Abdestin Mahiyeti ve Önemi

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Abdestin Mahiyeti ve Önemi

Farsça âb (su) ve dest (el) kelimelerinden oluşan ve “el suyu” anlamına gelen abdest, belirli ibadetlerin ifasının ön şartı olan ve kendisi de ibadet mahiyetinde görülen bir nevi hükmî temizliktir. Arapça karşılığı güzellik, temizlik ve parlaklık anlamına gelen “vudû”dur. Fıkıhta abdest, “belli uzuvları usulüne uygun olarak su ile yıkamak ve bazılarını da eldeki su ıslaklığı ile meshetmek” şeklindeki ibadet temizliği olarak tarif edilir.

Abdestle ilgili olarak Kur’ân-ı Kerîm’de, “Ey iman edenler! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar kollarınızı yıkayın, başınızı meshedin ve topuklara kadar ayağınızı yıkayın. Eğer su bulamazsanız temiz toprakla teyemmüm edin” (el-Mâide 5/6) buyurulur. Bu âyet Medine döneminde nâzil olmuş ise de, müslümanların Mekke döneminde mi‘rac gecesinde namazın farz kılınmasından itibaren namaz öncesinde mendup bir davranış olarak abdest aldıkları bilinmektedir. Âyet bunu müstakil bir hükümle teyit etmiş, ayrıca abdestin her amel için değil namaz için farz kılındığını açıklamıştır. Hz. Peygamber de hem müslümanlara fiilî olarak abdestin nasıl alınacağını göstermiş hem de abdestsiz olarak kılınacak hiçbir namazın Allah katında kabul olunmayacağını belirtmiştir (Buhârî, “Vudû”, 2; İbn Mâce, “Tahâret”, 47).

Abdest başlı başına maddî temizlik özelliği de taşıyıp sağlık açısından bir dizi faydalar içermekle birlikte esasen hükmî temizlik işlemi ve arınma yoludur. Bunun için de fıkıh dilinde maddî kirlilikten temizlenme “necâsetten tahâret” olarak anılır; hükmî kirlilik olan hadesten temizlik ise birer hükmî temizlik usulleri olan abdest ve gusülle olur. Abdest ile ağız, diş, burun, el, yüz ve ayaklar gibi kirlenmeye ve dışarıdan gelecek mikroplara en açık uzuvlar günde birkaç defa su ile temizlenir. Bu sayede vücudun sinir sistemi ve kan dolaşımı daha düzenli hale gelir ve vücuda fizikî-tıbbî birçok fayda sağlar. Ayrıca abdest, namaz ibadetini ifa için yüce Allah’ın huzuruna çıkacak müminin mânevî ve ruhî hazırlık ve temizliği de demektir. Bu yüzden abdest, maddî temizlikle mânevî temizliği birleştirici, müslümana mânevî yönden destek ve güç sağlayıcı bir anlam ve öneme sahiptir.

Hayiz ve nifas hallerinde kadinlar Kur’an okuyabilirler mi?

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Hayiz ve nifas hallerinde kadinlar Kur’an okuyabilirler mi?

Özel hallerinde kadınların Kur’an okuyamayacaklarına dair açık bir nas bulunmadığından, âdet gören veya loğusa olan kadınların Kur’an-ı Kerim’i okumaları konusunda İslâm bilginleri farklı görüşler ortaya koymuşlardır.

Hanefî ve Şafiîlere göre hayızlı ve loğusa kadınlar, dua kastıyla dua anlamı içeren ayetler dışında Kur’an okuyamazlar. İmam Mâlik ve Ahmed b. Hanbel’e göre hayızlı veya lohusa olan kadınlar el sürmeden ezbere veya yüzünden Kur’an-ı Kerim’i okuyabilirler (Fethu Babi’l-İnaye, I/217). İmam Mâlik bu durumdaki öğretici ve öğrencilerin Kur’an-ı Kerim’i tutmalarını da öğretme ve öğrenme zaruretine binaen câiz görmüştür (Fethu Babi’l-İnaye, I, 217-218). İbn Hazm ise, hayız ve loğusa olan kadınlarla cünüp olan kimselerin hem Kur’an-ı Kerim’i tutmalarının ve hem de okumalarının câiz olduğunu söylemiştir (el-Muhallâ, I, 94).

Bu görüşler birlikte değerlendirildiğinde, Kur’an okumaya veya araştırma yapmaya ihtiyaç duyan kadınların, dinin asıl kaynağı olan Kur’an ile irtibatını kesmemek amacıyla hayız ve nifas hallerinde Kur’an-ı Kerim okumalarında sakınca yoktur.

Kadinlarin özel hallerinde (adet ve lohusalik) yapamayacaklari seyler nelerdir?

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Kadinlarin özel hallerinde (adet ve lohusalik) yapamayacaklari seyler nelerdir?

Kadınlar hayız ve nifas hallerinde, cinsel ilişkide bulunamaz (Bakara, 2/222); namaz kılmaz, oruç tutmazlar (Buharî, Hayz, 1; Müslim, Hayz, 14, 15). Bu konuda müçtehitler görüş birliği içindedirler. Kadınlar hayız ve nifas hallerinde kılmadıkları namazları daha sonra kaza etmez, ancak, oruçları kaza ederler. Kadınların bu hallerinde, namaz ve oruçtan muaf tutulmaları, onların pis olmalarından dolayı değil, psikolojik ve fizyolojik yüklerini hafifletme amacına yöneliktir. Diğer taraftan kadınlar, bu hallerinde müçtehitlerin büyük çoğunluğuna göre Kabe’yi tavaf edemezler.

Kadinlarin özel halleri nelerdir

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Kadınların, hayız (adet/ay hali), nifas (loğusalık) ve istihâze (özür kanı) olmak üzere, kendilerine özgü halleri vardır.

Hayız, ergenlik çağına giren sağlıklı kadının döl yolundan düzenli aralıklarla belirli sürelerle gelen kanı ifade eder. Bu, kadınların ergenlik dönemine girmelerinden menapoz dönemine kadar görülen fizyolojik bir olaydır. Kadının döl yatağının iç yüzünü kaplayan zarın, yumurtanın döllenmeyip ölmesi ve yumurtalık hormon salgısının kesilmesi üzerine parçalanarak kanla birlikte dışarı atılmasından ibarettir. Türkçe’de bu olaya, hayız hali denildiği gibi, adet hali, adet görme, adet kanaması, aybaşı hali de denilmektedir.

Nifas, doğum yapan kadının rahminden gelen kana denir. Buna loğusalık hali, böyle kadına da loğusa denir. Doğumdan ve uzuvları belirmeye başlamış ceninin düşürülmesinden sonra görülen kan nifas kanıdır. Loğusalık hali, alt sınırı olmamakla birlikte, en çok kırk gün sürer.

İstihâze ise, kadınların görmüş oldukları âdet ve loğusalık kanı dışında, rahim içi damarlardan bir hastalık veya yapısal bozukluk sebebiyle gelen kana denir. Daha genel bir ifadeyle, kadının âdet ve loğusalık dışındaki kanamaların tümüne verilen addır. Âdet çağı içerisinde bulunan kadının (yaklaşık 9-55 yaş arası), üç günden az ve on günden fazla gördüğü, doğum yapan loğusanın 40 günden fazla gördüğü, 9 yaşından küçük kızların veya menopoz dönemindeki kadınların gördükleri kanlar istihaze kanıdır.

Bunlardan hayız ve nifas ile ilgili bazı özel hükümler bulunmakla birlikte, istihâze bir özür olarak kabul edildiğinden, onunla ilgili herhangi özel bir hüküm bulunmamaktadır.

Kabir ziyareti nasil yapilmalidir? ölülerden yardim istenebilir mi?

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Kabir ziyareti nasil yapilmalidir? ölülerden yardim istenebilir mi?

Kabir Ziyareti; erkek ve kadın Müslümanlar için menduptur. Nitekim Hz. Peygamber, ölüm ve ahretin hatırlanması için kabir ziyaretlerini tavsiye etmiş, “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabirleri ziyaret, size ahireti hatırlatır” buyurmuştur (İbn Mâce, Cenâiz, 47). Kabirlerin haftada bir gün, özellikle *****a veya *****artesi günleri, ayrıca arefe ve bayram günleri ziyaret edilmesi iyidir. Zira Hz. Peygamber’in genellikle bu günlerde kabir ziyaretinde bulunduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Kabirleri ziyaret eden kimse, kıbleye veya ölülerin yüzüne karşı dönerek “es-Selâmu aleyküm yâ ehle kubûr. Ve innâ inşâallahu biküm le-lâhikûn” (Ey kabir halkı! Allâh’ın selâmı üzerinize olsun. İnşaallah biz de size (bir gün) kavuşacağız.) diyerek selamlar.

Kabir ziyaretinde bulunan, sevabını ölülere bağışlamak üzere Kur’an-ı Kerim okur, onlar ve kendisi için duada bulunur. Kabir ziyaretinde, mezar taşlarına el – yüz sürülmez, kabirler çiğnenmez, üzerine oturulmaz ve yatılmaz. Ayrıca kabirlere karşı namaz kılınmaz ve ölülere adakta bulunulmaz. Ziyaret esnasında ölülerden medet beklemek, kabirlerin etrafında dolaşmak, mum yakmak gibi bidat ve hurafelerden uzak durulmalıdır.

Iman artar veya eksilir mi?

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Iman artar veya eksilir mi?

İman inanılması gereken hususlar açısından artmaz ve eksilmez. Bir kimse, iman esaslarının tümünü kabul edip de, bir ya da birkaçına inanmazsa, iman etmiş sayılmaz. Bu durumda, iman gerçekleşmediğinden, artması ve eksilmesi söz konusu değildir. Ancak güçlü ve zayıf olmak açısından farklılık gösterir; kiminin imanı kuvvetli, kiminin zayıftır.

İmanda bu çeşit farklılığın bulunduğuna Kur’an-ı Kerim’de işaret edilmiştir: “Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden (alaylı bir şekilde) ‘bu hanginizin imanını artırdı?’ diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sure onların imanını artırmıştır.” (Tevbe 9/124); “O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir.” (Fetih 48/4); “Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların (mü’minlerin) imanlarını artırır.” (Enfal 8/2)

Sefaat ne demektir?

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Sefaat ne demektir?

Sözlükte bir başkasını desteklemek üzere ona katılmak, yardımcı olmak ve aracılık yapmak gibi manalara gelen şefaat, dinî bir terim olarak, ahirette günahkar müminlerin affedilmesi, günahı olmayanların daha yüksek derecelere erişmeleri için peygamberlerin ya da Allah’ın izin vereceği özel kişilerin, Allah’a yalvarmaları, dua etmeleri ve günahlarının bağışlanmasını istemeleri demektir. Allah’ın izni olmadan bir kimsenin şefaat etmesi veya Allah’ın razı olmadığı birine şefaatte bulunması mümkün değildir. “O’nun izni olmaksızın hiç kimse şefaatçi olamaz” (Yunus 10/3), “Onlar Allah’ın razı olduğu kimselerden başkasına şefaatçi olmazlar” (Enbiya 21/28). Kafir, müşrik ve münafıklar için şefaat söz konusu değildir. “Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.” (Müddessir, 74/48; En’an 6/51) Hz. Peygamber bir hadislerinde ümmetinin günahkârlarına şefaat edeceğini haber vermiştir (Tirmizî, Kıyamet 11, İbni Mace, Zühd, 37).

Hz. Peygamber’in bir de genel ve kapsamlı bir şefaati olacaktır. Mahşerde bütün insanlar heyecan ve ıstırap içinde bulundukları bir sırada bunların hesaplarının bir an önce görülmesi için Hz. Peygamber’den şefaat dileyeceklerdir. Buna “şefaat-i uzma” (büyük şefaat) adı verilir. Hz. Peygamber’in bu anlamdaki şefaat yetkisi Kur’an’da “Makam-ı Mahmud” (övülen makam) adıyla anılır.

Büyük günah isleyen kimsenin imani acidan durumu nedir?

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Büyük günah isleyen kimsenin imani acidan durumu nedir?

İslâmî esaslara eksiksiz olarak inandığı halde, çeşitli sebeplerle, şirk, küfür ve münafıklık dışındaki büyük günahlardan birini işleyen kimse, işlediği günahı helal saymıyorsa mümindir. Fakat büyük günah işlediği için ceza görecektir. Ancak bu kimse için tövbe kapısı açıktır. Yüce Allâh böyle bir kimseyi ahirette dilerse affeder, dilerse günahı ölçüsünde cezalandırır. Cezasını çektikten sonra cennete girer.

Sirk ile Küfür arasindaki fark nedir?

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Sirk ile Küfür arasindaki fark nedir?

Küfür Hz. Peygamber’in Allâh’tan getirdiği kesinlikle sabit olan dini esaslardan bir veya bir kaçını inkar etmek demektir. Şirk ise Allâh Teâlâ’nın varlığını kabul etmekle birlikte, ilahlığında, isim, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğuna inanmak, yahut Allah ile birlikte başka bir varlığı ya da varlıklara ibadet etmektir.

Şirk ile küfür birbirine yakın iki kavramdır. Aralarındaki fark, küfrün daha genel, şirkin ise daha özel olmasıdır. Bu anlamda her şirk küfürdür, fakat her küfür şirk değildir. Şirk Allâh’a, zat, isim ve sıfatlarına ortak tanıma sonucu meydana gelir. Küfür ise, küfür olduğu bilinen bir takım inançların kabulü ile gerçekleşir.

Rizik nedir?

Posted by: myfrom  :  Category: Din Ve Islam

Rizik nedir?

Sözlükte azık, yenilen, içilen ve faydalanılan şey anlamına gelen rızk, terim olarak, Yüce Allâh’ın, canlılara yiyip içmek ve yararlanmak için verdiği her şey demektir. Buna göre rızk, helal olabileceği gibi, haram da olabilir.

Rızk konusunda benimsenen temel prensipler şunlardır:

1. Rızkı yaratan ve veren ancak Allâh’dır. Kur’an’da, “Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allâh’a ait olmasın…” (Hud 11/6) buyurulmaktadır. Başka bir ayette de Allah’ın, dilediğine bol rızk verip, dilediğinin rızkını daralttığı ifade edilmektedir (Şûra 42/12). Kul, Allâh’ın evrende geçerli tabii kanunlarını gözeterek çalışır, çabalar, sebeplere sarılır ve rızkı kazanmak için tercihlerde bulunur. Allâh da onun bu tercihine ve çabasına göre rızkını yaratır. Allâh’ın yegane rızk veren olması, tembellik yapmayı, çalışmamayı, yanlış bir tevekkül anlayışına sahip olmayı gerektirmez.

2. Haram olan şey de, rızk kapsamındadır. Fakat Allâh’ın haram olan rızkı, kulun kazanmasına rızası yoktur. Kur’an’da, “Artık Allâh’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızklardan yeyin…” (Nahl 16/114) buyurularak, helal yenilmesi emredilmiş, haram yasaklanmıştır.

3. Herkes kendi rızkını yer; hiç kimse başkasının rızkını yiyemez.

cyber-lake.com Top Fishing Sites yokuz.com Top Blogs TOPlist TOPlist iPhone Topsites Vote for Us on Top Sites of America Web Sites List! Dmegs Directory Myspace Topsites Directory of Entertainment Blogs Miscellaneous - CSS Top Sites here.
Google PageRank
Proxy Topsite - Myspace Proxies, Myspace Proxy, Unblock Myspace Fundamental Christian Topsites Vote this site for Top 50 Award Winning Web Sites List! Top Arcade Sites FIRST Topsite Best Scrapbooking Sites, Digital Scrapbooking, Scrapbook Supplies, Reviews, Awards Site Ekle, Toplist, Link Ekle, MP3indir, HikayelerMynet Webmasterim.Com arama motoru

site ekle Hier gehts in Bunnys Topliste Vote fr uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:.