları da hesap yapmaya ve ticarete alıştırdığını da belirtti. İşte Hüsnü Özyeğin’in ağzından çocuklarını okutma formülü: “Çocuklarımın ABD’deki yıllık okul harçları 28 bin dolar, yurt ve yemek masrafları da 12 bin dolar idi. Eder 40 bin dolar; buna 10 bin dolar ekledim ve her birinin hesabına (4 yıl için) 200 bin dolar yatırdım.

‘ARABAYI İSTEMEDİ’

Oradan çekip çekip harcadılar. Fazladan tek kuruş yok. Eğer 4 üzerinden 3 not ortalaması tuttururlarsa, ikinci yıldan itibaren 16 bin dolarlık birer Honda alma sözü verdim; kızım arabayı değil parasını istedi. Çünkü hesap etmiş: Araba ilk yıl yüzde 30 değer kaybedecek, kasko artı benzin yılda 5-6 bin dolara patlayacak. İstediğim buydu zaten.

300 DOLAR FARK

Çocuğunuza sınırlı para verirseniz, hesap yapmaya başlıyor. Bir keresinde eşimle Washington’a gitmiştik. Oğlum Pittsburg’daydı. Cuma akşamı gelmesini istedik. Cumartesi sabah gelsem olmaz mı dedi. (Cuma akşamı uçak 600 dolar, ertesi sabah ise bunun yarısı imiş) Aradaki 300 doları ben ödedim de oğlanı bir gece önce görmüş olduk.”

‘PARAYI RİSKE ETMEDEN GİRİŞİMCİ OLAMAZSINIZ’

Hüsnü Özyeğin, para kazanmanın püf noktalarından birinin de kendini tüccar, bankacı veya sanayici olarak değil, yönetici olarak tahayyül etmek olduğunu söylüyor. Özyeğin’in zengin olmak için verdiği diğer tüyolar ise şunlar:

* İyi yöneticileri işinize ortak edin. Bu değerli insanları uzun süre işte tutmak yöneticiliğin püf noktasıdır.

* Bilmediğiniz işlere kendi başınıza girmeyin. Girip zarar etmişseniz gerekli dersleri çıkarıp o işi terk edin.

* İşinize karşı duygusal olmayın. İşletmenizi en karlı noktada, sektör hala karlı iken satmayı becerin.

* 1987′de Finansbank’ı kurdum. İki evim vardı, satarak kiraya çıktım. Kendi paranızı riske edemezseniz, girişimci olamazsınız.

* Hayattaki ilk işim 6 yaşında başladı. Annem, “Hayata erken başlamalısın” derdi.

SADECE YEREL PAZARLARA SAPLANMAYIN

Zengin olmanın ve iş hayatında başarıyı yakalamanın püf noktalarını paylaşan işadamı Hüsnü Özyeğin’in önerilerinden biri de global düşünerek hareket etmek…

Sabah

alıntıdır

Doğalgaz zammının oluşturduğu acı tablo

Yazan: PearL   
03 Kasım
2008
5 kişilik bir ailenin yıllık doğalgaz faturası tam 1890 YTL’ye yükseldi.

Beş kişilik bir ailenin yıllık mutfak ve ısınma masrafı, ekim ve kasım başındaki son iki doğalgaz zammıyla birlikte 420 YTL arttı.

Konutlarda kullanılan doğalgaz fiyatlarına yapılan yüzde 5 ve 22.50 oranındaki zam ile 5 kişilik bir ailenin yıllık doğalgaz faturası 1470 YTL’den 1890 YTL’ye yükseldi. Zamla birlikte doğalgazlı ısıtıcı kullanılarak alınan bir duşun maliyeti de 4 YKr’dan 5 YKr’ye çıktı. Bir demlik çayı ısıtmanın bedeli ise 3.5 YKr’den 5.2 YKr’ye yükseldi.

Yılda 1890 YTL

Konutlara yapılan yüzde 22.50’lik zam Türkiye’de yaşayan ve doğalgaz kullanan ailelerin bütçesini olumsuz yönde etkileyecek. Son iki zamdan önce doğalgaz kullanan 5 kişilik bir aile ısınma ve mutfak için doğalgaza yılda 1470 YTL ödüyordu. Kasım başından itibaren bu aile artık doğalgaz için yılda 1890 YTL ödeyecek. Ağustos ayında yapılan zamdan önce ise bu ailenin yıllık faturası 1250 YTL olarak hesaplanıyordu. Son üç ay içerisinde yapılan üç zamla faturalarda toplam 640 YTL’lik artış yaşanacak.

Sıcak su 193 YTL

Alınan duş başına 5 YKr’lik doğalgaz faturası ilk bakışta çok küçük gibi görünse de, 5 kişilik bir ailede, günde 3 defa duş alındığı varsayılarak yapılan hesaplamaya göre, sıcak suyun altında kalmanın bedeli 160 YTL’den 205 YTL’ye çıkacak. Ağustos ayından önce sıcak suyla duş almanın bedeli 3.5 YKr’ydi. Yıllık fatura ise 138 YTL’yi buluyordu. Doğalgaz fiyatlarına yapılan artış bir demlik çay maliyetlerini de artırdı. Yapılan zamla birlikte bir demlik çayı ısıtmanın bedeli 3.5 YKr’den 5.2 YKr’ye yükseldi. Ağustos ayından önce tüketici bir demlik çayı ısıtmak için 3 YKr ödüyordu.

Zamlarla doğalgaz harcaması nasıl değişti

* Bir duşun maliyeti 4 YKr’den 5 YKr’ye çıktı.
* Bir demlik çayın bedeli 3.5 YKr’den 5.2 YKr’ye yükseldi.
* 5 kişilik ailenin yıllık faturası 1470 YTL’den 1890 YTL’ye çıktı.
* Günde 3 defa duş alınan bir evin sıcak su faturası 205 YTL oldu.
* İnternette gaz faturasını düşürme yolu anlatılıyor
* Bacalı cihaz kullananlar sonbahar aylarında muhakkak baca temizliği yaptırmalı.
* Doğalgaz yakıcı cihazların, en az yılda bir kez yetkili servisleri tarafından bakımları yapılmalı.
* Radyatörün önü açık tutulmalı, üzeri perdelerle örtülmemeli, çamaşır kurutmak için kullanılmamalı.
* Radyatör arkasına ısı yalıtım levhaları yerleştirilmeli, termostatik vana takılmalı.
* Kombi, her zaman aynı ayarda değil dışarının ısısına göre, evi ısıtacak minimum ayarda kullanılmalı.
* Sıcak su kullanımında, sıcak su ısı ayarı kombiden yapılmalı.
* Merkezi sistem kullanıcıları sonbahar aylarında brülör ve kazan bakımını yaptırmalı.
* Kazan dairesi temiz tutulmalı, nem ve tozdan arınmış olmalı.
* Kazandan çıkan sıcak su boruları ve vanalarına ısı yalıtımı yapılmalı.
* Kazan dairesi havalandırma menfezleri kesinlikle kapatılmamalı.
* Kazan dairesi başka amaçlar için kullanılmamalı.

alıntıdır

Sayın Bakan dalga mı geçiyorsunuz ?

Yazan: PearL   
03 Kasım
2008
Bakan Kürşad Tüzmen, doğalgaz zammı için öyle bir gafa imza attı ki…
Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen doğalgaz zammı için isyan eden vatandaşlara “Sabredin” dedi.

AKP Bolu Merkez İlçe Başkanlığı’nın belediye nikah salonunda düzenlenen olağan kongresine katılan Bakan Tüzmen gazetecilerin sorularını cevapladı.

Tüzmen doğalgaz zammının girdilere yansıyacağını belirterek, şöyle konuştu:

“Bunu iyi olarak değerlendirmem mümkün değil. İhracat artışını açıkçası çok hızlı yapmamız gerektiğine inanmış ve ihracatın dışında bu ülkenin başka çıkışı olmadığına göre, dolayısıyla girdi maliyetlerini arttıran böyle bir zammın sevindirici bir tarafı yok. Dışarıda yapılan fiyat ayarlamalarının içeriye yansıması zamanla oluyor. Doğal gaz fiyatları, petrol fiyatları ile paralel olarak artıyor ve eksiliyor. Şu aşamada yapılan petrol fiyatlarındaki son dönemdeki düşüş, tabi bize ancak 4 ay sonra formüllerimize göre yansıyacak. İleride de bir iniş olacak. Şu aşamada eski o üç ay evvel ki artışın etkileriyle, şu anda bir de tabi dolar, Türk parası paritesinin etkilenmesiyle böylesine yüksek zam buraya gelmiş oldu. Bunun sevindirici bir tarafı yok. Bu bir realite, bu bir gerçek. Bunu kabullenmek zorundayız. Eldeki imkanlar seviyesinde tamamen neyse artışta aynı şekilde azalışta aynı şekilde yansıyor, bize de yansıtılıyor. Bu belli bir zaman arkasında olur. 3-4 aylık bir süre arkasında bu artış, ya da azalış olarak yansıyor. İlerde biraz daha inme olacaktır”

alıntıdır

Doğalgaza %73 zam !

Yazan: PearL   
03 Kasım
2008
Doğalgaz fiyatlarına bu ay yapılan %22′lik zamla 2008 toplam zam oranı %73′lere fırladı !

BOTAŞ’ın petrol fiyatları ve döviz kurunun yükseldiği gerekçesiyle doğalgaza bu yıl içinde yaptığı beşinci zam vatandaşı çileden çıkardı. Yapılan beş zamla geçen yıla oranla yüzde 73’ü bulan doğalgaz zammını VATAN, vatandaşın kapısını çalıp. SSK maaşıyla geçinen ve geçen yıl 125 YTL’ye ısınan 78 yaşındaki Ayten Erozan’a bu yıl doğalgaz için 215 YTL vereceksiniz dediğimizde tepkisi, “Başbakan, IMF ümüğüne sıkmazsa anlaşacağını söylüyor. Anlaşmasın IMF’yle bizim ümüğümüzü sıksın” diye tepki gösterdi. İşte % 73’lük doğalgaz zammının etkileyeceği dar ve orta gelirli alilelerin son zamma ilişkin düşünceleri, söyledikleri…

Çocuklar okuldayken artık doğalgazı yakmayacağım

Züleyha Özçelik (Ev kadını): Bir başka evin kapısını çalıyoruz. Kapıyı Züleyha Özçelik(36) açıyor. Züleyha Hanım, çocukları Dilara(11) ve Berke(9) ile birlikte doğalgaza yapılan astronomik zammı nasıl aşmaya çalışacağını şöyle anlatıyor: “Eim 75 metrekare ancak en üst katta oturduğum için geçen yıl doğalgaza ortalama 250 YTL ödedik. İki küçük çocuğum var. Onlara bir şey olmasın diye bu yıl da doğalgazı yakacağız. Son zamla bu kış 400-425 YTL’yi bulacak. Bu kadar doğalgaz faturası ödememek için üzerimi sıkı giyinip, çocuklar okuldayken en azından günün yarısında doğalgaz yakmamayı düşünüyorum.” Züleyha Hanım içtenlikle evinin bütçesini şöyle dile getiriyor: “Eşim serbest meslek ve her ay elektriğe 60, suya 40, telefona 45, ADSL ve kablolu tv’ye 30 YTL olmak üzere 175-180 YTL faturamız oluyor. Kriz yok diyorlar ama eşim inşaat sektöründe ve Ağustos ayından beri maaşının yarısını alabildi. Herkes kredi kartıyla yaşamını sürdürüyor. Kömür yardımı yaparken bir taraftan vatandaşı soyarcasına bu kadar zam yapılmamalı.”

‘Hanım elektrikli sobayı kabul etse onu yakacağım’

Hamza Topaloğlu (Bakkal): Aynı mahallede bakkal dükkanı işleten esnaf Hamza Topaloğlu’nun (50) dükkanına giriyoruz. BAĞ-KUR emeklisi olan ve ayda 645 YTL maaş aldığını söyleyen Topaloğlu, geçen yıl ortalama 170 YTL doğalgaz faturası ödediğini dile getirerek konuşmaya başlıyor. Onu dinliyoruz: “Eşim şeker hastası ve onun ilaç masrafı oluyor. Bağ-Kur maaşımız faturalarla oğlumun okul masrafına ancak yetiyor. Bu dükkan da bizi ayakta tutan tek iş kaynağımız. Memurda, işçide para olmayınca küçük esnafta da para olmuyor. Hükümet kime yüzde 70 zam yaptı, işçiye mi memura mı bu kadar zam yaptı ki doğalgaza bir yılda böyle bir zam yapıyor. Bu yıl bu zamla her ay doğalgaz ödememiz 280-300 YTL’yi bulacak. Hanıma bu sabah elektrik sobası kullanalım dedim, kabul etmedi. Etse doğalgaz kullanmayacağız.”

alıntıdır

Bir memur maaşıyla bunları alabilir mi ?

Yazan: PearL   
03 Kasım
2008

Süper bürokratlar memur maaşıyla ev ve araba almış…

“Şarampol” operasyonunda tutuklanan 28 kişinin mahkemede verdiği bilgiler ilginç bir gerçeği ortaya çıkardı.

Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın 4 aylık teknik takip sonucu geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği ‘Şarampol Operasyonu’nda işadamlarının yanı sıra bürokratların da aralarında bulunduğu 28 kişi tutuklandı. Zanlıların, ‘ekonomik durumları’yla ilgili verdikleri bilgiler de tutanaklara geçti. Bürokratların aylık gelirleri ile mal varlıkları arasındaki orantısızlık tutanaklara şöyle yansıdı:

* Bölge Müdür Yardımcısı A.G: Aylık geliri 1800 YTL. Lojmanda oturuyor. Ev, araba ve kooperatif hissesi var.

* İnşaat Mühendisi M.D: Aylık geliri 1750 YTL. Lojman kirası 400 YTL. Kendisine ait bir evi var.

* Başmühendis K.Ş: Aylık kazancı 3000 YTL. 2 evi var. Otomobil sahibi. (K.Ş. dosyada, müteahhitlere Çankaya’daki lüks evinin tuvaletine bin YTL değerinde Osmanlı musluğu yaptırdığı da yer alıyor.)

* İnşaat mühendisi C.G.E: Aylık kazancı 1600 YTL. Oturduğu ev kendisine ait. 2001 model otomobili var. 1994 model bir otomobili daha var.
* Şantiye Şefi G.T: Aylık kazancı 5000 YTL. Eşi üzerine kayıtlı evde yaşıyorlar. Kendi üzerine kayıtlı evi, arabası, arsaları ve tarlaları var.

Müteahhitler fakir çıktı

Tutanaklar trilyonluk ihaleleri aldıkları ileri sürülen müteahhitlerden bazılarının mal varlıklarının bürokratlardan daha az olduğu da görüldü.Müteahhitlerin kayıtlara geçen mal varlıkları şöyle:

* İnşaat firması ortağı E.K: Aylık geliri 2000 YTL. 500 YTL kira veriyor. Gayrimenkulu bulunmuyor.

* Şirket sahibi S.G: Aylık geliri 2.500 YTL, 800 YTL kira ödüyor. Üzerine kayıtlı gayrimenkulu yok.

* Şirket ortağı M.O: Aylık 5000 YTL geliri var. Annesine ait evde onunla birlikte oturuyor.

* Şirket yöneticisi C.K.A: Bir futbol kulübünün başkanının oğlu. Aylık geliri 2.500 YTL. Bir evi bulunuyor.

alıntıdır

DOĞALGAZA YÜZDE 22 ZAM GELDİ

Yazan: PearL   
01 Kasım
2008
BOTAŞ, bugünden geçerli olmak üzere, konutlarda kullanılan doğal gaza yüzde 22.50, sanayide kullanılan doğal gaza da yüzde 22 oranında zam yaptı.

BOTAŞ Genel Müdürlüğünden 02.00 de yapılan yazılı açıklamada, Yüksek Planlama Kurulunca enerji KİT’lerinde 1 Temmuz’dan itibaren maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasına geçilmesinin kararlaştırıldığı hatırlatıldı.

Açıklamada, bu çerçevede yapılan hesaplamalar sonucunda, doğal gaz satış fiyatlarının bugünden geçerli olmak üzere konutlara yüzde 22.50, sanayiye yüzde 22 oranında yansıyacak biçimde artırıldığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

”Söz konusu fiyat artışında, döviz kurunda özellikle son bir ay içinde meydana gelen hızlı artışların yanı sıra, petrol ve petrol ürünleri fiyat ortalamalarına endeksli olan doğal gaz alım fiyatlarının, petrol fiyatlarındaki artışlardan 6-9 ay geriden etkilenmesi ve geride bıraktığımız 6-9 aylık dönemde petrol fiyatlarının uzun süre rekor seviyelerde seyretmesi etken olmuştur.”

(aa)
alıntıdır

KİRACILARA 2 KÖTÜ HABER BİRDEN!

Yazan: PearL   
31 Ekim
2008
Kiracılar bugünden itibaren 500 YTL ve üzeri kiralarını bankaya veya PTT’ye yatırmak zorunda. Uymayanlar neredeyse kira kadar ceza ödeyecek.
 YARGITAY’DAN EV SAHİBİ OLMAYANA KÖTÜ HABER

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiralanan yeri süresinden önce boşaltan kiracının, daire ya da binanın yeniden kiraya verileceği süre içerisindeki zarardan sorumlu olacağına karar verdi. Bu kararla, kiracılar, sözleşme süresi dolmadan oturdukları yeri boşaltırlarsa, boşalttıkları yer kiralanana kadar ev sahibinin uğradığı zararı karşılayacak.

Maliye Bakanlığı’nın tebliği çerçevesinde, kira gelirlerinin tahsilinde bugünden itibaren yeni bir dönem başlayacak. Bugün yürürlüğe girecek tebliğ uyarınca, konutlarda, her bir konut için aylık 500 YTL ve üzerinde kira geliri elde edenlerin, iş yerlerinde de iş yerini kiraya verenler ile kiracıların, kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin, banka veya Posta Müdürlüğü (PTT) tarafından düzenlenen belgelerle belgelenmesi (tevsik) zorunlu olacak.

PTT 1 YTL ALACAK

Banka ya da PTT Genel Müdürlüğü aracı kılınmak suretiyle, para yatırma veya havale, çek veya kredi kartı gibi araçlar kullanılarak yapılan tahsilat ve ödemeler karşılığında dekont ya da hesap bildirim cetveli düzenlendiğinden, bu belgeler de tevsik edici belge kabul edilecek. Bankaların internet şubeleri üzerinden yapılan ödeme ve tahsilatlar da aynı kapsamda olacak. Bu zorunluluğa uymayanlara 320- bin 490 YTL ceza uygulanacak. Bu arada, İş Bankası ve ING Bank kira ödemelerinde hesap işletim ücreti almayacaklarını duyurdu. PTT ise kiraları ev sahiplerine 1 YTL’ye ulaştıracak.

alıntıdır

 

‘KREDİ KARTI AİDATI BİR SEFER ALINACAK’

Yazan: PearL   
31 Ekim
2008
Tüketici ile bankaları sık sık karşı karşıya getiren ve mahkemenin tüketici lehine karar vermesine rağmen yine alınan kredi kartı aidatına bakan el attı.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, bankaların her sene düzenli olarak müşterilerden yıllık kart kullanım ücreti adı altında aldıkları kredi kartı aidatlarının bir sefere mahsus alınacağını söyledi.  
 
 
Bakan Çağlayan, kredi kartlarının faizlerine müdahale etmenin mümkün olmadığını belirtti. Sanayi ve Ticaret Bakanı Çağlayan, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, “Girişimci Bilgi Sistemi” ile ilgili bilgiler verdi. Toplantının ardından, gazetecilerin sorularını cevaplayan Çağlayan, kredi kartları faizleriyle ilgili bir soruya, “Kredi kartı faizlerine müdahale etme gibi herhangi bir şey söz konusu değil.” dedi.

Çağlayan, bu konuda devletin ilgili kurum ve kuruluşları ve mevcut yasaları bulunduğunu hatırlattı. Ancak Tüketici Kanunu’nda kredi kartlarıyla ilgili bir düzenleme yapacaklarını belirten Çağlayan, bunun kredi kartı yıllık aidatlarına ilişkin bir çalışma olduğunu bildirdi. Söz konusu düzenlemenin kredi kartı aidatının kart verilirken bir kez alınmasına ilişkin olduğunu anlatan Çağlayan, şunları kaydetti: “Yoksa öbür türlü serbest piyasa kurallarını en fazla bugüne kadar uygulamış olan bir hükümetin serbest piyasaya müdahale etme gibi bir düşüncesi söz konusu olmaz. Mali sektörümüzün ve ilgili kuruluşların özerkliği mümkün olduğunca bizler tarafından titizlikle gözetiliyor. Bunu zaten biliyorsunuz. Bu konuda bir çalışma söz konusu. Ama faizleriyle ilgili tekrar söylüyorum bir müdahale olmaz, olmuyor.”

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, küresel mali krizin Türkiye’ye etkilerini en aza indirmek için hükümet olarak çalışmaların aralıksız sürdüğünü söyledi. “133 milyar dolar ihracat yapan bir ülkenin tabii ki reel sektörü krizden etkilenecek.” diyen Çağlayan, en fazla ihracat yapılan Avrupa pazarının daralmasının da Türk ihracatçısını etkileyeceğine dikkat çekti. Söz konusu dezavantajların yanı sıra, mali disiplin ve bankacılık sisteminin krize karşı Türkiye’de avantaj sağladığını belirten Bakan, “İşimizi biliyoruz. Rahatlatma çabası içinde değilim ama rahat görünmemiz ondandır.” diye konuştu. Krize karşı mali ve reel sektöre de çağrıda bulunan Çağlayan, “Mali sektörsüz bir reel sektör olmaz, reel sektörsüz mali sektör olmaz. Reel sektörle mali sektörün birbirine köstek olması değil, destek olması gereken bir dönemden geçiyoruz.” dedi.

Şirketlerin 95 milyar YTL uzun vadeli borcu bulunurken, 11 milyar YTL alacağı olduğunu söyleyen Çağlayan, “31 Aralık 2007 itibarıyla yabancı para cinsinden borç artı alacakları düştüğümüzde net pozisyon açığı 102 milyar YTL.” şeklinde konuştu. Girişimci Bilgi Sistemi hakkında bilgi veren Bakan Çağlayan, yeni uygulama sayesinde 2 milyon 10 bin 377 işletmenin tüm verilerini Türkiye genelinde izleyeceklerini söyledi. 

alıntıdır

‘TÜRKİYE BU KRİZDEN GÜÇLÜ ÇIKACAK’

Yazan: PearL   
31 Ekim
2008
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantısı İstanbul’da başladı. WEF Başkanı Schwab, Türkiye’nin krizden güçlü çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi..
Dünya Ekonomik Forumu Avrupa ve Orta Asya Toplantısı, İstanbul’da başladı. İki gün sürecek toplantıya, 500 konuşmacı, 9 devlet başkanı katılıyor. Küresel mali krizin yarattığı tedirginlik ortamında gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye’ye moral veren mesajlar geldi. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı Klaus Schwab, “Daha önce çok sayıda kriz gördüm. Hiçbir krizin etkileri bu kadar derin olmadı” dedikten sonra Türkiye’nin bu krizden güçlenmiş olarak çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı. Türkiye’de temsilcilik açmayı kararlaştıran Avrupa İmar Kalkınma Bankası (EBRD) da, ilk etapta 600 milyon kaynak ayırdığını açıkladı. Global fon akışının kesileceği senaryoları karşısında EBRD Başkanı Thomas Mirow, Türkiye’ye yeni fırsatlar sunacaklarını söyledi. Mirow, Dünya Ekonomik Forumu Avrupa ve Merkezi Asya Bölgesel Toplantıları için bulunduğu İstanbul’da, SABAH’a özel değerlendirme yaptı. EBRD, KOBİ’lere, taşra kentlerindeki projelere, belediye yatırımlarına, enerjinin verimli kullanımına dönük düşük faizli, uzun vadeli kaynak aktaracak. EBRD fonları genellikle 15 yılı aşan vadelerle, LİBOR faizi ile veriliyor.

KREDİ HATTI KURULACAK
EBRD Başkanı Mirow, küresel krizin olası etkileri, Türkiye’ye sağlanacak kolaylıklarla ilgili sorularımızı şöyle yanıtladı:

* EBRD, Türkiye için ne kadar kredi limiti ayırdı?
Bölgesel deneyimlerimize göre ilk etapta 600 milyon dolar kredi tahsis ettik. Öncelikle örnek olacak tarzda iyi projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Amacımız bir kredi hattı kurmak. 2010′dan sonra kullandırılacak kredi tutarı artabilir.

* EBRD için Türkiye’nin operasyonel ülke olması ne anlama geliyor? Türk firmaları ile işbirliğinden memnun musunuz?
Performansı oldukça yüksek bir ekonomiye giriyoruz. Bankanın, portföyünü çeşitlendirmesi açısından Türkiye iyi bir fırsat sunacak. EBRD’nin deneyimlerinin, Türkiye’nin karşılaşacağı ekonomik tehditlerin aşılmasına katkı sağlayabileceğine inanıyoruz. Türk firmalarıyla bÖlgesel projelerde çok iyi işbirliği içindeyiz. Hayranlık uyandıracak ölçüde girişimci ruha sahipler.

* Türkiye’nin IMF ile anlaşmaya varıp varmaması fark eder mi?
EBRD’nin fonlarından yararlanılması IMF ile ilişkilere endeksli değil.

* Projelerin finansmanında bölgesel kısıtlamalarınız olacak mı?
Özel kısıtlamalar söz konusu değil. Ancak büyük şehirlerden çok, taşra kentlerindeki projelere odaklanacağız.

TÜRKİYE KRİZDEN GÜÇLENMİŞ OLARAK ÇIKACAK
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı Klaus Schwab, Türkiye’nin yaşanan global finansal krizden daha güçlenmiş olarak çıkma olasılığının yüksek olduğunu belirtti. Forumun dünyadaki mali krizin hemen ardından düzenlenen ilk toplantı olması nedeniyle önem taşıdığını vurgulayan Schwab, 500′den fazla katılımcının, bölgeye duyulan ilginin işareti olduğunu kaydetti. “Daha önce çok sayıda kriz gördüm. Bu forumu yarattıktan hemen sonra petrol krizi yaşandı. Şimdiye kadar yaşanan hiçbir krizin etkisi bu kadar derin olmadı” diyen Schwab, krizi her şeyin sonu olarak görmemek gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Bir kriz, bir fırsattır ve bu fırsatı kullanmalıyız. Bu krizi daha sağlam ekonomik koşulların oluştuğu bir ortam yaratmak için kullanmalıyız. Biz bunu yapabiliriz’ ruhu hâkim olmalı.”
(Sabah)


alıntıdır

DÜNYANIN SIFIR RİSKLİ TEK ÇAYI BİZDE

Yazan: PearL   
31 Ekim
2008

 

Dünya üzerinde Hindistan, Çin, Endonezya, Japonya, Sri Lanka gibi 30′un üzerinde çay tarımı yapan ülke var ama hiç birisi Karadeniz Çayşı kadar sağlıklı değil.

Dünya genelinde çay üretimi yapan 30 civarında ülkeden Türkiye dışındakilerin Ekvator ve Ekvator’un hemen kıyısında yer alması ve bu bölgelerde tropikal iklimin olması nedeniyle pek çok toprak hastalığı ve zararlıya rastlanıyor.

Bu hastalıkların giderilmesi için biyolojik mücadelenin pahalı olması nedeniyle kimyasal mücadele yapılıyor.İklimi dolayısıyla bu tür hastalık ve zararlılara rastlanmaması, Türk çayını dünyada kimyasal ilaçlama yapılmayan tek çay yapıyor.

ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce, dünya üzerinde Hindistan, Çin, Endonezya, Japonya, Sri Lanka gibi 30′un üzerinde çay tarımı yapan ülke olduğunu, bu ülkelerin genellikle Ekvator ve Ekvator’un hemen kıyısında yer aldığını söyledi.

Çay tarımının güneyde 27-30 enlem dereceleri arasında yapıldığını, kuzeyde 42 enlem derecesinde ise sadece Türkiye’de, Doğu Karadeniz yöresinde yapıldığını belirten Yüce, ”Aynı bölgede Gürcistan’da da çay tarımı var fakat Gürcistan’da çay tarımı bitmek üzere. Bu nedenle bizimle yarışacak seviyede değil” dedi.

Ekvator bölgesinde 12 ay yağışlı geçen tropikal iklim nedeniyle toprakta mantar ve toprak hastalıkları, yaş çay yaprağında da zararlı böcek türleri görüldüğünü ifade eden Yüce, şunları söyledi:

”Bu bölgelerde bu hastalıklarla biyolojik mücadelenin pahalı olması nedeniyle kimyasal mücadele yapılıyor. Ekvator bölgesinde yine tropikal iklimin getirdiği özelliklerden dolayı çay bitkisinin dalları çok hızlı büyümekte, bu da hastalıklara karşı bitkiyi daha hassas yapmaktadır. Bu bölgede çay bitkisi, hastalıklara daha çabuk yakalanabiliyor. Dolayısıyla hastalıklardan kurtulmak için mutlaka kimyasal ilaçlama gerekiyor. Oysa ülkemizde Kafkas Dağları kuzeyden gelen soğuk rüzgarları kesiyor. Kaçkar Dağları da Karadeniz’deki buhar yüklü bulutları iç bölgelere salmıyor. Böylece Doğu Karadeniz yöresi tropikal kuytu bir bölge haline geliyor.”

-”ÇETİN KIŞ ŞARTLARI DAYANIKLILIĞI ARTIRIYOR”-

Yüce, Doğu Karadeniz yöresinde aynı zamanda çetin kış şartlarının yaşandığını, kar yağışı olduğunu ve çay bitkisinin uzun süre kar altında kaldığını dile getirerek, ”Bu da bitkinin dayanıklılığını artırıyor. Yani doğal bir dirençleme oluyor ve bitki kolay kolay hastalıklara yakalanmıyor” diye konuştu.

Genel Müdür Yüce, Doğu Karadeniz’de iklim özellikleri nedeniyle çay yaprağına zarar veren haşerelere ve toprak hastalıklarına pek rastlanmadığını, dolayısıyla kimyasal mücadeleye gerek olmadığını vurgulayarak, ”Bu da Türk çayını kimyasal atıklar yönünden sıfır riskli bir çay haline getirmektedir. Dünyada bu özelliğe sahip tek çay Türk çayıdır. Yani en sağlıklı, en duru, en organik çay Türk çayıdır” dedi.

(aa)

alıntıdır

« Önceki yazılar    |    




Online Saya