MyFroM.Com Video Paylasım Sitesi » 2008 » Kasım

Kasım, 2008 için Arşiv

80′li yılların modası 2008-2009 modası oldu

Yazan: PearL   
20 Kasım
2008

alıntıdır

2009 modası

Yazan: PearL   
20 Kasım
2008

2009 modası sonbahar kış ilkbahar yaz şimdiden canlandı. 2009 modası renklerle uyumlu olmayan uçukluklar stil ve tarzlar dikkat çekiyor. 2009 modası renklerle tam tezat uçuk aksesuarlarla canlanacak. ayakkabı, gözlük, saat ve benzeri aksesuarlarla verdiğimiz renk tonları giyiminize uçukluk katmak sizin elinizde ama abartmayın 2009 modası resimleri size bir şeyleri anlatmaya yetecektir sanırım. Tüm sene botunca bu renklerden faydalanabilirsiniz. Blogyorumun önerisi bence ten renginize göre renkler seçmeli ve dışarıyı fazla rahatsız etmeden biraz uçuk aksesuarlar kullanmalısınız.

Sokak modasının kalbi

Yazan: PearL   
20 Kasım
2008

Lise ve üniversite gençliğinin tercih ettiği küçük mağazalar, sokak modasına yön veriyor. Genelde kendi tasarımlarını satışa sunan butik sahipleri ise sıradışı ve renkli kişilikleriyle dikkat çekiyor.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kendi tarzlarını yaratanlar giderek artıyor. Eskiden moda, sokağı etkilerdi ancak günümüzde sokak, modayı etkiliyor. Beyoğlu ve civarında yoğunlaşan birkaç butik ise bu yeni trende öncülük ediyor. Üniversiteliler, liseliler ve gündelik yaşamda “rahat ve özgün” giyinmeyi tercih edenler bu mağazaların müdavimleri arasında. Geçmişleri bundan birkaç yıl öncesine dayanan butiklerin çoğunun sahibi ise aynı zamanda satışa sunulan ürünlerin tasarımcıları. Beyoğlu’nun gizli alışveriş cennetlerini tek tek gezdik, en çok tercih edilen ürünleri bir araya getirdik. Tek tip olmaktan sıkılanlar ile kaliteli ve hesaplı alışverişi tercih edenler bu adresleri mutlaka keşfetmeli…

Dilek Butik

Anabala Han içindeki Dilek Butik’in sahibi Dilek Yıldız, altı yıl boyunca profesyonel olarak makyözlük yapmış ama içinde hep bu tarz bir butik açma hayali yatıyormuş. Yıldız, özgün giyindiğini düşünen insanların da aslında birbirlerine benzer giyindiklerini düşünüyor. Ona göre gerçekten “farklı” giyinen çok fazla insan yok. Kendi mağazasını yaklaşık bir yıl önce açan Yıldız, tasarımlarının sıradışı olduğunu ancak kendisine her kesimden insanın geldiğini ifade ediyor. “Marjinal giyinmekten hoşlanıyorum. Renk uyumuna hiç dikkat etmem ve nasıl rahat ediyorsam öyle giyinirim” diyen genç tasarımcı, televizyonlarda yayınlanan gençlik dizilerine de özgün kıyafetleriyle sponsorluk yapıyor. Butiğinde kendi tasarımlarının yanı sıra adı çok duyulmamış bir iki modacının tasarımlarına yer veriyor. Yurtdışında, bu alanda isim yapmış butiklerin tasarımlarını da butiğinde satıyor. Dilek Butik’- te, hiçbir yerde bulamayacağınız özel tasarım ayakkabı, aksesuar, pantolon, etek ve elbiseler var. Pantolonlar 45-50, etekler 40, kazaklar 35, atkılar 25, çantalar 50-35, aksesuarlar 10-20, şapkalar 20 milyon TL. Adres: Başağa Çeşme Sok. Anabala Han. No: 11, Beyoğlu Tel: (0212) 243 98 89

Avantgarde

Son on yıldır sokak modasına yön veren butiklerden birini işleten Yalçın Avcı da yakın bir zamanda Avantgardeast ismiyle kendi markasını yarattı. Bulaşıkçılıktan otel müdürlüğüne, rehberlikten butik işletmeciliğine kadar farklı işler yapan Avcı, artık kendi tasarımlarıyla sokak modasına yön veriyor. Avantgarde isimli butikte şimdilik daha çok yurtdışında sokak modasına yön veren markaların ürünleri satılıyor ancak birkaç ay içinde yüzde 50 oranında Avantgardeast markasının ürünlerine yer verilecek. Avantgarde, aynı zamanda yurtdışından gelen ikinci el ürünlerin de satıldığı bir butik. Hiçbir yerde rastlayamayacağınız kıyafetleri ikinci el bölümünde bulabilirsiniz. Burada hem kadın hem de erkek giyiminde, pantolondan aksesuara kadar her türlü ürün var. Şimdilik sadece penye ürünlerde kendi tasarımlarını satıyorlar. Çanta, kemer ve takılarda da her yerde rastlayamayacağınız ve adı duyulmamış tasarımcıların ürünlerine yer veriyorlar. Ayrıca kot pantolon, kemer ve pop-art çanta koleksiyonları da bakılmaya değer. Tarkan için bu mağazadan alışveriş yapan “sevgilisi” Bilge Öztürk, şarkıcı İzel ve Reyhan Karaca Avantgarde’ın müdavimleri arasında. Tişörtler 5-15, montlar 20-70, pantolonlar 20- 45, çantalar ise 20-40 milyon TL. Adres: İstiklal Cad. 230/12 Galatasaray İş Hanı, Beyoğlu. Tel: (0212) 245 15 07

AyşeDeniz Butik

Bir yıldır kendi ismini verdiği butikte sadece kendi tasarımlarını satan Ayşe Deniz Başaran, İtalya’ya kendi ürünlerini pazarlıyor. İtalya Padova’da bulunan daFrom adlı butik, iki sezondur AyşeDeniz markalı ürünler satıyor. Üzerinde kendine özgü çiçek ve hayvan figürleri olan etek, pantolon, palto, ceket, çanta gibi ürünler tasarlayan Başaran, daha önceki yıllarda ünlü bir galeride sanat danışmanlığı yapıyormuş. Aslında üniversitede de seramik okumuş, bu işe çanta tasarlayarak başlamış. Şimdi kendi butiğinde sadece birer adet ürettiği tasarımlarıyla farklı görünmekten hoşlanan Türk ve İtalyan kızlarını giydiriyor. “Basit” modelleri renkli kelebek ve çiçek desenleriyle zenginleştiriyor. Bu butikten satın aldığınız kıyafeti bir başkasının üzerinde görme olasılığınız hemen hemen hiç yok gibi. Butiğe daha çok burayı bilen, tasarımlarını seven ve özgün giyinmekten hoşlananlar geliyor. Ayşe Deniz Başaran, kıyafetin kendini ifade etmenin başka bir şekli olduğunu ve bunun bilincindeki insanların butiğini tercih ettiğini söylüyor. Etekler 35-70 milyon, ceketler 70-100 milyon, paltolar 100-170 milyon TL. Adres: İstiklal Cad. Galatasaray Han 230/1, Beyoğlu. Tel: (0212) 244 67 17

eviHan

Çukurcuma’da buluan eviHan, Kristin Evihan tarafından işletilen, her türlü kıyafeti ve aksesuarı bulabileceğiniz hoş bir butik. Yıllarca turizmcilik yaptıktan sonra yaklaşık bir yıldır eviHan adlı kendi butiğinde cam takılar tasarlıyor ve satıyor. Butikte önceleri sadece kendi tasarladığı ürünleri satarak işe başlayan Kristin Evihan, daha sonra farklı tasarımcıların ürünlerine de yer vermeye başlamış. Şimdi burada çantadan patiğe, ayakkabıdan eteğe pek çok ürünü bulmak mümkün. Ancak her üründen sadece bir tane bulunuyor çünkü her şey el yapımı. Hatta eteklerin ve çantaların kumaşları bile elle yapılıyor. Takılar özellikle kadınların aklını başından alacak kadar muhteşem. Buraya özel giyinmek isteyen ve giydiklerini başkalarının üzerinde görmek istemeyenler geliyor. Ancak müşteri kitlesini daha çok sanat camiasından insanlar oluşturuyor. Çantalar 135-165, etekler 165-245, ayakkabılar 145- 165 milyon TL. Adres: Altıpatlar Sok. No:8, Çukurcuma. Tel: (0212) 244 00 34

Eşik

Eşik, aslında 5 kişiden oluşan bir tasarım stüdyosu. Bu mağazanın vitrininden içeriye baktığınızda ilk bakışta ne olduğunu anlamak gerçekten çok güç. Çünkü rengarenk ve farklı tasarıma sahip dekorasyon öğelerinin arasına tişört, şapka ve çantalar serpiştirilmiş. Bu mağazada sergilenen dekorasyon öğeleri de en az tekstil ürünleri kadar dikkat çekici ve çoğu da tasarım dünyasının önemli ödüllerine sahip. Farklı bir konsepte sahip mağazada sergilenen tişörtler de çok ilginç. Eşik’in tekstil tasarımcıları dünyada sokak modasına yön veren önemli butiklerin çoğuna tasarım yapıyor.

alıntıdır

Bacak Bakımı

Yazan: PearL   
20 Kasım
2008

Kusursuz bacakların sırrı

Yaz sezonunun iki hit parçası mini etek ve şort bacakları mükemmel bir şekilde gözler önüne serme fırsatı veriyor. Peki, kusursuz bacaklara sahip olmak için ne yapmak gerekiyor?

1. Adım: İstenmeyen tüylerden kurtulmak
Bacaklarınızdaki istenmeyen tüylerden kurtulmanın hem zaman, hem de uygulama olarak çeşitli yolları bulunuyor. Ağda ve epilasyon sonrasındaki iki günü cilt yüzeyindeki kızarıklıklardan kurtulma süresi olarak hesaplamalısınız. Buna karşın bacaklarınız 4-6 hafta arası pürüzsüzlüğünü koruyacak. Kuru ya da ıslak jilet yönteminde ise bacaklar ilk gün mükemmel görünse de üçüncü günde yeni çıkan tüylerden rahatsızlık duymanız işten bile değil.

2. Adım: Kremlemek ve masaj yapmak
Her gün duştan sonra vücudunuzun yanı sıra sorunlu bölgelerinize mutlaka krem sürün. Cilt duş sonrası ürününü en etkili şekilde emer ve bileşimindeki maddelerle kan dolaşımını hızlandırır.

3. Adım: Beslenme alışkanlıklarını değiştirmek
Organizmanın aşırı beslenmesi bağ dokusunun gevşemesine neden olur. Kahve, beyaz ekmek, tatlı, et, alkol gibi asit yapıcı besinler yerine sebze, tavuk, balık ve tahıllı ekmek yemek çok daha sağlıklı. Özellikle enginar ve greyfurdun zayıflatıcı etkileri biliniyor.

alıntıdır

Saç Dökülmesi

Yazan: PearL   
20 Kasım
2008

Saç dökülmesi yaygın ve sık görülen bir sağlık sorunudur. Yaşamınızın herhangi bir döneminde bu sorunu siz de yaşayabilirsiniz.

Araştırmalar, saç dökülmesinin kadınlarda da görüldüğünü, 20 yaşın üzerindeki her kadının, yaşamının herhangi bir döneminde saç dökülmesi nedeniyle tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün ise özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var.

Saçın esas maddesi keratin’dir. Saçlarınızı beslemek, sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız bir kuralı hiç unutmamalısınız: Saç sadece kökünden beslenir. Saçlarınızı daha iyi beslemek için işe, doğru ve dengeli bir beslenme planı yaparak başlamalısınız. Dışarıdan yapacağınız çabalardan sonuç alamazsınız. Saç bakımı ürünleri saçın yıpranmış görüntüsünde kısa süreli değişmeler dışında pek yarar sağlamazlar. Bu ürünlerle saçlarınızı daha temiz ve bakımlı tutabilir, dış etkilerin oluşturduğu yıpranmanın sonuçlarını bir süre gizleyebilirsiniz. Saç bakım ürünleri ile saçınıza sadece bir dış bakım sağlayabilirsiniz. Bir kez daha hatırlatalım: Saçınız için gerekli olan besin unsurları saça sadece kan yolu ile ulaşabilirler. Saçınız için gerekli besin unsurlarını ağız yolu ile doğal besinler veya besin destekleri ile alabilirsiniz.

Saç dökülmelerinin hormonal, metabolik, mikrobik pek çok sebepleri var. Sorunun kaynağını araştırın. Demir, çinko veya başka bir besin unsurunun yetersiz alımı ile ilişkili olup olmadığını öğrenin. Yanlış planlanmış dengesiz ve çok düşük kalorili diyetlerin de saçınızı dökebileceğini unutmayın.

Sorunu, saçlarınızın ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinlerin ona yalnızca kan dolaşımı ile ulaşabileceğini unutmadan çözmeyi deneyin.

Saç dökülmeniz beslenmenize ilişkin sorunlardan kaynaklanıyorsa, kalsiyum, çinko, selenyum gibi minerallerin, p-aminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiamin gibi besin unsurlarını ihtiva eden bazı hazır ürünlerin veya besinlerin ağız yoluyla alımı halinde yardımcı olabileceklerinden şüphe etmeyin!

Bir hatırlatma

Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var. Bu küf, ilk kez 1970’li yıllarda Almanya’da kullanıma verildi. Tıbbi küfün tiamin, keratin ve sistin ile birlikte kullanımının daha etkili olduğunu ise 1990 sonrasında yapılan yeni ve güvenilir çalışmalar gösterdi.

Saç dökülmesini durdurmak, saç hasarını önlemek istiyorsanız çözümün dıştan değil içten geldiğini unutmayın. Önce doğru ve dengeli bir beslenme planı yapın, stresten, üzüntüden, uykusuzluktan uzak bir yaşam planı yapın. Gerektiğinde bir uzman danışmanlığı alarak yukarıda belirtilen besin unsurlarını bir arada içeren yeni ve etkili ürünlerden yararlanın.

Saç kaybını artıran etkenler

Tükenmişlik durumu, stres

Ateş, enfeksiyonlar

Tiroid bozukluğu gibi bazı hormonel ve metabolik hastalıklar (Tiroid bezi tembelliği)

Kansızlık

Mevsimsel dökülmeler

Hamilelik ve emzirme dönemleri

Beslenme bozuklukları, bilinçsiz ve ağır sık tekrarlanan diyet rejimleri, alkol bağımlılığı

Kanser tedavileri gibi ilaçların kullanımı

Zehirlenmeler

Radyasyon

Gerçekler ve rakamalar

Saç sayısı: Her insanda 100.000 - 150.000

Saç yoğunluğu: 200/cm²

Çapı: 0.1 mm

Her bir saç telinin aylık uzama miktarı: 1 cm

Bir günde toplam saç uzaması: 20-30 m

Günde kaybedilen toplam saç sayısı: 50-100

kaynak: Hürriyet / Osman Müftüoğlu
alıntıdır

Hangi yüze hangi saç modeli yapılmalı?

Yazan: PearL   
20 Kasım
2008

Bunun için önce yüz şekillerini bilmeliyiz. Yedi çeşit yüz şekli vardır. Bir yüzü oluşturan yedi şekil aşağıdaki gibidir.

Saçımızı kestirmeye karar vermeden önce ne istediğimize karar vermeliyiz. Saçımız mı ön planda olsun ,yoksa yüzümüz mü? İşte yüz şekillerine göre ideal saç kesimleri..

1-Yuvarlak Yüz:
Dengeli yumuşak bir yüz yapısıdır.Suratta değişiklik yapmaz. Ama yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve bunu biraz olsun inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olup,yüzünüzün yuvarlaklığı biraz olsun azalacaktır.Yüzünüzün hatlarına göre öne doğru kesilmiş tutamlarda yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.

2-Kare Yüz:
Kare yüz yapısıda yuvarlak yüz gibi dengelidir. Sertlik ön plandadır. Kare bir yüze saç kesimi yaparken eğer yüz şeklinizi değiştirmek istemiyorsanız size en uygun olanı yine kare bir kesimdir. Fakat yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak, dengelemek istiyorsanız saçınıza yuvarlak modeller kestirmelisiniz.Bunu yaparken saçınıza yuvarlak bir kesimli kahkül ve şakaklarınıza inen saç tutamları yaptırabilirsiniz.

3-Diktörtgen Yüz:
Suratta değişiklik yapan ama fazla değiştirmiyen bir yüz şeklidir. Eğer yüzünüzü biraz kısalmak amacı ile kesim düşünüyorsanız çene kemiğini geçmeyecek şekilde kesim yaptırabilsiniz. Şakak kemiğini örtecek şekilde kesilen kesimler ile dengeli,uyumlu saç modellerine sahip olabilirsiniz.

4-Enine Diktörtgen Yüz:
Bu yüz şeklinde yüzünüzü biraz uzatmak ver şakak kemiklerinizin ön plana çıkmasını istemiyorsanız uzun saç modelleri ya da saçınızda yukarlara verilecek volümlerle saçınızın biçimini dikdörtgen şeklinde kesimler vasıtası ile yüzünüzü inceltebilir ve yüz yapınızda birazda olsun değişiklikler yapabilirsiniz.

5-Ters Üçgen Yüz:
Surat yapısını tamamen değiştirebilen yüz şeklidir.Bu tip yüz şekillerinde daha modern kesimler yapmak mümkündür. Makyaj için ise en elverişli yüz biçimidir. Kişileri çok enerji dolu gösteren bu yüz şekline eğer yüz biçimini değiştirmeden daha bir güçlülük katmak istiyorsanız, saçınızın yanlarını ve enselerini kısa kestirerek ,saç tepesine volüm vererek kesilen saç modellerini tercih etmelisiniz. Ama kendinize biraz dengeli,uyumlu ve yumuşak bir yüz ifadesi vermek istiyorsanız tam tersi enselerde daha çok volümü olan ve saçın tepesine doğru volümü azaltılmış saç modellerini tercih etmelisiniz.

6-Üçgen Yüz:
Saç şeklinde daha negatif olan bir yüz biçimidir. Kişileri enerjisi zayıflamış ve yorgun gösterir. Bu tip yüz şekillerinde negatif olan yüz biçimini saçınıza verilecek pozitif enerji ile dengelemelisiniz. Bunu enselerde saçı azaltarak şakak kemiğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü arttırarak yaptırabilirsiniz. Küçük kare kesimler yaptırabilirsiniz.

7-Baklava Yüz:
Bu yüz biçiminde saçınıza uzun, kısa, düz, dalgalı, kahküllü modelleri uygulayabilirsiniz. Sadece bunları uygularken kuaförünüz ile diyalog kurarak boyunuza,kilonuza ya da yüzünüzde nerenin ön planda, nereniz arka planda kalmasına karar vererek saç modelinizi bulmalısınız.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Yüz şekline göre saç kesilirken kuaförünüzle uzun uzun bir diyalog yapmalı, yüzünüzü mü, saçınızı mı ön plana çıkarmak istediğinizi belirtmeli, kilo, boy, giyim tarzınız ve hatta kişiliğinizi bile konuşmalı ve ona göre saç kesimi yaptırmalısınız.

alıntıdır

E vitamini regl sancılarını azaltıyor

Yazan: PearL   
20 Kasım
2008

Bilim adamlarının araştırmaları, mensturasyon (regl) döneminde E vitamini almanın özellikle genç kızlarda sıkça görülen sancıları azalttığını ortaya koydu.

Mensturasyon öncesi ve ilk günlerinde günde 200 mg E vitamini kullandırılan genç kızlarda sancıların azaldığı tespit edildi. Özellikle çok ağrı çekenlerde ağrıların azalma olasılığının çok daha yüksek olduğu vurgulandı.

İngiltere’de yayınlanan British Journal of Obstetrics’de yer alan makalede, mensturasyon (regl)sancılarının çok sayıda kadının günlük hayatını etkileyebildiği, iş kayıplarına yol açabildiğine dikkat çekildi. Makalede, mensturasyon öncesi ve ilk günlerinde günde 200 mg E vitamini kullandırılan genç kızlarda sancıların azaldığının tespit edildiği bildirildi.

E vitamini kürü yaptırılan genç kızlarda mensturasyon döneminde kanamaların da azaldığını belirten bilim adamları, E vitamini alan kadınların, regl sancıları yüzünden kullandıkları ağrı kesicilerin sayısında da azalma kaydedildiğini bildirdi.

Özellikle çok ağrı çekenlerde ağrıların azalma olasılığının çok daha yüksek olduğunu vurgulayan bilim adamlarından Peter Bowen-Simpkins, “Bu yüz binlerce genç kızı etkileyen bir rahatsızlık konusunda sağlanmış önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir” dedi.

alıntıdır

Genç kalmanın sırları

Yazan: PearL   
20 Kasım
2008

Sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını veren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na göre, stresi hayatından kovan, dengeli beslenip spor yapan herkes uzun ömürlü olabilir. 120 yıl yaşamak hayal değil!

“Mutlu bir hayat daha uzundur…”

Ne mucize besinler, ne sporla geçirilen bir hayat, ne de sihirli formüller… Uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırlarını öğrenmek için başvurduğumuz Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun üzerinde en çok durduğu ve ısrarla vurguladığı kavramlar, sağlığa eşlik eden mutluluk, huzur ve dinginlik oldu…

Belki temel bu ama daha pek çok şey var… Bu yazıda daha uzun ve sağlıklı yaşamın püf noktaları ve çeşitli reçeteleri verilirken, genç kalmayı kolaylaştıran küçük formüller de sıralanacak. Prof. Dr. Müftüoğlu, ‘yaşama sanatı’ndan ‘yaşlanma sanatı’na uzayan bakış açısıyla, nasıl yaşlanmamız gerektiğini anlatacak…

‘Biz yaşamı uzatmıyoruz, zaten yaşam uzuyor’ diyorsunuz. İnsan ömrü neden uzuyor ve biz ne kadarına müdahale edebiliyoruz?

Bilim ve teknolojik gelişmeler insan ömrüne ömür katıyor. Sadece antibiyotiklerin keşfi, ortalama insan ömründe 10-15 yıllık uzama yaptı.

Aşılanmanın getirdiği koruyucu güç, bizim daha az hastalanmamızı sağladı.

Son bir araştırmada statin grubu kolesterol ilaçlarının ortalama insan ömrüne ilavesinin 12 yıl civarında olduğu hesaplandı. Karaciğere verdiği zarar çözülürse statinler 10 yıl sonrasının Aspirin’leri olacak. Genetik bilimindeki gelişmelerle genetik mirasımızdan dolayı başımıza gelen sağlık olaylarının çoğunun ertelenmesini sağlayacağız. İnsanlar, muhtemelen hak ettiği ömrü zaten yaşayacak.

Eğitim bir avantaj

Nedir hak ettiğimiz ömür?

Bence 120′nin üzerinde. Kayıt altında bilinen en uzun yaşayan kişinin yaşı, 117. Eğer 117 yıl gerçekleşiyorsa insan ömrü bunu zorlayabilir. Bana göre 120 yıl yaşamak efsane değil. Son 100 yılda yaşam süremiz ortalama 30 - 40 yıl uzadı.

Uzun yaşamın kaynağı dediğimizde en önemli belirleyiciler neler?

Daha çok sağlık bilinci içinde olmayı, daha iyi, daha sağlam duruşu sağlamayı becerebildiğimiz için hak ettiğimiz süreyi yaşayacağız. Entelektüel düzey iyiyse, bu daha iyi gerçekleşecek. Çünkü araştırmalara göre uzun ömrün en önemli anahtarlarından biri eğitim.

Yaşlanmayla eğitimin ilişkisi ne?

Eğitimli kişi sağlık ve dünya konusunda daha bilinçli. Araştırmalar eğitilmiş insanların belleklerinin daha sağlam olduğunu ve yaşam süresinin uzadığını gösteriyor. Eğitimli insan aşısını yaptırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalık belirtilerinde doktora daha erken başvuruyor. Hastaların yüzde 80′i çok hastalanmadığı sürece doktora gitmiyor.

Bugünkü Türkiye’de eğitim düzeyimize bakarsanız, potansiyel yaşlanma sürecimiz nasıl?

8 yıllık eğitimin sadece eğitimle ilgili değil, sağlıkla ilgili sorunlarda da ciddi çözüm üreteceğini umut ediyorum. Eğitim düzeyimize, üniversitelileşme oranlarımıza bakarsanız hâlâ yüzde 35-40′lardayız. Türkiye’de ortalama yaşam süresi kadınlarda 72, erkeklerde 68-69′a dayandı. ABD’de 78-82 yaş civarında. İleride ortalama yaşam süresini hızla uzatan ülkelerden biri haline geleceğiz.

‘Ölçü kaçmamalı’

‘Sağlıklı yaşlanma’dan ne anlamalıyız?

Ömrü akıllıca yaşamak. Hiçbir şeyin ölçüsünü kaçırmamak lazım. Formda kalmak, kaliteli bir hayat yaşamak, mutlu olmakla birleştirdiğiniz zaman sağlığın faydası var.

Nereden, nasıl başlamak lazım? Bunun için belli bir yaş var mı?

2 sınır çiziyorum. 30-35′li yaşlar artık dönüp kendinize bende neler oluyor diye sormaya başlamanız gereken yaşlardır. Diğeri 55 yaş ve üstü.

Yolun yarısı da 35 değil artık…

Tabii ki. 35 çok gerilerde kaldı. Ama orada Cahit Sıtkı’nın anlatmak istediği hayatın sadece organik yarılanması değil, ruhsal yarılanması. 35′ten sonra yaşamınız uzuyor ama ruhsal kalıbınız orta yaşa geliyor. 50 yaş ve civarını orta yaşlara giriş gibi düşünmek lazım. Bugünkü klasifikasyonda birkaç şeyi gündeme getirmek lazım. Artık bütün dünyada her şey yaşlılar ve orta yaşlı insanlara göre konumlandırılıyor. Çünkü tüm dünyada doğurganlık azalıyor, yaşam süresi uzadığından en fazla yaşlı nüfus artıyor.

55′te doktor şart

Peki bir doktora başvurmak için hangi yaşı beklemek lazım?

Doktora başvurmanın mutlaka gerektiği yaş, 55 ve üstü yaştır. Bu yaş grubu çok daha önemli. Çünkü o dönemde kadında da, erkekte de birdenbire hızlanan hormonal, metabolik değişimler yaşanır.

Kadında yıkım daha fazla olmasına karşın daha uzun yaşamaları bir paradoks değil mi?

Evet ama bence kadınların uzun ömürlü olmalarında bu çok olumlu bir katkı. Bütün dünyada kadınların ömrü daha uzun. Hiçbir ülke yok ki, erkekler kadınlardan daha uzun yaşasın. Erkeklerin sağlıkları konusunda daha fazla duyarlı olmaya ihtiyaçları var. Sağlıklarını daha iyi izlemeleri bazen erkekler tarafından alay konusu edilse bile, çoğu zaman kadınların daha uzun yaşamalarının sebebidir.

Orta yaşlarda hayata bakış nasıl olmalı?

İlkönce sağlığa, mutluluğa, dinginliğe odaklanmak lazım. Sağlıklı olma kararı, beraberinde başka türlü bir hayat yapılanmasını da gerektiriyor. Biraz egzersiz, biraz beslenme odaklı, uykuya, stres yönetimine dikkat eden, kendini başarıya daha fazla adayan, bunlar için gerekli olan ekonomik gücü elde etmeye çalışma gayreti içinde olan, ki ekonomisi daha iyi olanlar daha az hastalanıyor.

Örneğin ben sağlığımdan başlamalıyım, sigara içiyorum, onu bırakmalıyım. Egzersiz yapmıyorum, yapmalıyım. Duygusal hayatıma çok iyi dikkat etmeliyim. Ailevi ilişkilerim çok iyi değil, eşimle, çocuklarımla yeterince ilgileniyor muyum?

Bunları zaman zaman gözden geçirmek lazım. Hayatı dikkatli bir şekilde dağıtmak lazım. Sağlıklı olma kararı bir meydan okumadır.

Haftada en az 2 öğün balık yiyin

Likopen içeren domatesi, karpuzu, proantosiyanidin içeren üzümü, pekmezi, kırmızı şarabı, beta karoten bakımından zengin portakal, kayısı, şeftali ve havucu, yoğun lif içeren tüm meyve ve sebzeleri bol bol tüketin.

Günde birkaç tane ceviz ya da fındığı, salataya ekleyeceğiniz yarım fincan ketentohumunu beslenme alışkanlıklarınıza yerleştirin.

Süt ürünlerinde yağsız ya da az yağlı olanlara yönelin.

Haftada 2 kez ortalama 100-150 gram düzenli olarak balık tüketin.

Yeşil yapraklı sebze ve meyvelere daha çok ağırlık verin.

Kafeinden olabildiğince uzak durup tuzu azaltın.
Daha bol potasyum, magnezyum, kalsiyum almaya çalışın. Lahana, brokoli, ıspanak, soya fasulyesi, güvenilir bitkisel kalsiyum kaynaklarıdır.

Orta yaşlarda güçlü antioksidan etkileri sebebiyle flavinoitlerin de bol bol tüketilmesi yararlıdır. Çaydan, koyu yeşil, sarı ve kırmızı renkli sebze ve meyvelerden yeterince sağlanabilir. Soya, elma ve brokoli önemli flavinoit kaynaklarıdır. Lahana, kereviz, bezelye ve şalgamda da bol bulunur.

Kadınlar erkeklerden fazla yaşıyor çünkü…

Kadınlar sağlıklarına daha düşkün.

Stresleri erkeklere göre daha az.

İş kazalarıyla karşılaşma riskleri daha az.

Erkeklere göre ruhsal ve hormonal açıdan daha monogam olmaya eğilimli. Bu nedenle cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha az yakalanıyorlar.

Hormonal hiperaktif olmaları yani çok fazla değişken hormonal yaşamları, daha dirençli olmalarını sağlıyor.

Kadınlar daha sevecen, hayata daha bağlı, daha çok huzur içinde olmaya çabalıyor. Erkekler birbirlerine çok açık ve samimi değiller.
Kadınlar daha az sigara, alkol tüketiyor.

İşte erken yaşlanmanın nedenleri

Beslenme eksiklikleri.
Hipertansiyon, şeker hastalığı, damar sertliği gibi uzun süreli sağlık sorunları.
Genetik hastalıklar.
Kas ve eklem sorunları.
Egzersiz eksikliği (hareketsiz yaşam tarzı).
Kolesterol-trigliserit yüksekliği.
Yoğun stres, mutsuzluk, kötümserlik, depresyon.
Organ yetmezlikleri (tiroit bezi tembelliği, karaciğer yetersizliği, kalp, böbrek, hipofiz yetmezliği).
Yoğun çevresel kirlilik ve radyasyon etkisi.
Yetersiz ve kalitesiz uyku.
Sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı.

Kaynak : Milliyet
alıntıdır

Kozmetikler ve allerji

Yazan: PearL   
20 Kasım
2008

formda Hatırı sayılır miktarda para ödeyerek bir nemlendirici aldınız… Ürün size “hipoallerjenik” olarak sunulduğu ve “kaliteli” bir marka olduğu için tereddüt etmeden kullanmaya başladınız. 2-3 gün sonra yüzünüzde kızarıklık ve kaşıntı başladı ve gittikçe artan bir dermatit (egzama) tablosu ortaya çıktı… Bu durum özellikle hanımlar arasında oldukça sık rastlanan bir talihsizliktir. Kullanılan kozmetik madde allerji yapmıştır. Hem de “hipoallerjenik” (allerji yapma ihtimali zayıf) olduğu halde. Kullanılan ürün hipoallerjenik değil ise, ciltte dermatit oluşturma riski şüphesiz daha da fazla olacaktır.

Kozmetikler niçin dermatit yapıyor?
Sağlık ve güzelleşmek için kullanılan bu ürünlerin cilde zarar vermeyecek şekilde üretilmesi gerekmez mi? Bu maddelerin denetimi yok mu? Ne yazık ki ülkemizde gıda maddelerinin üretimi bile kontrol ve denetim altına alınamamıştır ve kozmetikler için böyle bir beklenti içinde olmak fazlaca “iyimserlik” olacaktır. ABD ‘de yapılan araştırmalarda kozmetik maddeler içinde 2983 adet kimyasal madde olduğunu ve bunların 884 tanesinin toksik özellikte olduğu belirlenmiştir.

Kozmetiklerle allerji nasıl gelişir?
Bu konu tamamen kişinin cilt yapısı ve bağışıklık sistemi ile ilişkilidir. Bağışıklık sistemi organizmayı yabancı maddelerden korumak üzere programlanmıştır. Bunlar genellikle bakteriler, virüsler ve tümörleşen hücrelerdir. Bağışıklık sistemi hergün hücrelerimizi adeta tek tek kontrol ederek vücudun “sağlık durumunu” idame ettirir. Maalesef bazı kişilerde kozmetikler ve sanitasyon maddeleri (ör: sabun) içindeki partiküller zararlı madde olarak algılanır ve vücutta bunlara karşı “dermatit” ile sonuçlanacak reaksiyon (tepkime) başlatılır.

Kozmetikler 2 farklı dermatite neden olur:
“Allerjik kontakt dermatit” ve “İrritan kontakt dermatit”. Birincisi adın da anlaşıldığı gibi doğrudan doğruya kozmetiklere allerji gelişmesiyle ortaya çıkar. Önceden herhangi bir allerjen maddenin teması ile duyarlanmış deriye aynı maddenin tekrar temas etmesi ile ortaya çıkan bağışıklık sistemi aracılıklı bir reaksiyondur. Kontakt dermatit tanısı konan hastaların yaklaşık % 25-30 kadarını allerjik kontakt dermatit oluşturmaktadır. Allerjene karşı gelişen duyarlılık haftalarca, yıllarca hatta çoğu kez bütün bir ömür boyu devam edebilir. Allerji gelişmiş olan maddeye her temas edildiğinde, dermatit bulguları ortaya çıkar İrritan kontakt dermatit ise kozmetik ve sanitasyon ürünleri içindeki “tahriş edici” maddelere bağlı olarak ortaya çıkar. Deriye dışardan temas eden bir takım tahriş edici maddelerin oluşturduğu immünolojik olmayan, yani bağışıklık sistemi tarafından başlatılmayan reaksiyonlardır. Tüm kontakt dermatit olgularının ortalama %70’ini oluşturur. Maddelerin toksik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Önceden duyarlılık kazanılmış olması gerekmez ve maddeyle ilk kez temas edilmesi sonrasında bile meydana gelebilir.

Kozmetik allerjilerine nasıl tanı konur?
Bu tür kontakt (temas) allerjilerinde uyglanan özel bir tanı yöntemi vardır. Yama testi (patch test) adı verilen ve vücutta temas allerjilerine neden olduğu bilinen temel maddeleri içeren bu test sırt bölgesine uygulanır ve kişinin allerjik olduğu maddeler belirlenir. Bu tespit çok önemlidir, çünkü temas allerjilerinin “kalıcı” bir tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi allerji yapan maddelerden uzak kalınmasıdır. Birden fazla kozmetik ürün kullanıyorum, acaba allerjimin sebebi hangisi? Bu durumda bir allerji uzmanına başvurmanız gerekir. Kullanmakta olduğunuz kozmetik maddeler yama testine benzer bir metodla değerlendirilerek hangisinin allerji nedeni olduğu tespit edilebilir.

Kozmetik allerjilerinden korunmak mümkün mü?
Öncelikle kaliteli ve markalı ürünler tercih edilmelidir. Daha önce kullanılmamış olan bir ürün ilk kullanımda yüze ya da ellere değil, vücudun başka bir bölgesine (ör: kolun iç kısmına) ve çok az miktarda 2-3 gün süreyle uygulanmalıdır. Sözkonusu ürün uygulama bölgesinde herhangi bir reaksiyona neden olmuyor ise kullanılmaya başlanmalıdır. Bu konuda emin olunamıyor ise bir uzman doktordan yardım alınmalıdır.

Sözün özü;
Kozmetikler ve sanitasyon ürünleri, modern dünyada günlük hayatın vazgeçilemez bir parçasıdır. Bazen istenmeyen etkilere neden olsalar da onları kullanmaya devam edeceğiz. Bu nedenle, her konuda olduğu gibi kozmetikler konusunda da “bilgili” birer tüketici olmak ve sağlığımızın için en doğrusunu uygulamayı bilmek zorundayız.

Kaynak: Allerjim.Com, Dr.Zafer Çalışkaner sağlık
alıntıdır

Golden Rose’ dan çok fonksiyonlu kolajenli dudak dolgunlaştırıcı lipgloss:
3 özelliği bir arada bulunduran Extreme Lip Plumper ile dudaklarda;

  • Anında dolgunluk ve parlaklık
  • 29 günlük kullanımdan sonra kalıcı dolgunluk ve kontür belirginleştirme
  • Nemlendirme

Bu aydan itibaren 14,90 YTL fiyatla tüm Golden Rose satış noktalarında…

Golden Rose’un yeni ürünü Extreme Lip Plumper 3 özelliği bir arada bulunduran ilk dudak dolgunlaştırıcı lipgloss olarak satışa sunuldu.

Yepyeni geliştirilmiş formüllü bu ürün içeriğindeki dudak dolgunlaştırıcı kompleksler Hyaluronic Filling Spheres™ ve AC Mvs Lips™ ile dudağın içine kolayca nüfus ederek dudak dokusunda birbirine bağlanarak şişer ve dudaklarda yeni kolajen oluşumunu destekler. Dudakların dolgun ve pürüzsüz olmalarını sağlar, etkisi anında ortaya çıkar.

Diğer patentli bileşim Maxi Lip™ dudaklarda var olan kolajen üretimini aktive eder, dudaklara hacim kazandırırken kontür çizgilerini de belirginleştirir ve nemlendirir. Günde minimum 3 kez 29 günlük kullanım sonucu dudaklarda %40 kalıcı dolgunluk sağladığı gözlenmiştir.

İçeriğindeki acı biber ve tarçın özü de sağlıklı doğal rengin dolgun bir şekilde ortaya çıkmasına ve dudak kontürünün belirginleşmesine yardımcı olur.

Şeffaf ve 4 ayrı renkteki seçenekleriyle tek başına ya da rujun altına uygulanabilen Lip Plumper ile kadınlar dolgun, pürüzsüz ve çekici dudaklara kolayca sahip olabilecekler.

    UYGULAMA ŞEKLİ:

  • Temiz ve kuru dudaklara bol miktarda uygulayınız. Sürdükten 1-2 dakika sonra karıncalanma ve yanma hissi yaşayabilirsiniz.
  • En iyi sonucu almak için günde en az 3 kere ve her gece yatmadan önce uygulamanız tavsiye edilir.
  • Dermatolojik olarak test edilmiştir.

alıntıdır

« Önceki yazılar    |    




Online Saya